17.12.2017 18:05:38 7171 Okunma

UMUT…

 


 


Bolu’da galibiyeti sonuna kadar hak eden taraf kazandı.


Giresun deplasmanından sonra bu sezonun en silik Eskişehirspor’unu izledik.


Nedeni ise son haftalarda tek yumruk olarak takım havası veren direniş işçileri, yapması gerekeni boş verip kuzu kuzu yenilmeyi seçti.


Durduğu yerde yaprak döken savunmanın ilk dakikalarda rakibe pozisyon vermekteki hüneri özgüven travması yarattı.


Orta alanı çabuk geçen Bolu karşısında Eskişehirspor sadece tempoyu düşürmek için uğraştı.


Zaten orta alanda fizik kalitesi bizden yüksek olan rakipler karşısında durumumuz hep içler acısı…


***


Bir takım yenilebilir.


Hatta farklı da kaybedebilir.


Ama bunun bile bir duruşu olur.


Adına ayakta ölmek denir.


***


Boluspor, orta alanı halı sahada oynar gibi geçiyordu da, koca Eskişehirspor üçlü orta sahayla rakip sahaya gitmesi bir kenara, bir direnç bile gösteremedi. Sahanın kaliteli kısımlarında öne çıkan hep Boluspor’du.


Eskişehirspor’da tüm futbolcular adeta yokluğa karışmak için yarış halindeydi.


***


Formanın canı çıktı da bazılarının yenilgiye gıgı çıkmadı.


En ağırı da buydu…


Ama bu tip yenilgiler alın teriyle söndürülür.


Sızlanarak yada mazeret üreterek değil.


Adana maçında bazılarının ödeştirmesi gereken bazı konuları şimdiden oluşmuştur.


Noel tatiline erken çıkmayı kafasına koyanlara inat beklentimiz budur…


***


Boluspor’un hakkını verelim.


Ama Eskişehirsporlu futbolculara hemen para yaftasını yapıştırarak ağzımıza geleni söylemeyelim. Bu yenilgiyi kaza farz edelim.


Bu takım son 4 maçta 10 puanı Bolu’da ki ölü haliyle almadı.


O yüzden Cumartesi günkü zafiyet tablosunu, her şartta kazanmaya programlanmış bir takımın kazası olarak yorumlayalım.


Ya da iyimser düşünmekten vazgeçmeyelim...


Çünkü davasına sadık adamlar davasından caymaz.


Çünkü bu takım her zaman böyle yakalanmaz!


***


Bu yüzden bir haftada her şeyi değiştirmeye gerek yok! Bu sezon lige rakipleriyle eşit şartlarda başlamayan Eskişehirspor’u şimdi yerin dibine mi sokacağız?


Bolu’da ki gerçeği açıklamamız gerekirse. "Futbolun bizim adına kırmızı kesildiği, karanlık bir gündü"


Bu yanlış haftanın bendeki doğrusu; Eskişehirspor hala bu ligin kaliteli futbol takımlarından biri olduğudur.


Bu yüzden hala umularımızı sıcak tutuyorum. Hem de böylesine bir zamanda ve ortamda…


Bolu’da çabuk teslim olmayı seçenlerin kendilerine inat Adana maçında sırt sırta vereceğine şüphem olmadığı için…


***


Umut zaten karanlık düşüncelerde değil aydınlıktadır.


Umut, bilerek kart görüp tatile erken koşan zavallı adamlarda değil, kaybettiğinde dahi dimdik takımının yanında duran adam gibi adamlardadır.


Umut, Eskişehirspor Başkanı'nın değişmesinde değil, düşünce sisteminin değişmesindedir.


Umut, transferlerde ganimeti toplamakta, yöneticilere yağdanlık yapmakta değil, kaybetmek pahasına kulübün çıkarlarının kavgasına ortak olmaktadır.


Umut aynı zamanda futbolun namuslu yanını hisseden... Kendilerini bu soysuz sisteme ait hissetmeyen herkestedir.


***


Belki bu şehirde futbol adına her şeyi öldürdüler ama.


Gerçek adamlığı öldüremediler henüz!.


O yüzden umutlar hiçbir zaman tükenmeyecek bu şehirde…


::::::::::::::::::::::::