10 Kasım 2020 Salı 3682 Okunma

ÖNCE SİZLER DEĞİŞMELİSİNİZ…

Her sezon Eskişehirspor’un acı gerçekleri aşağı bastırıyor “Yere çökün ve teslim olun” dercesine.


Biz ise inadına "Çökmeyeceğiz" diyoruz.


Çok görüyor bize normal şartlarda bir sezon geçirmeyi “Yeri gelir puanlarınızı silerim” diyerek başımızda hep tehdit olarak duruyor.


“Ligde kalacağız. Bu kulübü yaşatacağız. Bunun içinde sonuna kadar savaşacağız” diyoruz!


“Hayallerin izdüşümünü bırak gerçeklere bak” diyor.


Anlayacağınız gerçekler canımızı yakıyor ve o gerçekler geleceği düşündükçe daha derin izler bırakıyor hepimizde.


***


 


Hiçbir engel sevdamıza engel olamaz… Bizim gibiler için bu şehirde daha büyük bir marka yok!


“Ligden düşsek de kalsak da toprağa düşene kadar” diyor ve ekliyoruz “Sokakta oyna kaldırımda destekleriz seni”


Ama o gerçekler gözlerini kırpmadan bakıyor hepimize


“Acelem yok! Zaten en son 12 yıl beklediniz bu kez o kadar beklemeye gücünüz yeter mi?” der gibi…


Anlayacağınız sevdanın da en derin yerinden vuruyor bizleri.


***


 


En acı olanı ise çaresizlik.


Eli kolu bağlanmış, her gün başka bir sıkıntıyla mücadele etmek zorunda kalan ve kontrolü elinde tutamayan camia da sahada mücadele eden bir ekibin alacağı sonuçlarla avunur hale geldik.


Başkan Mustafa Akgören’in “Sportif başarı gelmedikten sonra idari anlamda istediğin kadar başarılı işler yap, sorunlar çöz hiçbir anlamı kalmıyor” dediği gibi…


O sonuçlarda istediğimiz gibi olmayınca zaten seyircisiz bir yanı eksik olan futbol da tat vermiyor bizim gibi insanlara.


***


 


Ama hani o aşk içinde hep umut barındırır ya…


Hani “Yüzme bilmeyenler bile boyun eğmez dalgalara, girdap diri tutar insanı”


İşte tam da bu nokta da “Her şeyden daha gerçek kulübün gerçek sahibi taraftar var. Biz yine yıkılmayacağız” diyoruz.  


“Borçların hepsi kulübün olabilir ama durumumuz görüp zıkkımın kökü de alacaklarının peşinde koşanların olsun” diye de ekliyoruz.


***


 


Suskunluğun bile direnişi vardır, bu yüzden bugün daha güçlü olduğumuzu göstermek zorundayız.


Çünkü biliyoruz ki bulutlar çarpmadan şimşek çakmaz.


Yağmurdan sonra ışır yapraklar.


Biz direncin şekillenmesini yine göstermeliyiz Eskişehirspor camiası olarak.


Takımımıza sahip çıkarak, oyunun içinde oyunu kuralına göre oynayarak.


Şimdiye kadar çoktan kapanır, yok olur, diyenlere inat bu kulübü ayakta tutanlara artık bir yardım eli uzatılmalı şehirde…


***


 


Başkan Akgören en güzel şekilde özetlemiş: “Eskişehirspor’un öyle bir borcu var ki tek başına altından kimse kalkamaz. Siyasilerin, Seçilmişlerin, Atanmışlarının, Odalarının, Sanayicilerin, Sivil Toplum Örgütlerinin bir araya gelerek altından kalkabileceği bir borcumuz var. Biz göreve geldiğimizde Euro kuru 6 lira 30 kuruştu. Bugün 10 liranın üzerine çıkmış durumda. Bu konuda biz ne yapalım? Biz istediğimiz kadar uğraşalım, para bulalım döviz artışı borcumuzun azalmasını sağlamıyor. Köklü bir çözüm lazım”


Yani anlayacağınız bu iş artık yönetim değişikliği ile de çözülecek durumdan çıktı. Zaten farklı olsaydı şimdiye kadar adaylar boy boy çıkardı.


***


 


Zor günler geçecek.


Evet, kaybettiğimiz çok şeyler oldu ve bundan sonra kaybedeceklerimiz de olacak.


Evet, zor günler yaşıyoruz ama Eskişehirspor gibi camialar ayağa kalkacak bir yolu bulur… Bulmalıdır da…


Bunun için artık yapılması gereken bir karar vermek olacak…


Şehrin önde gelenlerinin de içinde olduğu bir demiyorum, çok defa oturumlar yapılmalı.


Artık sonuç alınmalı.  


Çünkü bu şekilde ne ölüyoruz ne de gülüyoruz.


Bir yol ayrımına geldiğimiz kesin…


***


 


Eğer böyle giderse;


Ya gelecek ile ilgili planlama ile küme düşmeyi de göze alarak kadro üzerinden planlama yapacağız.  Her yıl gelişmeye çalışarak oyuncu pazarına oyuncularımızı sunağız. Bu oyunculardan gelir elde edeceğiz ve önümüzü açmanın yollarını arayacağız.


Ya da kısır çekişmeler ve takım ile oyuncular üzerinden tartışmalarla ne kadar haklı olduğumuzu birbirimize kanıtlama çabalarına gireceğiz. (Ki bu Eskişehirspor’a son 12 yılda hiçbir şey katmadığı gibi faydadan çok zarar getirdi)


***


 


Eskişehirspor için madem üretme ve yenilenme zamanı diyorlar.


Madem herkes gerçekten hak edenin o formayı giymesinden bahsediyor.


O zaman "Kulübü bu hale getirenlerinde ödeyecek bir diyeti vardır" derken son kez haykırıyorum.


Bunları sosyal medya ya da çeşitli mecralar üzerinden isteyen "SİZLER DE DEĞİŞMELİSİNİZ!"


Hem de buraya koca puntolarla not ederek…


Karar sizin…


***


 


Son olarak, Eskişehirspor’da alt yapıdan son dönemde yetişen milli oyuncular ile ilgili gazetemizde haber yaptık. Baya ses getirdi. Ama ses getirme olayı bizim arzu ettiğimiz yönde değil de kişilerin kendi rant kavgaları üzerine döndü. Biz elde ki mevcut oyuncuların Eskişehirspor’un geleceği adına nasıl fayda sağlayabileceğine, milli takımlar seviyesine gelen gençlerin artık kaybedilmemesinden bahsederken, birileri hala kafeterya meselesini tartışıyordu.


Eleştirilere her zaman açığız ama bize değer katanlarına…


Kimseye de bir şey ispat etmek zorunda değiliz. Ayrıca yazdıklarımız da ortada…


Şunu da gördük ki sen ne anlatırsan anlat, tüm mesele karşındakinin anladığı kadar.


Bu anlamda bizleri anlayan okurlarımıza…


‘Varsın azınlıkta kalan bizler olalım. Varsın onlar gibi düşünmeyelim. Bırakın bu gururda bize ait olsun”