1 Aralık 2019 Pazar 597 Okunma

PARTİ VE TEŞKİLAT LAZIM!

 


 


Ali Babacan’ın gündeme gelmesi ya da getirilişi konuşuluyor son günlerde.


Bir TV Programı aracılığı ile verdiği mesajların toplumda ne derece etki bıraktığı tartışılıyor.


Siyasi gelecekte Babacan ve ekibinin dengeleri ne kadar bozabileceği yönünde tahminler yapılıyor.


+++


Tıpkı İyi Parti’nin kurulduğu günleri yaşıyoruz Ali Babacan gündemi içerisinde.


İyi Parti’nin tek başına kolayca mecliste yer alacağı;


Ak Parti’nin bölünecek oyları nedeniyle iktidardan düşeceği;


Bozulan bu denge nedeniyle iktidarda farklı parti ve kişilerin yer alabileceği günlerce iddia edildi.


Neredeyse her platformda İyi Parti’nin Türk siyasi dengelerini kökten değiştireceği yönünde görüşler vardı.


Tıpkı bugün Ali Babacan’ın aynı etkiyi yaratacağını söyleyenler olduğu gibi.


+++


Babacan ya da farklı bir ismin bugünkü siyasi tabloyu değiştirmesini;


Veyahut;


Farklı seçim aritmetikleri yaratarak, Cumhur ittifakı karşısındaki cepheyi iktidara taşıyacağını hiç ama hiç sanmıyoruz.


Fakat meselenin bu yönde ilerleyeceğini;


Bu şekilde gelişeceğini ve yine aynen bu yönde sonuçlanacağını iddia edenler bugün epeyce popüler durumda.


Bu kişilere göre, Babacan sadece liderlik duruşu ile bile bunu başarabilecek bir profil!


Genel siyasette, Ekrem İmamoğlu’nun yerelde yarattığı etkiyi oluşturabilecek bir sima.


Babacan’ın bu özelliği sayesinde de, yukarıda sözünü ettiğimizin bloğun iktidara gelmesi çok yakın bir zaman!


+++


Böyle bir şeyin olmasının halen mümkün olmadığını yeniden söyleyerek devam edelim…


Bu yönde beklentisi olanlar,  sadece Babacan ya da farklı isimlerin yaratacağı etkiyi değil;


Ak Parti’nin yaşadığı gerilemeyi de hesabın içerisine katsalar da, seçim dönemi geldiğinde durum hiçte öyle olmuyor.


Ortaya çıkan, ya da çıkarılan isimler görülüyor ki, sağ bloğu değil;


Tam tersi kendisine farklı yerler arayan millet ittifakı bloğunu bölüyor.


Bugünden 4 sene sonraki seçim atmosferini tahmin etmek, etsek bile yorumlamak elbette kolay değil.


Fakat;


Yeni kurulacak partilerin ve lider olarak ortaya konulacak isimlerin İyi Parti etkisinden fazla bir etki yaratamayacakları daha şimdiden çok belli.


+++


Bu tezin karşısına hemen Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’da sağladığı başarı tezini koyuyorlar.


Bakın;


Eskişehir’den de iyi biliyoruz ki, genel seçimler ile yerel seçimler birbirinden çok farklı kulvarlarda ve havalarda ilerler.


İmamoğlu’nun, “Ak Parti’nin bir ders görmesi gerektiği” fikri ile ortaya çıkmış bir cephenin sonucu olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz.


Bu cephe son derece temelsiz ve tavanı olmayan bir cephe olduğu için, yapılacak ilk seçimde yıkılması oldukça kolay olacak.


Cepheyi oluşturanlar ilk seçimde yeniden kendisine yakın bulduğu isimlere yönelecek.


“Yani sağ cephe bizce halen son seçimdeki dinamikliğini koruyor.”


Sadece tek bir şartla!


O da teşkilatların komple,  sil baştan elden geçirilmesiyle mümkün olacak.


Çünkü;


Mevcut iktidar için bir lider sorunu asla olmadı, olmayacak.


“İktidarın tek sıkıntısı, sadece şahsi menfaatler üzerine oturtulmuş örgütlerin görev başında kalmaya devam etmeleridir.


Ve bu nedenle halen kan kaybını sürdürüyor olmalarıdır.”


Kısacası;


Lidere değil ama belki de yeni bir parti ve yeni neferlere ihtiyaç vardır.


Eğer bu ihtiyaçlar giderilmezse, değil Ali Babacan, sıradan bir vekil Ankara’da parti kurup seçime girse bile her şeyi değiştirebilir.


Sağ blok ne olduğunu anlayamadan tepetaklak oluverir.


Şimdiden yazalım da, tarihin bir köşesinde dursun…