27 Mart 2020 Cuma 895 Okunma

ÇOK ÖZLEDİK ŞEHRİMİZİ!

 


 


“Eskişehir özel bir kent”


Küçük bir büyükşehir!


Daha doğrusu, büyükşehirlere göre butik bir kent.


İçerisinde herşeyi bulabileceğimiz,


Özgürce vakit geçireceğimiz;


Tüm ihtiyaçlarımıza kolayca ulaşacağımız;


Eğitimden, ekonomiye, kültür ve sanata kadar herşeyin en iyisini bulabileceğimiz bir kent.


Dahası…


Eskişehirlilik ruhu, bu kentin havası, suyu, simidi herşeyi bambaşka.


Eskişehir’de yaşamak gerçekten de özel bir durum bizce…


++++


Virüs salgını tehlikesi nedeniyle birkaç gündür evimizdeyiz.


Daha doğrusu bir çalışan olarak birkaç gün oldu eve kapanalı.


Elbette bir haftadan bu yana dışarı çıkmayan, çıkamayan insanlarımız var.


Yani yavaş yavaş şehir hasretii burnumuzda tütmeye başladı bile.


Hani tatile gidersiniz de aradan geçen sadece üç-beş gün içerisinde şehrinizi özlemeye başlarsınız..


Tıpkı onun gibi bir his yaşıyoruz şu günlerde.


Ve kendimizi çok sevdiğimiz şehrimizin kucağına bırakmak için adeta gün sayıyoruz.


Umarız, şafak sayısı daha da uzamaz…


+++


Şehre dair halkımızın özleminin de çok büyük olduğunu da yine sosyal ortamda yazılıp, çizilenlerden kolayca gözlemliyoruz.


Kent hayatına olan hasretin ne kadar büyük olduğunu, vuslatın ne kadar çok derin bir hale geldiğini anlatan bir yazıyı da Eskent paylaştı…


Gürol Yer’in başkanlığını yaptığı Eskent’in, bu şehre ne denli sevdalı olduğunu iyi bilenlerdeniz.


Paylaştıkları her cümlenin son derece samimiyet taşadığını kolayca söyleyebiliriz bu yüzden.


Bakın Eskent, hepimizin duygularına tercüman olacak şehir hasretini hangi cümlelerle anlatıyor;


“Atatürk Stadyumunda daha çok coşup, çiftetelli, kaval oynayacağız.


Kentpark’ta, Savoza’da dolaşacağız.


Espark’a yürüyüp, Porsuk’u seyretmeye, Adalar’a, Hamamyolu’na gideceğiz.


Şelalede günbatımını izlemeye, Odunpazarı’na çay içmeye, Kurşunlu’ya namaz kılmaya gideceğiz.


Eti, Sarar, Tusaş, Borksla ve diğer kurumlarımızla övüneceğiz.


Alpu’da çibörek, Bozan’da kavurma, Malıç’ta kiraz yiyeceğiz.


İnönü’de planöre bineceğiz.


Sarıcakaya, Mihalgazi’de seralardan sebze toplayacağız.


Mahmudiye’de at binip, Sakarbaşı’nda yüzeceğiz.


Sivrihisar’ın kavununu yiyip, dönüşte Sivrihisar’ın gönül sultanlarına yüz süreceğiz.


Tüm bunları yeniden yaşamak için evinde kal Eskişehir”


 


*******************


 


 


ŞİMDİ DAHA CİDDİYE ALIYORUZ


 


Virüs tehlikesine karşı uyarıların yapılrdığı ilk günlerde, çokta kurallara riayet eden yoktu.


Fakat gün geçtikçe, vaka sayısı arttıkça işler değişmeye başladı.


Hele hele önlem konusunda geç kalmış ülkelerde yaşananlar ortaya çıkmaya başlayınca, tedbirin ne kadar değerli olduğu daha iyi anlaşıldı.


+++


Sonraları daha çok işyeri kapatarak bu sürece destek olmaya başladı.


Ardından sokağa çıkan insan sayısı azalma gösterir hale geldi.


Toplu taşıma kullanımı neredeyse bitme noktasına geldi.


Marketlerdeki kuyruklar tamamen ortadan kalktı.


Ve şu birkaç gün içerisinde şehrin sokakları adeta hayalet bir kente döndü.


Belli ki, vatandaş bu işin önemini çok iyi anladı.


Toplumsal duruşa katkı göstermek için de her türlü önlemi almaya başladı.


En azından Eskişehir’de şimdilik durum böyle…


Daha önce eleştirmiştik, şimdide kutlamadan olmaz…


Bravo Eskişehir…