8 Aralık 2019 Pazar 651 Okunma

ESKİŞEHİR BAKAR BAŞKASI YAPAR!

 


 


“Kızılinler’de termal bölge yaratılması konusunda neredeyse hiçbir adım atılmıyor.


Orhangazi’deki bir otel haricinde yeni hiçbir yatırım yok!


Otel inşaatları, özel-kamu işbirlikli yatırımlar beklerken yıllardır bir arpa boyu yol alamadık. Planlar, projeler, Esterya’lar, Esopya’lar hepsi rafta kaldı.


+++


Gazlıgöl ile Afyonkarahisar arası, Kütahya ile Yoncalı arası 20 kilometreden fazla.


Ve bu iki şehirde Eskişehir’in üçte biri büyüklüğüne sahip.


Ama ona rağmen yaşadığımız bölgede termal deyince bu iki nokta akla geliyor.


+++


Kütahya Yolu’na yapılan sözünü ettiğimiz oteli ise sürekli görüyorsunuz.


Şehir Merkezi sayılabilecek bir noktada.


Yani termal kaynaklar şehrin merkezine çok yakın bir noktada.


Bu bile başlı başına büyük bir avantaj!


Buna rağmen, termal otelleri birbiri ardına yükseltip harika bir bölge yaratabilmek varken yıllardır hiçbir adım görmüyoruz.


Bölge doğal olarak da oldukça yeşil, Musaözü, Orman Fidanlığı gibi doğa harikası noktalarla iç içe.


Bu bölgede bir cennet yaratıp, şehri daha da büyütüp, Kütahya ve Afyonkarahisar’ın aldığı termal turizm payının “tamamını” Eskişehir’e çekebiliriz.


Çünkü insanlar hem termallerimizden yararlanacak hem de Eskişehir’i gezip görecek.


Son yıllarda turizmin gözde kenti Eskişehir, belki de İç Anadolu’nun turizm merkezi olabilecek.


+++


Maalesef ki tüm bunların olması için tek bir gelişme bile yaşanmıyor.


Her şey yerli yerinde sayıyor.


Daha kötüsü;


Kızılinler’den diğer bölgelere kadar, termal turizm alanında herhangi bir çalışma yapılmayacak gibi de görünüyor


Yani, Dünya Sağlık Örgütü standartlarına sahip sıcak kaynak sularımız gözümüzün önünde akıp gitmeye devam edecek.


+++


Elbette bu böyle devam etmemeli.


En azından bu kıymetli suların farklı alanlarda kullanılması için bir şeyler yapmalı.


O halde başka bir öneri sunalım.


Nedir o?


“Seracılık”


+++


Buradaki sıcak su kaynaklarını kullanarak, termal turizmden yararlanamayacaksak jeotermal ile seracılık yapalım.


Yanı başımızdaki küçücük şehirler bu sıcak suyun ekmeğini yiyerek geçiniyor.


Koskoca Eskişehir, şehrin yanı başı, hatta şehir merkezi sayılabilecek noktadaki sıcak sularını ekonomiye çeviremiyor.


Devletten, özel sektörden yatırım umudu da yok!


+++


Araba fabrikası yatırımı alamıyorsak, kendi kaynaklarımızı kullanalım.


3 üniversitemiz var.


Turizm fakülteleri var.


Şehrin ekonomisini elinde tutan dinamik örgütler var.


Birazcık beyin fırtınasıyla bu termal işinden harika işler çıkartabiliriz.


Termal kaynakları seracılık işinde kullanmak son derece makul bir iş!


Bu termal turizm işi olmayacaksa, ki olacağa da benzemiyor.


O zaman seracılık teşvikleri için hazırlanalım.


Eskişehir’e bir Sera OSB kuralım.


Elbette çalışmaya, bu kente değer katmaya, şehrin ekonomisini canlandırmaya niyetli birileri varsa…”


+++


Köşemizi takip edenler buraya kadar yazdıklarımızı hemen hatırlayacak.


Çünkü;


Yazının aynısı, geçtiğimiz 31 Ekim’de bu sütunlarda yayımlandı.


Aradan çokta vakit geçmedi ama enteresan bir haberle karşılaştık.


Hemen o haberden bir cümle paylaşalım;


Ve bizim yazımızla, haberde geçen ifadelerin kıyaslamasının yorumunu okuyucularımıza bırakalım…


Haber bölümü aynen şöyle;


“…Uşak’ta sektör temsilcileri ile bir araya gelen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Uşaklılara ‘Tarıma dayalı jeotermal enerji ile ısıtmalı sera ihtisas organize sanayi bölgesi’ kurulacağı müjdesini verdi.
Bakan Pakdemirli “Uşak’ta jeotermal kaynakların tarımda daha etkin kullanılması amacıyla, Tarım Reformu Genel Müdürüme bir çalışma yapmasını söyledim. ‘Tarıma dayalı jeotermal enerji ile ısıtmalı sera ihtisas organize sanayi bölgesi’ kurulması için talimat verdim. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun...”