20.01.2019 16:52:57 3733 Okunma

ES-ES’E YAKIŞAN GÖRÜNTÜ

Eskişehirspor’un 19.başkanı Kaan Ay oldu…


Gerçek bir Eskişehirspor aşığı olup, kendisiyle yöneticilik yapmadığı dönemler dışında da tanıdığım için, bu kulüp adına iyi niyetiyle elinden geleni fazlasıyla yapacağından şüphem yok!


Gel gelelim iyi bir başkan olmak yalnızca iyi bir insan olmaktan da geçmiyor.


Sayın Ay’ın da bu bilinçle adımlarını sağlam atıp, bu futbol camiasının kucağına düşmeden kendi fikirleri üzerinden yola devam etmesi şart!


Ki geçmişte yapılan hataları ve yaşanılan süreci en yakından gören kişidir kendisi…


***


Eskişehirspor’un önceki akşam yapılan genel kurulunda en güzel görüntü iki başkan adayının gösterdiği duruş…


Bizim için başkanın kim olduğu önemli olmadığı ve bu duruşu değerli gördüğümüz için buradan girmeyi istedim yazıma.


Öyle ki, arkalarında birbirlerine kinli iki topluluğun desteğini almalarına rağmen, onlar bu girdaba kendilerini kaptırmadılar. Ve kaliteli duruşlarını bozmadılar. Eskişehirspor’un menfaatleri üzerinden yaptıkları gerçekçi konuşmaları tam da aradığımızdı aslında…


Ve şunu da fark ettik…


Geçmiş hesaplaşmaların üzerinden seviyesizliğin vücut bulduğu genel kurulların aksine böylesine bir ortamı özlemişiz!


***


Mustafa Topkaya seçim kaybetmiş olabilir. Duruşuyla çok şeyler kazanmıştır. Fakat Topkaya’nın üzerinden perde arkasında başka hesapların peşinde koşanlar geçmişte olduğu gibi yine amacına ulaşamamıştır.


Gelecek Mustafa Topkaya’ya tekrar bu koltuğu vadedebilir. Bunu zaman gösterir. Ancak bir daha kimlerle yola çıkacağını iyi seçmelidir…


Çünkü seçim kaybetmenin kiniyle beslenen değil, centilmenliğiyle yüzleşenler bu kulübe fayda getirir.


 


 


UZANTISI OLMADIĞINI GÖSTERMELİ


Şunu gördük;


Halil Ünal çok direndi ve sonuna kadar mücadele etti. Gitmeyi en çok hak ettiğinde giden, tekrar döndüğünde ise bu kez tabelada aradığını bulamayan Ünal için yollar artık tıkandı.


Üstüne üstlük transfer yasağında işler imza alınması noktasına gelince, geçmişte ki hataları kendi önüne çıktı ve bu kez başkanlığı bırakmak zorunda kaldı.


Artık Ünal, o koltuğun sahibi olmadan da düşlerine hükmedecek gücü bulmamalı. Bunu da sağlayacak olan Kaan Ay olmalı…


***


Koltuk sevdası öyle ihtiras yüklüdür ki, asıl yapılması gerekenleri ve geçmişte yaşananları bile hafızalardan siler.


O koltuğu kaybetmemek için kulüp adına kazanılması gerekenlerin kaybedilmesinde bile sakınca yoktur. Geçmişte Eskişehirspor’da bunun örnekleri çoktur.


O ihtiras ki koca Eskişehirspor’un ve camianın canına okumuştur…


***


Mesut Hoşcan gerçeğini yaratan Ünal’ın kendisini tekrar başkanlığa götürecek o yolu bu kez Kaan Ay üzerinden bulma hayali bile çok şey kaybettirir. Eskişehirspor’un çehresini değiştirecek işlere imzasını atması gereken Ay’ın, Halil Ünal’ın uzantısı bir yönetim anlayışıyla kulübün yönetilmeyeceğini de bu şehre ispatlamalı.


Çünkü 6 ay sonra başka bir senaryo film haline gelirse, Ay da bu yüreklerde hükmünü kaybeder.


***


Bu camia Halil Ünal’ın yarattığı ikinci bir başkanın hatalarını kaldıracak ne güce, ne de o sabra sahip değil…


Bir kısım kongre üyelerinin Halil Ünal’ın yanında olmakla duyduğu gururu, borç batağına sokulan Eskişehirspor gerçeğinde nereye sakladığını sorsam ayıp etmiş olur muyum?


