4 Ağustos 2020 Salı 575 Okunma

DERSİMİZ ESKİŞEHİRSPOR!

 


 


Birkaç hafta öncesine kadar şehrin futbol hayatına dair farklı duygular içerisindeydik.


Bir alt lige daha düşmüş olmayı hazmetme konusunda epeyce zorluklar yaşıyorduk.


6,7 Yıl öncesine kadar Avrupa kapılarına dayanan kulübün, bir anda çöküşünün hepimizde yarattığı tahribattan söz ediyorduk.


Bu duruma alışmanın kolay olmayacağını söyleyip;


“Bu acıyı gerekirse uzun yıllar yaşayalım ama bir daha en üste çıktığımızda aynı acıları yaşamamak adına tüm tedbirleri de bu süreç içerisinde alalım” diyorduk.


+++


Yani alt liglere kendimizi tamamen hazır etme noktasına gelmiştik.


Ancak bir anda futbol gündemi farklı bir yere evrildi.


Pandemi sürecinin küme düşen takımlar için haksız rekabet ortamı yarattığı belirtilerek;


Küme düşme cezasının bu yıl için kaldırılmasına hükmedildi.


Böylece Eskişehirspor, haksız silinen puanların, verilen haksız cezaların mahsuplaşmasını da yaptı Türk futboluyla…


+++


TFF’nin aldığı kararı incelediğimizde ise, küme düşen takımlar için getirilmiş “özel bir karar” olduğunu kolayca görüyoruz.


Hele hele alınan bu kararın detayları ortaya çıktıkça;


Bu kararın alınmasına külliyeden de büyük destek geldiğini öğreniyoruz.


Yani ortada Eskişehirspor’a da dair alınmış özel bir karar olduğunu söyleyebiliriz.


Bu desteğin daha çok Cumhurbaşkanlığı boyutunda olduğunu da düşünürsek;


Cumhurbaşkanı’nı Eskişehir’de temsil eden kişilere daha çok görev düştüğünü kolayca söyleyebiliriz…


+++


Vali Erol Ayyıldız, bu konuda ilk aklımıza gelen kişi olarak karşımıza çıkıyor.


Sadece, Cumhurbaşkanlığı’nı Eskişehir’de temsil eden makam olarak değil;


Ayyıldız’ın Eskişehir’de göreve başlar başlamaz verdiği Eskişehirspor mesajından da yola çıkarak söylüyoruz bunu.


Yani şehri Eskişehirspor konusunda derleyip, toparlayacak ilk isim olarak şu an Vali’nin adı ön plana çıkmış durumda.


+++


Daha sonra hükümetin Eskişehir’deki kurmayları…


Önce vekiller…


Ardından teşkilata mensup kişiler.


İçlerinde geçmişte Eskişehirspor’u görev edinmiş, kulüp başkanını bile belirleyen isimler var.


Bu kişiler de elbette, Külliye destekli bu kararın arkasında durarak, Eskişehirspor için bir kez  daha omuz vermek durumundalar.


+++


Şu ana kadar anlattıklarımız, meselenin siyasi boyutunu ortaya koyuyor.


Sonuçta var olan borç, dağları aşmış vaziyette.


Bu denli büyük borçların farklı girişimlerle çözülmesi gerektiği de ortada.


Bunun için iktidar kanadının kesinlikle gücü gerekli.


Ama bu değildir ki;


“Bu işi sadece onlar halletsin”


Elbette öyle değil!


Herkesin bu işin ucundan tutması gereken bir döneme girdik.


Muhalefetten, meslek odalarına, sanayi kuruluşlarından, ticaret örgütlerine kadar…


Belediyelerden tutun, kimin üzerine ne kadar görev düşüyorsa en küçük kesimine kadar herkes için bir seferberlik emri olduğu ortada.


Kısacası…


Tam “Bu iş bitti” derken, şehrin önüne gelen bu fırsat tüm kente büyük bir sorumluluk yüklemiş durumda.


Şimdi bu sorumluluğu yerine getirmek için yaşadığımız şehre önemli bir ders çıkmıştır.


“Bugüne kadar tek bir amaç etrafında toplanamayan ve bunun zararlarını büyük bir biçimde çeken bu şehir;


Herkesin ortak değeri olan Eskişehirspor için bir araya gelmelidir.”


+++


Dileğimiz, Eskişehir’in bu derse gerekli özeni göstermesi yönünde.


“Biliyoruz, farkındayız, eminiz; bunca yıldır Eskişehirspor’a yapılan desteklerden, verilen katkılardan dolayı pek çok kişi epeyce yorgun, bitkin ve çoğu kesim de küskün!”


Ama bir kere daha tüm bunları birkaç aylığına unutmanın vakti ve zamanı.


Önce şehir olarak şu dersimizi verelim, fırsatı avantaja çevirelim, takımı düze çıkarıp geleceğini garanti altına alalım.


Sonrasında tüm kişisel hesaplarımızı birbirimizle görürüz.


Sonuçta hepimiz buradayız,  hepimiz bu şehrin evlatlarıyız, hepimiz birbirimizin yüzüne bakıyoruz.


Ama şimdilik “önce Eskişehirspor”