3 Haziran 2020 Çarşamba 420 Okunma

TÜLOMSAŞ O İLLERDE OLSAYDI EĞER?

 


 


Eskişehir’in raylı sistemler sektöründeki yerinden söz edelim.


Gerçi herkesin çok iyi bildiği veriler olsa da, biz yeniden tekrar edelim.


Örneğin;


Eskişehir denilince ilk akla gelenlerden birisi demiryolu sektörü olur.


Öyle ya, Eskişehir’deki her evde mutlaka demiryollarında çalışmış, yolu demiryollarından geçmiş mutlaka birisi vardır.


O derece bu sektörle özdeşleşmiş bir şehirdir burası.
Bir kere demiryolu ağının tam da kesişim noktasındadır Eskişehir.


Dahası, bu sektörü ülkemize ilk kazandıran şehir de Eskişehir’dir!


“Cumhuriyet ile birlikte demiryolu araçları için kolları sıvayan tek şehir.”


Ve ardından raylarda giden ilk aracı da, daha sonra ilk dizel ve elektrikli lokomotifi üreten de yine Eskişehir olmuştur.


Tülomsaş gibi bir kurumu, bozkırın ortasında kurup geliştiren ve bugün her türlü raylı aracı üretme kapasitesine getiren de yine bu şehirdir.


Elbette bu sektörde yetiştirdiği insan kaynaklarını anmadan geçemeyiz şehrimizin.


Hem beyaz, hem de mavi yakalısının en niteliklisini yetiştirip bu ülkeye kazandıran nadide bir kenttir burası…


+++


Şimdi şu ana kadar yazdıklarımızı, Eskişehir’i hiç bilmeyen birisine okutalım.


Türkiye’nin milli demiryolu araçlarının üretimine dair yaşadığı heyecanı da ilave edelim.


Ardından da;“Türkiye, raylı sistemler sektörünün merkezini neresi yapabilir?


Üretmek istediği yerli hızlı trenleri hangi kentte imal etmeyi tercih eder?” sorusunu soralım…


Soru çok basit ve anlaşılır.


Bu nedenle kim olursa olsun, bu soruya herkesin yanıtı elbette aynı olur;


“Eskişehir!”


İşte buna rağmen bir türlü bu konuda bir sıçrama yapamadık, yapamıyoruz.


Siyasiler, Eskişehir’in bu noktadaki gelişimi övsede, pek çok söz verip gitseler de;


Gerçeklerin hiçte onların söylediği gibi olmadığını da biliyoruz.


Çünkü Eskişehir’in raylı sistemler üretiminin merkezi olacağını söyleyenler, ertesi gün Eskişehir’in Tülomsaş’ının kurumsal yapısına kilit vuruyor.


Tülomsaş’ı Ankara bürokrasisine bağlayıp, koskoca Eskişehir’i bir atölyeden ibaret hale getiriyor.


+++


Esray Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Yanar’ı dinliyoruz dün.


Konu, Eskişehir’in raylı sistemler sektöründeki durumu.


“Eskişehir, bu sektörde ileri doğru gitmek için ne yapabilir;


Hangi adımları atabilir ve sektördeki gelişimi geleceğe nasıl taşıyabilir?”


Tüm bunları irdeleyen bir konuşma yapıyor Yanar…


Konuya dair sektörün içerisinden birisi olan Ramazan Yanar’ın söyledikleri çok ilgi çekecek.


Çünkü Sayın Yanar, bu meseleyi hayli enteresan ve düşündürücü bir soruyla yorumluyor!


Şöyle soruyor;


“Tülomsaş gibi bir kurum, Konya, Kayseri ya da Gaziantep gibi bir şehirde olsaydı ne olurdu?”


Bu soruya da yine herkesin cevabı aynı olacaktır herhalde.


Öyle ki, Yanar’ın kendi sorusuna cevabı da “aklın yol bir” dedirten türden oluyor.


“Eğer Tülomsaş o illerde olsaydı, yerli hızlı treni 10 yıl öncesinden yapmaya başlamışlardı bile”


+++++


Sözü uzatmaya gerek yok.


Yazının sonuç tarafı, her zamanki klasik cümlelerden ibaret olacak.


Yani Eskişehir’in bir araya gelememesinin şehre kaybettirdikleri meselesi.


Artık klişe oldu biliyoruz ama yazmadan da duramıyoruz işte.


Milyarlarca Dolar yurt içi pazarı bulunan bu sektörden Eskişehir’in hak ettiği payı alamamasından yakınıyoruz.


Onca imkân, alt yapı, yetişmiş eleman, bilgi, beceri ve tesis varken;


Bu şehrin neden ileri doğru tek bir adım atamadığını sorguluyoruz.


Ve dilimizin döndüğünce de bunları anlatmaya ve sorgulamaya devam edeceğiz.


Ta ki, birisi çıkıpta bu şehri bir araya toplayıp, yukarıda adı geçen şehirler gibi bir kent lobisi oluşturup, Ankara’da bu şehrin istediklerini koparana kadar.


Umarız o kişi yakın bir zamanda ortaya çıkar.


Yoksa artık kalıplaşmış hale gelen “Eskişehir birlik olamıyor” tarzı yorumları daha çok yapacağız…