Bu borçları oluşturanlardan kongrede sorulması gereken hesap neden sorulmaz da o kollar kaldırılır?


Gelinen son noktada Kaan Ay adına bu meseleden çıkan en güzel sonuç şu olmalıdır:


‘Kim kazanırsa kazansın; taraftarın güvenini ve saygısını almadan o koltuğa kimse gönüllerde sığamaz’


Bazen takımı Avrupa kupalarına taşımak da, Türkiye kupasında final oynatmak da yetmez…


Çünkü futbolda dün yoktur.


 


DOĞRU VE GERÇEKÇİ PROJELER


Yazdıklarımız umutsuzluk olarak algılanmasın…


"Umut her zaman vardır!"


Bizim düşüncelerimiz de mutlak doğru değildir elbet.


Ama şu görülmeli.


Futbol artık sadece günlük yaşanmadığı zaman özeldir.


Ama hatalarında diretenlere dersini verdiği için de güzeldir.


Bakınız: Halil Ünal ve Mesut Hoşcan…


Ama ders almakla harcanan yıllar kimi tüketti derseniz.


Tabi ki Eskişehirspor’u... Ve bu kulübü gerçekten sevenleri…


***


Biz daha önce izlediğimiz bir filmi tekrar izlemek istemiyoruz sadece.


Bakın o yanlışların enkazı temizlenmeye çalışılıyor hala!


Eskişehirspor’un böyle günlerinde bile rant elde etmeye çalışan bir futbol düzenimiz var bizim.


Ama şu unutulmamalı…


Eskişehirspor ayakta kalmakla avunacak bir camia değildir!


Gelecek için proje üretmek gerekir.


Bu doğrultuda Eskişehirspor’a gerçek anlamda tüm şehrin göstereceği bir refleks gerekiyor.


Artık bu saatten sonra tribündeki coşkunun yetersiz kalacağını da özellikle işaret ediyorum.


Çünkü koca şehri yordunuz.


Ben yanlışların kökünü kazımak için de gerçek bir devrim gerektiğinden bahsediyorum.


***


Öyle yada böyle mecburiyetten de olsa güzel bir jenerasyon yakalandı. Transfer tahtası açılırsa, çıkış yolunu fazlasıyla oyuncu almakta bulmamak gerekir.


Öyle ki bu sezon ligde kalınırken, önümüzde ki sezonun da planlaması yapılmalı.


Ve bu imza veren oyuncuların tekrar 6 ay sonra imza vereceğinin garantisinin olmadığı da unutulmamalı.


Futbolculara ödenen bedeller bundan sonra sevdaları üzerinden taraftara ödetilmemeli?


Bilmem anlatabildim mi?


 


HEP PERDE ARKASINDA KALMANIZ DİLEĞİYLE…


Eskişehirspor kongresinde perdenin önü temizdi. Ancak bu işin bir de perde arkası tarafı vardı.


Koca koca adamların neden ve niçin iki genç başkan adayı arkasında saf tuttuklarını biliyorduk. Yaptıkları ince hesaplarında farkındaydık. Garanti alanlar da çoktu. Ama kulübü bu hale getirenlerin böylesine pişkin pişkin şekilde başrole soyunmasının bende açıklaması yoktu.  Bu gördüklerim ve duyduklarımın üzerine kurabileceğim tek cümle: Hep böyle perde arkasında hükümsüz kalmanız dileğiyle…


 


JALEN YILMAZ GERÇEĞİ


Jalen Yılmaz 15 gün önceki genel kurulda yaşananların tek özeti olan kişiydi aslında. Seviyesi o kadar düşük ve getirisi olmayan işler vardı ki! Jalen Yılmaz da sanırım kendi kendine “Bunlar başkan olabiliyorsa ben hayli hayli olurum” dedi. O ortam kendisini dahi yüreklendirdi. Belki farkında değildi ama Jalen hanım camianın ne noktaya geldiğini en güzel şekilde ders verir şekilde gösterdi. O’nun başkanlık hayaliyle yaşadığı süreç ise realizm ile romantizm arasında hayal gibi gelip geçti…