22 Ağustos 2019 Perşembe 274 Okunma

ESKİŞEHİRSPOR’DA TÜM CİDDİYET KAYBOLDU!

 


Eskişehirspor’da yaşanan gelişmelere dair son yazımızda, yönetime olan güven ortamından söz etmiştik.


Osman Taş başkanlığında kurulan yönetimin, camiadan güven aldığını, bu güven içerisinde de sorunların çözümünün beklendiğini anlattık.


Ancak!


Geçen her gün sorunların çözümü yerine daha da çözümsüzlük ortamına girilmesi, o güveni zedelemişti.


Hele hele eksi 6 puanlık cezaya engel olunamaması, Osman Taş yönetiminin sorgulanmaya başlanmasına neden olmuştu.


++++


İşte o süreçte Osman Taş, kulüp başkanlığını bıraktığını açıkladı.


Açıkçası, meselelerin bir türlü çözülememesi;


Verilen sözlerin yerine getirilememesi;


Futbolcuların sırf bu yüzden takımdan uzak kalması…


Ve yine bu yüzden yapılan her iki kampı da kaçırmaları pahalıya mal oldu.


Taş’ın bıraktığını açıklamasının ardından açıkçası kolları daha da sıvayan iki isim oldu.


Birisi Mehmet Şimşek, diğeri Mustafa Topkaya.


++++


Kulübün resmi olmayan ancak şehirde “başkan” olarak görülen iki isim oldular.


Resmi olarakta hangisi başkan olarak belirlenirse belirlensin;


“Yakışır” olarak nitelendirildi.


Zaten kendilerine yakışanı da yaptılar.


Yeni eksi puanların engellenmesi için daha da var güçleriyle çalıştılar.


Şehri terk edip giden oyuncuların dönmesini sağladılar.


Belki kaynak buldular, belki bulamadılar ama oyuncuları bir şekilde ikna etmeyi başardılar.


Ligin ilk haftasında alınan bir puanın eseri, Milinkoviç gibi oyuncuları ne yapıp edip tutmayı bildiler…


+++


Kısacası;


Osman Taş’ın bir türlü icraat yapamaması ve daha sonra ayrılmasının ardından tamamen zedelenen güven ortamı;


Geçen yıl ki takımın derlenip toparlanması ile dağılıp gitmişti.


Şimşek ve Topkaya liderliğinde sorunları çöze çöze giden yönetim, yeniden puan toplamaya başlamıştı.


Taraftar başta olmak üzere, şehrin çeşitli kesimleri de gidişatı destekliyordu.


Bir şekilde lige başlanılması ile artık herkes sahadaki mücadeleye odaklanmıştı.


Tüm şehrin dilinde, “Ligde kalacağı ve belki de olursa neden Play-Off olmasın!” sözleri gezmeye başlamıştı.


Bu ruh içinde ligin ilk haftasına hazırlandık.


Pazartesi günü olması itibariyle tribünler biraz boş kaldı, kabul;


Ama tüm tüm camianın kalbi ilk maçta takımının yanında oldu.


Zor bir maç oynansa da, takım geleceğe dair ışık yakmıştı.


Yine ustalar ve gençlerin harmanıyla oluşacak bir kadronun eksi 6 dahil, tüm zorlukların üstesinden geleceği belli olmuştu.


Yeniden havaya girilmiş, yeniden güven tesis edilmişti.


Ta ki maç sonrasındaki güne kadar!


+++++


Osman Taş’ın bir anda yeniden ortaya çıkıp;


“Başkanlığı bırakmamıştım aslında, ben hala başkanım” demesi son dönemdeki bütün kazanımları aldı götürdü.


Taş’ın bu çıkışı ve yeniden kulübe başkan oluşu tüm şehirde bırakın ciddiye alınmayı, alay konusu oldu.


Herkesin dilinde aynı yorum oluştu;


“Eskişehirspor başkanlığını çocuk oyuncağına çevirdiler”


+++


Vaziyet gerçekten böyle…


Bizce şehrin en üst makamı olan başkanlık makamının bu şekilde kullanılması hiç hoş olmadı.


Elbette bunun olumsuz pek çok neticeleri olacak.


Takım başta olmak üzere, yönetim dahil pek çok kesimde moral bozukluğu ortaya çıkacak.


Ve sırf bu yüzden yönetim içinde yakında kopmaların olacağını da kolayca öngörebiliriz…


Kısacası;


“Ben bu işin peşini bırakmam” diyen Osman Taş, meselenin tüm ciddiyetini kaçırmıştır.


Eskişehirspor başkanlık koltuğu, “Canım isterse giderim, canım isterse geri gelirim” denecek kadar ucuz ve boş değildir!


Kısacası;


İşler iyice dağılıyor gibi görünüyor.


Bunu da toparlamak yine taraftara kalacak gibi!!!