29 Eylül 2020 Salı 3823 Okunma

ARTIK İZLEMEYİ BIRAKIN

Pazar akşamı İzmir’de alınan farklı mağlubiyet iç acıtıcı…


Eskişehirspor hala sanki toplama takım.


Hani derler ya, öleceksek adam gibi ölelim. Bizim çocuklar kuzu kuzu yenildiler.


İlk 20 dakika fena oynamayan Eskişehirspor gerçeğini ‘es’ geçmiyoruz. Ancak sahaya çıkan 11’e baktığımızda ‘Bu takımın gol yememe ihtimali yok’ diyoruz.


***


 


Maçın başında Altay’ın rakip alana sızma metodu değer bulurken, Eskişehirspor’un oyun anlayışı zoraki kurgu gibi olduğu çok belliydi…


Çünkü hafta içinde ki Mustafa Özer’in söylemleriyle sahada ortaya konulan eylem arasında tezatlık vardı.


‘Önce durdurup sonra vuracağız’ diyen Sayın Özer’in kurguda herhangi bir değişikliğe gitmemesi de bir hayli düşündürücüydü.


Maçtan önce, Altay takımının ikinci ve üçüncü bölgede güçlü olduğunu anlatan Özer’in, bu güce tedbir almaması da ilginçti.


Acı tarafı rakibin attığı ancak sayılmayan iki golü ile yediğimiz ilk gol kopya gibi. Bunu görüp de müdahale edememek ise kulübe zafiyeti.


***


 


Anlayacağınız İzmir temsilcisi daha önce resmini çizdiği pozisyonlardan golleri sıraladı.


Mustafa Özer seyretti.


Bir deplasman takımının hele ki ‘Önceliğim savunma yapmak’ diyorsa, böyle goller yemeye de hak yoktur! 


Özer hafta boyunca verilerden bahsetti ‘Eskişehirspor’da hak edene forma veriyoruz’ dedi


Bu hafta yalnızca bir idmana çıkan ve takıma oldukça geç katılan oyuncuların 11’de başladığı bir ortamda forma adaletinden bahsedemezsiniz. Yenilen gollere baktığımızda hafta boyunca idmanları izleyenlerin yine izleyici rolünde olduğunu zaten görürsünüz.


***


 


Maçın ikinci yarısında da değişen bir şey yoktu.


Pozisyonlara sağır kalanlarla ağır kalanlar koalisyonu.


Birbirinin üzerine devrilen adamlar arasında ayakta kalan birilerini aradım, kimseyi bulamadım.


Buna karşılık Altay akılcı bir mücadelenin içinde, tam teşekküllü bir futbol şantiyesiydi.


Daha fazlasını da atabilirlerdi.


***


 


Şimdi Eskişehirspor’da aynaya bakmak için herkes sıraya.


İlk sıra Mustafa Özer’indi…


Yüzleşti ve yol ayrımına gidildi


Zaten teknik heyet ve oyuncular arasında iyi diyalog olabilir ama futbolun diliyle anlaşamadıkları artık kesindi.


Bu iş sezon sonuna kadar böyle devam etseydi, bize de ikinci el hayaller ve yorumlar kalacaktı.


Ağır yenilgiden ziyade eldeki futbol gerçeklerine biliyorduk... Mustafa Özer’in işinin zor olduğunu da. Ve bazılarının gönlü rahat olsun… O’na haksızlık yapmadık. İyi insan olduğundan da hala şüphemiz yok! Ancak bunlar futbolda ne yazık ki yetmiyor.


***


Eskişehirspor’da genç futbolcuları ayağa kaldıracak ve tekrar inançlarını arttıracak hamleler gerekli.  


Bunun içinde yapılması ve izlenilmesi gerekilen yol belli…


Eskişehirspor yönetimine maddi külfet getirmeyecek, kulübe gönül vermiş ve sonuna kadar bu yola baş koyacak şehrimizin teknik adamlarından bir heyet tarzı teknik ekip kurmaktır. Geleciğimiz ve bu çocuklarımızın gelişimi için bu şarttır. 


Böyle günlerde taşın altına elini koymayacak hangi teknik adam varsa da bundan sonra da zaten Eskişehirspor ile işi olmasın…


***


 


Eskişehirspor’da ki acı gerçeklerin bugünün sorunu olmadığını herkes biliyor. Naylon genel kurullarla tüketilen bir kulübün, ortaya çıkan gerçekleri tüm ihtişamıyla sahada yüzümüze tokat gibi vurmaya devam ediyor.


Bu yüzden hayallerin varlığı, gerçeklerin yokluğuna armağan olsun.


Bu kulübün geçmişte kanını emenler de eseriyle gurur duysun.


***


 


İçine doğru yanmaya alışmış dağlar, eninde sonunda patlar sanıyordum.


Bu şehir de ancak balon patlar!


Koca Eskişehirspor’un bu hale gelmesine seyirci kalanlar, bu hale getirenler kadar suçludurlar. 


Artık icraat zamanı, konuşma değil.


Çünkü laflar beş para etmiyor.


***


 


Ve son olarak;


Karanlıktan ne kadar uzaklaşmak bahanesi varsa gerçekte karanlığa o kadar yakınlaşmak vardır.


6-0’lık yenilgiye rağmen yine söylüyorum. Düşünce devrimi ancak ‘Yetenekli gençleri’ Eskişehirspor’a kazandırmak üzerine olur.


Çünkü bu kulübü ancak güvendiğimiz gençlerle ayağa kaldırabiliriz...


Şimdi bir genç için bile olsa, onları çimdikleyen ruh arıyorum.


Bunun içinde doğru bir yapılanma gerekiyor.


İster 5, ister 10 yıl sonra gelsin başarı denilen olgu.


Bu kulübe gerekli olan doğru bir kurgu…


Hala izleyecek ve görmezden geleceksiniz…


Sizlere söyleyeceğimiz şudur:


Bu şehirde; eskiden şehrin büyüklerinin altı çizilirdi...


Şimdi üstü çiziliyorsa...


Onların da şapkasını önüne koyması gerekmiyor mu?


Geçmişte ki kısır atışmaların ve hesaplaşmaların galibi hala bilinmiyor.


Ama mağlubu kesinlikle Eskişehirspor!


Artık izlemeyi bırakın.


Bu koca çınar üzerinde birleşin ve Es-Es’e hiç olmazsa nefes verin…


En önemlisi bundan sonra gelecek puan silme ya da küme düşme cezalarının hiç olmazsa önüne geçin.