30 Haziran 2020 Salı 413 Okunma

YENİ PARTİLER!

 


 


Ülke siyaseti iki kutup arasına sıkıştı.


Bir tarafta sağ seçmenin, alternatifi olmadığından dolayı bırakamadığı Cumhur kanadı.


Diğer tarafta ise, yine alternatifi olmayan solcu kitlenin partisi CHP ve yanındaki diğer bir kaçı…


İşte bu iki taraf arasında adeta bir siyaset pinponu oynanıyor.


Top bir o tarafa, bir öteki tarafa atılıyor.


Seçmen mecbur kaldığı için iki taraftan birisinde durmaya çabalayıp, atılan topu geri çevirme derdine düşüyor.


+++


Artık bu sıkışmışlıktan bunalan büyük bir kitle olduğunusöyleyerek devam edelim.


Özellikle yeni kuşak, artık bu siyasettken epeyce bunalmış durumda.


Ve bu genç kitleye deneyimli vatandaşlar da artık açık açık destek verir hale geldi.


Yani herkes bu mevcut düzenden kaçmanın bir yolunu arıyor.


 “Ak Parti’ye verdim oyumu, gidip sola mı vereyim?” diye yakınanlar ile;


“Atadan, dededen kalma partimiz CHP, varsa başkası ona atalım” diyenler  kadar çok büyüdü ki; Artık meclise grup sokacak kadar etkili oldukları çok açık.


+++


Bu kitlenin neden giderek büyüdüğünü da  söyleyelim;


Ak Parti’ye oy veren tarafın, hükümetin icraatlarına dair şikayetleri yok.


Ancak liyakatsız atamalardan tutunda, hala cemaatlere yakın kişilerin devlet kadrolarında yer bulmasına kadar bir ton serzeniş var.


Hakkın, hukukun, adaletin, fırsak eşitliğinin artık eskisi kadar gözetilmiyor oluşu nedeniyle pek çok kişinin artık sıtkı sıyrılmış durumda.


İşsiz gençlerin çoğalması, geleceğe dair beklentiler için hayal bile kurulamamaya başlanması bu kitleyi farklı taraflara yöneltiyor ama oy verecekleri bir partileri de yok!


++++


CHP kanadında ise ulusalcılıktan uzaklaşmanın verdiği büyük bir rahatsızlık var.


Terör örgütleriyle birlikte hareket edenlerle yapılan dirsek temasları, pek çok CHP’liyi son derece rahatsız ediyor.


Bu kitle için de kıpırdayan bir sol parti ortaya çıksa, büyük kopuşlar yaşanacak ama onlar için de bir alternatif yok.


O yüzden pinpon siyasetine mecburuz yıllardır.


“Güreşçiden bankacı mı olur?” diye sorduğunuz diğer taraftaki kişi;


“Asıl sizin bankadan kimlerin ne kadar kazandığını görmüyor musun?” diye yanıt veriyor.


Aslında her iki tarafta birbirini ele veriyor ama seçmenin bu sıkışmışlığı yüzünden de güçlerinden bir şey kaybetmiyorlar.


+++


İşte ülke siyaseti bu psikolojiyi yaşarken, yeni partilerin doğmaya başlaması, sözünü ettiğimiz kitle için biraz da olsa heyecan yarattı.


Ancak büyük beklentilerle yola koyulan partilerin, bugünkü partiler gibi tartışmalı isimlerle halkın karnşısına çıkması ise, o heyecanı en baştan bitirdi.


Yeni kadrolarla, yeni isimlerle, siyaseti bilen, halkın dilinden anlayan, toplumun beklentilerini özümsemiş, her kesime gidebilecek, gittiğinde ses getirecek, özgün ağırlığı bulunan ve en önemlisi, halka güven veren samimi isimler hiçte görünmedi.


Daha ilk günden sahaya sürülen isimler hakkında bir ton spekülasyon ortaya döküldü.


Anlayacağınız;


Yeni partiler de galiba ölü doğmuş oldu.


En azından ülke siyasetinde durum, tam da böyle.


İstenen boyutta bir yenilenme hareketi olmadığı için, yeni partilerin de çok fazla teveccüh göreceğini düşünmüyoruz.


Misyonları ancak, mevcut durumu alacakları birkaç puan ile bozmaya yönelik olabilecek!


+++


Genel siyasette, yeni partilere olan bakışımız bu şekilde.


Yarın ise, yeni partilerin yereldeki etkilerini ve yerelde nasıl bir parti beklendiğine dair konuşalım.


Bu konuda söyleyeceklerimiz epeyce fazla.


Şimdilik bu kadar…


 


**********************


 


 


ARAÇ MUAYENE İSTASYONU NEDEN BİR TANE?


 


Okurlarımız sağolsunlar, hergün çeşitli konularda bizlere görüşlerini aktarıyorlar.


Bizde halkımızın beklentilerini dilimizin döndüğü, yerimizin yettiğince ilgililerine duyurmaya çalışıyoruz.


Onlardan birisi de araç muayeneleri ile ilgili.


Eskişehir’in bu konuda hem eksiklik, hem de haksızlık yaşadığını savunuyor okurumuz.


Diyor ki;


“İnanın çok saçma bir durum var ortada.


Bilecik’te de bir tane istasyon var, Eskişehir’de de bir tane istasyon var.


Birisi 100 bin nüfuslu, diğeri 800 Bin nüfuslu.


Bilecik’i geçtim, Bozüyük ve Sivrihisar’da da birer tane istasyon var.


Eskişehir’de nasıl bir tane istasyon olur?


Akıl, mantık, izah edilecek bir durum değil.


Bir Odunpazarı’nda, bir tane de Tepebaşı’nda araç muayene istasyonu olsun bir zahmet.


Aldıkları paralarla, bu şehre bir tane daha araç muayene istasyonu kazandırsınlar lütfen!”


+++


Ne dersiniz, sizce de haklı bir talep değil mi?