20 Eylül 2020 Pazar 1564 Okunma

BU ÖZER BİZİ ÜZER…

Eskişehirspor adına yine tek düze oyun içinde beraberliğe dayatılmış bir futbol kurgusu...


Konuk ekip nasıl olsa kazanırımın havasıyla çıktığı maçın 60.dakikasından sonra direk sonuca gideyim telaşına düşünce, panik havasına kapıldı ve ilk yarıda ki oyunundan da uzaklaştı.


Eskişehirspor’un ise doğru şekilde önce gol yememe üzerine kurulu, ancak haftalar ilerledikçe gelecek adına soru işaretleri yaratacak oyun anlayışı vitrine çıktı.


Şuan da forma giyen bu oyuncuların hasbelkader geleceği olabilir ama Eskişehirspor’un bu futbolla geleceği yok!


Bırakın bu ligi, düşme olsaydı bir alt ligde bile yok…


***


 


Geçen sezon ki tecrübelere dayanarak Eskişehir’de taraftarsız maçların tadının olmadığını biliyoruz…


Ortamın zor olduğunu da…


Ancak ilk yarıda futbol şansı yanında gitmiş… Konuk ekibin 2 topu direkten dönmüş, kalecin 3 kurtarış yapmış… Gol yemeden soyunma odasına girmişsin…


Son yarım saatte ritmi bozulan ve özellikle 80’den sonra savunmasında açıklar veren Adana karşısında dahi oyuna müdahale edemeyen bir yedek kulüben var…


Müdahale sadece oyuncu değiştirmek ile olmaz.


Hangi maçta gidişata yön vereceksiniz?


Bugün bu takımın başında 15 maçtır kazanamayan bir Eskişehirli bir teknik adam olsaydı durumu ne olurdu farkında mısınız?


Başta basın, ardından taraftar ve yönetim tarafından çoktan darağacına çekilmişti.


Böyle şeyleri yazmayı pek sevmem ama samimiyetle söylüyorum bu şehirde Mustafa Özer’den çok önde olan hocalar var…


Peki Mustafa Özer’i bu kadar özel yapan ne?


Sonsuz kredi gücünü nereden buluyor?


Geçen sezonun neredeyse tamamını maç yapmadan geçiren Talha fizik olarak takımın en iyi durumda olan 3-4 oyuncusundan birisiyse ve yine geçen sezona göre birçok oyuncu hala bir arpa boyu yol alamadıysa…


Mustafa Özer’e bırakın bizi, kendisinin sorması gereken bazı sorular yok mudur?


***


 


Toplam 180 dakikalık iki maçta Talha’nın Ankara’da 50.saniyede ki şutunun dışında Eskişehirspor adına yürekleri hoplatan, futbol kokulu tek pozisyon dahi yokken; Özer hocamızın hala kaçan fırsatlardan dem vurmasının adı hiç kusura bakmasın ama ‘Akıl tutulmasıdır…’


Ya biz başka gözle maç izliyoruz, ya da kendisi resmen dalga geçiyor…


Sadeve şunu kabul ediyorum…


‘Eskişehirspor’da pandemi sürecinden sonra öznenin futbol olmadığı ortadayken, sahada taktiksel anlamda aynı kalıpta devam eden oyuncu grubunun iyi niyeti ve katıksız mücadelesi elimizde ki tek güzellik’


Beklenen mücadele bu ama futbol adına gelişim gösterecek bir takım hayali kuruyoruz hala!


Bizi geriye götüren faktör ise futbol kalitesinin olmadığı zamanlarda yalnızca mücadele üzerinden tesellilerle yetinmek zorunda bırakılıyoruz…


Bu da meselenin en trajik yanı!


***


 


Masalımsı olayları bırakalım artık. Futbolda genç oyuncu yaşı 16-17’lere düşmüşken biz 23 yaşında ki futbolcularımızı genç olarak farklı bir psikoloji içerisine sokuyoruz. İki sezondur bu oyuncu grubunun hep arkasında duruldu.


Tabi ki durmaya da devam edeceğiz.


Fakat Eskişehirspor formasının ağırlığını taşıyacak ve kendini geliştirerek ilerleyecek oyuncularla bir yere varılabileceği gerçeğini görerek…


Acı gerçeklerimize dönersek de Adana karşısında alınan beraberliğe rağmen Siyah Kırmızılılar bu görüntüsü ile geçen sezonun aksine daha ikinci haftada “Acılara yürüyor, korkmuyorum” şarkısını söyler.


***


 


Doğruları susup yanlışları haykıran bir futbol dünyasında yaşıyoruz.


Bu artık değişmeli.


Çünkü hükmünü yitirmiş olaylarla uğraşmakla, asaleti ayağa kaldırmak arasında bir uçurum var...


Sıkıntıların farkındayız. Eleştirilere rağmen Mustafa Akgören ve arkadaşlarının da nasıl çalıştığını çok iyi biliyoruz…


Mustafa Özer’in de bu takımın başına nasıl geldiğini bildiğimiz için, yanlışlarla başlayan işlerin doğru bitmediğini de iyi biliriz.


Özer’in maç sonu yorumları en az maçlara olan müdahaleleri kadar acı…


Hele ki duran toplarda oyuncularını soktuğu durumu futbol içinde olanlara kimse izah edemez?


Adama gülerler.


Böyle duran top organizasyonu mu kaldı?


Eskişehirspor’da ki oyuncuları bu duruma düşürmek bile başta onlara yapılan en büyük haksızlıktır…


İnanın alt yapı maçlarında dahi artık bu tip basit işler yapılmıyor.


Genel resme bakarak ve ahbap-çavuş ilişkileri bir kenara bırakılarak; başkan Mustafa Akgören’in derhal gerekli müdahaleyi yapması gerekmektedir.


Yoksa bu Özer sadece tüm Eskişehir’i üzmekle kalmaz, Akgören ve ekibinin yaptığı işleri gelecek haftalarda anlamsız bir hale sokar…


Çünkü birkaç hafta geçtikten sonra bu şehirde herkes senin perde arkasında ne işlerle uğraştığınla değil, tabelaya bakar…