16 Eylül 2020 Çarşamba 805 Okunma

SADECE PATRON DESTEKLENİRSE, PİYASALAR DA BU HALE GELİR!

 


Pandemi hayatımızı alt üst etti.


Sosyal anlamda tam anlamıyla içimize kapandık.


Korku,  endişe ve zaman zaman panik halinde yaşamaya başladık.


Ancak, sadece kişisel yaşam alışkanlıklarımız değil;


Bu alışkanlıklara göre ticari yaşamanı belirleyenler de br o kadar alt üst oldu.


+++


Şehir esnafının durumundan söz ediyoruz.


Karantina sürecinde haftalarca işyerlerini açamadılar.


Ardından  “Kontrollü normal” dediler.


İşyerlerinin bazı bölümleri ancak açıldı, işler eskiye göre çok küçük yapılmaya başlandı.


Bu süreçte ayrıca bir zarar yazdı esnafa.


+++


“Tam olarak normalleşmeye başladığımız döneme girince de, bu kez halkın cebinde para kalmadı!”


Öyle ki, “pandemi atlatılsın” diyerek uygulamaya konulan “kısa çalışma ödeneği” gibi formüller yüzünden çalışanların tamamı gelirlerinin bir kısmını kaybetti.


Böyle olunca da, daha önce çarşı, pazar, sinema, eğlence, gece hayatı gibi alanlara çıkan binlerce kişi, sadece temel ihtiyaçları için sokağa çıkmaya başladı.


+++


Bugünlerde, üniversitelerin yüz yüze eğitime açılmaması konusu ön plana çıkarılıyor ama;


Esnafın bugünkü hale düşmesinin en başlıca sebebi nedense hiç konuşulmuyor.


“Aylardır asgari ücretin bile çok altında kazanarak yaşamak zorunda kalan onbinlerce kişi, şehir piyasalarından şu an itibariyle tam olarak çekilmiş durumda!”


Tek birisi bile ailesiyle birlikte sosyal ortamlarda bulunamıyor.


Restoran, cafe, bar, lokanta gibi yerlerin yüzünü uzun zamandır unutmuş durumdalar.


Sebebini söyledik…


Kazanacağı ücret konusunda patronunun vicdanına bırakılan işçiler, aylardır sadece geçinmenin derdine düşmüş vaziyette…


Geçim derdi içerisinde de kiradan, faturalara kadar temel giderler ötelenmeye çalışılıyor.


Bu ihtiyaçlarını gideren insanlar ise, bir ayı geçirmenin ancak bu şekilde rahatlamasını yaşıyor.


+++


Sözüm cebi dolu, hesapları şişik, ‘pandemide bile dilediği parayı kazanabilen’ kişi ya da kişiler için değil!


Onları zaten bu süreç içerisinde şehrin her yerinde gördük.


Bizim dikkat çektiğimiz nokta, kısa çalışma ödeneği gibi, devletin büyük fedakarlıklar yaptığı bir uygulamanın bile doğru düzgün yapılmamasına…


İşçi yerine, patronu kurtaracak bir formülle pandemi sürecinde ortaya çıkarsanız;


İşte bugünkü piyasa ortaya çıkar.


Kimsenin sosyal harcama yapamadığı ve bu yüzden de yüzlerce esnafın artık kepenk kapama noktasına geldiği şehir piyasaları görürsünüz…


Anlayacağınız…


Eskişehir’in bugünkü halinin en temel sebebi üniversitelerin açılmaması değildir sadece…


Benzer sorunlar mutlaka vardır ama, bu konu konuşulurken, işçilerin kazancından kısılması işini de kimse atlamamalıdır.


Eğer bundan sonraki süreçte, devlet çalışanlarına bir şekilde destek olmaya devam edecekse de;


“Önce patronu değil, çalışanı dinleyerek bu uygulamaya devam etmelidir”


Hem çalışan, hem de işini kaybetmek istemeyen küçük esnaf için bunu yapmalıdır…


Yoksa piyasalardan yükselen hezeyanlar kış öncesi çok daha farklı boyutlara gelecektir…