7 Ocak 2019 Pazartesi 1596 Okunma

DOĞRU OLANI ZAMANINDA SÖYLERSEN DEĞERLİDİR

 


 


Oyunu kurallarıyla oynayacak halimiz bile yok ama yine de umudum var demek istiyorum.


 


Çünkü biliyorum ki bizi ayakta tutacak Eskişehirspor ile ilgili kurduğumuz hayallerimiz… Onları ne kadar sıcak tutarsak kendimizi orada bulacağız.


 


***


 


Kendi değerleri üzerinden Eskişehirspor’u ayağa kaldırmalıyız.


 


Ama bir baktık ki genel kurulda insani değerlerin katli hala sürüyor.


 


Tartışmalar, Eskişehirspor üzerinden yapılan katliamı ancak bu kadar net biçimde ifşa edebilirdi.


 


Gördünüz mü kulübü bu zamana kadar kimlerin yönettiğini?


 


Böyle başkanlık ve yöneticilik ancak bizim futbol dünyamızda itibar görür.


 


Merak etmeyin,  yine bu düşünce sistemi kulüpte hükmünü sürdürecektir.


 


***


 


Bir baktım ki; kulübün içindeki kromozomun adı; nefret...


 


Yeni moda da nefretten beslenmek…


 


Genel kurulda ki tek amaç böylesine bir süreçte ibra edilmekti…


 


Ve atı alan Üsküdar’ı da geçti.


 


Her anlamda kıtlığa düşen Eskişehirspor’da, çirkinliğin zenginleşmesinden doğal ne olabilirdi ki zaten!


 


Tartışma kalitesinden yoksun, gelecek adına fikir üretemeyen, zorbalığın kalabalığa karıştığı bir kulüpte; yöneticilik laftadır.


 


***


 


Kulübe yön vermesi gerekenlerin damarlarında dolaşan tedavisi imkansız bir kin duygusu.


 


Geçmişin pisliğiyle çirkinliğe batmış, kalitesiz bir düzen.


 


Eskişehirspor’da güzel ne var derseniz; taraftarın kulübe bağlılığı ve genç kadronun tertemiz alın teriyle verdiği hayat mücadelesi…


 


Gördüğünüz gibi sığındığımız güzellikler o kadar kısıtlıyken, çirkinlikler diz boyu.


 


***


 


Son dönemde gördüğümüz bir şey varsa,


 


Biz sevginin bozulan ritmini onaramazsak...


 


Kulübün içinde barışı sağlamazsak...


 


Paranın, çıkarların ve düşmanlığın etkisinde kalırsak…


 


Bu nefret ikliminde Eskişehirspor’u kaybedeceğiz…


 


Bu yüzden getirisi olmayan boş tartışmalar ve başkanlık üzerine asılsız gündemlerle kimse oyalamasın bizleri…


 


Çalmasın hayallerimizi ve Eskişehirspor’un geleceğini…


 


Kendi popülaritesinin peşinde koşanlara ve herkesin bildiğini aktararak fikir üretmeden yazılar yazanlar da geçmişte olduğu gibi kıssın sesini…


 


Bazı doğruları konuşmanın da zamanı vardır. Hele ki yazmakta geç kaldığınız birçok doğru kulübe bu saatten sonra fayda sağlamayacaksa...


 


Bir kereliğine de olsa tribünlere oynamayı da bırakın.


 


Kimse yemiyor bunları…


 


Artık anlayın!


 


***


 


Çok güzel bir sözdür ‘Umut her zaman yolunu bulur’


 


Eskişehirspor adına yapılan her varoluş mücadelesi yeni umutlar doğurur.


 


Yıkılan hayallerimizin altında kalmaktansa…


 


Ayağa kalkmamız gerekiyorsa da kalkmalıyız.


 


Çünkü hayat bir renk cümbüşü olduğu kadar…


 


Cesarettir!


 


Bazı değişimler günlük kayıpları getirebilir. Önemli olan geleceği kazanabilmektir.


 


***


 


Hep söylüyorum şimdi ki zaman değil, Süper ligde oynadığımız yıllardır Eskişehirspor’un canına okuyan…


 


Bütün güzellikleri çalıp, Eskişehirspor’u siyasetle, öz değerleri parayla yok eden düzen, futbolu da medyayı da kendine benzetmiştir.


 


Bir bakın yaratılan ortama.


 


Kimin kime inancı güveni kalmış?


 


Tüm değerleri el birliğiyle öldürdük.


 


İtibar sizlere ömür!


 


***


 


Medyada, sanatta, siyasette ve futbolda…


 


Kim ne ektiyse biçti.


 


Bu çirkinliği sulayan taraftarların da ta kendisiydi...


 


Onlar istemese, kim bu soysuz düzende hem hain, hem kahraman olabilirdi ki!


 


Ne yani yapılan onca yanlışa arka çıkmak adına, işimize gelen kişilere alkış mı tutacağız?


 


Zaten yıllardır "Süper Lige çıkmazsak batarız" düşüncesi değil midir Eskişehirspor’u batıran. Son 3 yılda projesiz görev yapanlara bir şey olmadı ama olan Eskişehirspor’a oldu.


 


Kaybettiklerimizi kazanmak için ne yapsak faydasız!


 


Yenilmek niye bu kadar korkutuyor sizleri?


 


Yenilgiyle yenilenmek kötü bir şey değildir.


 


Çünkü değişim en büyük devrimdir.


 


Ayrıca bataklıklar kendilerine ait olmayanı zaten geri verir!


 


Eskişehirspor kulübü de böyle günleri de atlatmasını bilir.


 


***


 


Son genel kurulda yaşananlara ve 15 gün sonra ne olacak mevzusuna gelirsek,


 


Bunlar film içinde filmdir.


 


Bazen senaryolarda Eskişehirspor’un menfaatleri için üretilir. Önemli olan ana konuyu anlayabilmek ve işleyişi görebilmektir.


 


Bunun adı da her şeye hazırlıklı yakalanmaktır. O yüzden biz kaçalım. Bazıları da bizi oyaladığını sansın.


 


Yani bu demektir ki…


 


Boşuna kendinizi yormayın!


 


Zaman... Su gibi akıp giden zaman... Halil Ünal’ın da dediği gibi ‘Yalan Dünya’


 


Ama zamanın da her şeyi ödeştirdiği dünya…


 


Bazıları kendi günahlarının bedelini Eskişehirspor’a ödetmesin artık!


 


Borcu azalttık diye sevinenler, gelecekle ilgili kaygıları nasıl arttırdıklarını biraz düşünselerdi, kulüp bu noktalara zaten gelmezdi.  


 


Ama ne yazık ki; küçük hesaplar bazıları için büyük ihtiyaç!


 


***


 


Sığınacak yalan kalmadığı zaman tek gerçek doğrudur.


 


Eskişehirspor’un kaderini değiştirmekten bahsedenler, neden kendi yüzünü başka yöne çevirmeyi hala akıl etmiyor acaba?


 


Bunca zamana kadar karşılığını bulamayan bekleyiş, tamamen kirli bir siyaset hikayesiyse eğer…


 


Ve bu şehirde eğitim zayiatları, Eskişehirspor’un kayıplarından fazlaysa…


 


Lütfen politika asli işine dönsün.


 


Böyle bir zamanda çözüm konusunda hiçbir adım atamıyorsa da bu kulübün yakasından elini sonsuza dek çeksin!


 


Kimse de kulüp üzerinden bundan sonra siyaset üretmesin…


 


:::::::::::::::::::