9 Ekim 2019 Çarşamba 385 Okunma

“SAVAŞA HAYIR” DİYORLAR YA!

 


 


“Savaşa Hayır!” diye kampanya başlattılar ya sosyal medyada sevgi pıtırcıkları;


Zaten ortada bir savaş yok!


Teröristlere karşı, sınırlarımızı koruma operasyonu var.


Atila’nın dediği gibi;


“Sınırlarınızda sorun varsa, sınırlarınızı genişletin!”


Türkiye’de sınırlarını korumak için, sınır ötesine gidiyor.


Mesele bu!


+++


Velev ki, savaş var.


Yani karşımızda bir terör grubu değil de;


Düzenli ordusu, teçhizatları, uçak filosu, tankları, topları, gemileri falan her şeyi ile bir ülke var.


Ülkemize kastetmek isteyen, bölmek, parçalamak niyetiyle saldıracak bir devlet var.


İşte böylesine bir ortamda bile çıkıp bunlar;


“Savaşa hayır” der!


Ülkemiz işgal edilsin, sınırları bölük pürçük olsun;


Elin adamı istediği gibi at koşturup istediği düzeni kursun.


Ama yeter ki savaş olmasın!


+++


Bu savaşa hayır diyenler;


Bu ülkenin “kutu kutu pense” oynanarak kazanıldığını sanıyorlar.


Hala da aynı düşüncedeler.


Batılı fikirler beyinlerini öylesine sömürmüş ki;


Yine kutu kutu pense oynayarak ülkenin savunulacağını sanıyorlar.


Onlara göre zaten bir orduya bile gerek yok.


Ordu kurmak, silahlanmak, savunma sanayi oluşturmak falan sadece birkaç ülkenin işi.


Bizim gibi çiçek, böcek sevdalısı bir ülkenin bu işlerle ne işi olabilir ki?


+++


Milli hedef, ekonomik çıkarlar, dini amaçlar uğruna savaşmakta bizim neyimize…


Bizim hiç vaat edilmiş topraklarımız yok ki!


Toprak kapmak, çocuk öldürmek, şehirleri yerle bir etmek sadece onlara has bir şey!


Ülkeleri bölmek, parçalamak, yutmak sadece onların planlayabileceği bir iş!


Doğal zenginliklerin sömürülmesi, birkaç ülke arasında paylaşılması;


Sömürülen ülke halklarının aç bırakılması;


İç karışıklıklar için toplumların bölünmesi falan gibi şeyleri sadece onlar yapar.


Çünkü onlar emperyalist!


Emperyalizme karşı da ancak “Savaşa hayır” diyerek mücadele edebiliriz!


Şiirler yazarız onlara karşı.


Mısralarımızla kınarız.


Hatta öylesine kafamız atar ki, yürüyüş bile yaparız.


Çok korkarlar sonra bizden.


Böylece savaşmadan mücadele etmiş oluruz onlarla.


Çünkü “Savaşa hayır”dır bizim düşüncemiz.


Onlar bizim çocuklarımızı katleder,


Öğretmenlerimizi öldürür.


Şantiyeleri basıp işçileri yok eder,


Köyleri basıp kadın çoluk çocuk demeden kıyım yapar,


Haince karakol basıp, askerimizi sırtından vurur,


Yol kesip haramilik yapar.


Çünkü onlar emperyalist.


Kötü onlar, her şeyi yapar!


+++


Pekiyi ya biz?


Bir kere tüm bu olup bitene “Dur” demeye kanlıca hemen çıkarlar işte bu “Savaşa hayır” diyen hümanist tayfa.


İşi siyasete çekerler birde…


Operasyonu devletin değil, hükümetin yaptığını savunurlar.


Bir de kendilerine politik malzeme çıkardılar mı, oh mis!


Tadından yenmez!


Çünkü karşı tarafın savunucularının hemen desteklerini de etraflarında toplayıverirler.


++++


Yok arkadaş yok!


“Savaşa hayır” gibi emperyalizmin uydurduğu cümlelerin hepsinin içi boş.


Siz ne kadar “Savaşa hayır” derseniz;


Onlar o kadar savaşa hazırlık yapacak.


Çünkü onların ne vaat edilmiş toprak gayeleri bitecek, ne evanjelist dürtüleri, ne de siyonist emelleri bitecek!


Siz “savaşa hayır” diye bağırdıkça sömürülen taraf olmaktan çıkamayacaksınız.


Hele hele 2 bin yıllık kadim bir devlet içinde “Savaşa hayır” derseniz;


Karşı tarafın ekmeğine üzerine sadece yağ değil, birde bal sürersiniz.


O yüzden…


Sonuna kadar ülkemizin ve ordumuzun sınır dışı operasyonunun arkasındayız.


Hiçbir gerekçe, ülkemizin kendisini savunmasının önünde engel değildir.


Emperyal güçler, bu kadar yakınımıza girmişken ve artık gözlerini ülkemiz topraklarına çevirmişken;


“Savaşa hayır” demek teslimiyetten başka bir şey değildir!


Keşke savaşlar olmasa, keşke çocuklar ölmese hepsine tamam ama;


Dünyanın gerçekleri karşısında da bu kadar iyimser olmak ülkemizin elimizden yitip gitmesi demektir…