15 Ağustos 2020 Cumartesi 645 Okunma

CHP, İNCE’NİN ÇIKIŞINI ÖZELEŞTİRİ OLARAK GÖRMELİ…

 


Bugüne kadar muhalefetin tek muhafeleti iktidar kanadıydı!


Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her ortamda CHP’yi hedef alması üzerinden politika yürüyordu.


CHP ise, mevcut durumdan son derece hoşnuttu!


Çünkü;


Erdoğan, CHP’ye verip veriştirdikçe, Erdoğan karşıtları CHP tarafında toplanmaya devam ediyor, bu güçle CHP mevcut pozisyonunu korumayı başarıyordu.


Böylece CHP’nin muhalefet görevi hiç eleştirilmiyor;


Parti seçim kaybettitçe iktidar karşıtlığı nedeniyle parti kurmayları da yerini korumaya devam ediyordu.


Ve bu işi daha da garanti altına almak için, yükselen en küçük eleştiri sözlerine karşı;


“İktidara karşı parti içi meseleleri konuşmanın zamanı değil” denilerek tüm başarısızlıkların üzeri bir güzel kapatılıyordu.


+++


Muharrem İnce’nin yaptığı çıkışa, zaten bu minvalde bir tepki verilmedi mi?


İnce’nin ekranlara çıkıp, CHP’ye olan eleştirileri, mevcut CHP düzeninden memnun olanlarca hemen linç edilmeye başlandı.


Ve yine hep bildiğimiz o tekrar eden cümleler satır başlarına konuldu.


“İktidara karşı bölünmenin zamanı mı?” denilerek İnce’ye tam anlamıyla veryansın edildi.


+++


İktidara karşı muhalefet edenler için elbette bir bölünme zamanı değil!


Ama artık birilerinin de partiye dair gerçekleri söylemesinin zamanı çoktan geldi.


Hatta İnce’nin yaptığı eleştirilerin çok geçmiş kalmış açıklamalar olduğunu bile düşünüyoruz.


CHP, artık içerisindeki sıkıntıları halı altına süpürerek geçiştiremez.


CHP’nin 2023 yılına hızla yol alınırken, bir kez daha böyle yaparak gerçeklerden kaçamayacağı günyüzüne çıkmış durumdadır.


Mevcut durum ile 2023 yılında da yüzde 25 oy mevcudiyeti ile iktidara talip olamayacakları çok net biçimde görünmektedir.


Bununla birlikte yüzde 51’i sağlayacak potansiyeli ortaya çıkaracak bir lokomotif rolü de alamayacakları yine çok bellidir.


Çünkü bugünkü CHP’ye bırakın iktidar karşıtı çeşitli kesimleri, parti içinden bile büyük çapta bir tepki vardır.


Yani CHP yüzde 51’e dair topluma hala bir güven vermiş değildir.


Sadece ve sadece CHP içerisinden çıkan aktörlerin (İmamoğlu, Yavaş vs.) peşine takılan kitlelerin sağladığı bir güçten söz edebiliyoruz.


Bu gücün CHP çatısı altında birleştirilerek, seçime sokulması ihtimalinin neredeyse hiç olmadığının, sanırım bugünkü CHP yönetimi bile farkındadır…


İşte bu yüzden CHP Genel Başkanı asla Cumhurbaşkanı adayı olmuyor, yaratılan kahramanlar ile mevcut düzenin devamı sağlanıyor.


+++


O halde artık hamasi, geçiştirici, gün ve koltuk kurtarıcı söylemler yerine CHP’nin şapkasını önüne koyup öz eleştiri yapmasının zamanı gelmiş olmalı.


Bu nedenle İnce’nin eleştirileri ve hareketi, bizce CHP için adeta bulunmaz bir fırsat ortaya koyuyor.


Bazı etnik gruplara teslim edilmiş, gizli yapılan ancak toplumun açık olarak bildiği ittifaklara mahkum bırakılmış bir CHP’nin silkelenip kendine gelmesi mecburi bir hal alıyor.


Bu yüzden İnce’nin ortaya çıkışı ile hareketlenen iktidar karşıtı tarafın yaşadığı heyecan bizce CHP adına kaçırılmayacak bir avantajdır.


CHP ya bu fırsatı kullanıp, geçmişteki öz kimliğine doğru yol alacak kararları verecek;


Ya da toplum iktidara karşı kendi içerisinden yeni bir muhalefet ortaya çıkarıp yoluna onunla devam edecek.


Sonuçta muhalefet siyaseti güden kesim bugüne kadar CHP ile amacına ulaşamadı…


Girilen tüm seçimlerden eli boş olarak çıkıldı.


Bu kesim için bir kaybedilecek bir seçim daha zarar etmez.


Ama ondan sonrası için, iktidarı beğenmeyen tüm kesimlerin oylarını birleştirecek bir muhalif yapıyı ortaya çıkaracak kadar zaman olur.


Bu, bugün İnce’nin hareketi ile başlar, yarın belediyeleri kazanan isimlerin destekleri ile olur, ya da farklı bir biçimde hayata geçer.


Çünkü Türkiye’nin yeni bir muhalif anlayışa ihtiyacı olduğu artık kesindir.


Bakalım CHP Genel Merkezi bu gerçeği görüp ona göre mi adım atacak?


Yoksa yine “Ayrışma zamanı değil” tarzı klasik politikası ile yok oluşlarını mı hızlandıracak?


Bekleyip göreceğiz…