15 Ağustos 2019 Perşembe 542 Okunma

BAŞARISIZ TEŞKİLAT NASIL OLUR?



Mahalli seçimlerin üzerinden çok geçmedi.
Hala seçim sonuçlarına ilişkin yorumlar yapılıyor.
“Kim neden kaybetti, kim neden kazandı” sorularının ardından herkes görüşlerini ortaya koyuyor.
***
CHP’nin başarısı konuşulurken, ilk plana elbette başkanların isimleri konuluyor.
Hoca’nın markası, Ataç’ın rekorunu her seçimde tazeleyecek kadar halkın gönlüne taht kurması;
Kazım Kurt’un ilk dönemini başarıyla geride bırakması;
CHP’ye seçimleri kazandıran en önemli faktörler olarak gösteriliyor.
Keza, elbette Ak Parti’nin yanlışlarının seçim sonuçları üzerinde de bir hayli etkili olduğunu da zaten herkes kabul ediyor.
Ancak!
CHP’nin başarısını konuşurken, seçim öncesindeki huzurlu ortam da listenin en başına yazılıyor.
Geçmişteki gibi iç hesaplaşmalarını kenara koymuş:
Partinin tüzük ve kurallarına harfiyen uyan;
Belediyeler arasında oluşan ahengin korunması ve güçlendirilmesi için sahada olan;
Körü körüne siyaset yerine, yapıcı eleştirilerle rakiplerinin üzerine giden bir CHP örgütü izledik.
Ve hatta seçim stratejileri konusunda; başkanların görüşlerine bire bir uyup;
Bu fikirleri sahada uygulayan bir CHP gördük!
***
Oysa koltuk savaşlarının ayyuka çıktığı;
Meclis üyesi listeleri için birbirini yiyen partili grupların olduğu;
“Sen olacaksın, ben olacağım” kavgaları arasında seçimin ıskalandığı;
Koltuk hesapları yüzünden halkın unutulduğu seçim dönemleri de gördük.
İşte CHP son dönemdeki seçimlerde bu hataların hiç birisini yapmadı, yaptırmadı!
Teşkilatlar belirlenen adaylara itiraz etmeden, hepsinin arkasına düştü.
Kâh bir mahalle toplantısında, kâh bir köydeki halk buluşmasında adaylarının yanında oldu.
Özellikle İl Başkanı Adar’ın o dönemde mahallelerde yaptığı konuşmalara yakından şahit olduk.
Ak Parti iktidarını eleştirirken, karşı taraftan oy getirecek cümleleri ustaca kurdu.
Rakipleri ile arasında, seçmenin huzurunu kaçıracak tek bir polemik yaşanmamasına azami gayret gösterdi.
Bel altından vurmadı.
En güzelinin yapıp, başkanların icraatlarını anlattı şehrin her köşesinde.
***
Sonuç ise belli…
Yazımızın başında da söylediğimiz gibi, tüm kent 31 Mart seçimlerini CHP’nin zaferi olarak yorumluyor.
Öyle ki;
“Gitti” diye konuşulan Odunpazarı kazanıldı.
Hem de ittifak ortağının son anda yaptığı yanlışa rağmen!
Ataç, Tepebaşı’nda 15 puan fark attı.
Hoca’nın ise, 5. Galibiyeti çok kolay bir biçimde geldi.
***
Hepsini geçtik…
“Ak Parti’nin kalesi” denilen ilçelerde durum eşitlenmiş,
Rakibin ittifakla girdiği ilçelerde seçimler ya kazanılmış,
Ya da kıl payı kaybedilmiş.
Hepsinden önemlisi;
Mevcut ilçe belediyeleri yine kolayca kazanılırken;
Rakip Ak Parti’nin en kritik ilçeleri konumundaki bazı yerler bile partiye kazandırılmış.
Hepsi bir araya geldiğinde, meclislerde bile üstünlüğü ele geçirmiş bir CHP başarısı yakalandı.
***
O günlerden bu yana kısa bir zaman geçti.
Sular biraz durulmaya başlandı.
Elbette CHP’nin eski alışkanlıkları da hemen ortaya çıktı!
Bir kaç ay sonra olağan genel kurul varken, olağanüstü seçim takvimi istendi.
Elbette her partilinin talep edebileceği bir durum…
Yönetimlere talip olmak isteyen herkes bunu yapabilir!
Ancak bunu yaparken, “Teşkilatlar başarısız” bahanesini ortaya koyarsanız;
Tüm ciddiyetinizi kaybedersiniz.
Ciddiyetsiz işler ise, gelecekte daha ciddiyetsiz sonuçlara yol açar!