16 Haziran 2019 Pazar 779 Okunma

Eskişehir Tuhafiyeciler Odası Başkanı Ali Sefa Şen ile bir sohbet gerçekleştirdik.“Ahiliğe uyan esnafın ticareti de güzel oluyor”

ALİ SEFA ŞEN ÖZGEÇMİŞİ


 1959 Sivrihisar doğumludur. İlk, orta, lise  ve yüksek okul tahsilini Eskişehir’de tamamladı. Bir süre Burdur’a bağlı Tefenni ilçesinde Tefenni Ortaokulunda öğretmenlik yaptı. Daha sonra esnaflık yapmaya başladı. Bir müddet beyaz eşya esnaflığı yaptıktan sonra tekstil işine girdi ve halen bu işine devam etmektedir.        
2010 yılı ocak ayında yapılan seçimlerde Eskişehir Seyyar, Tuhafiye ve İşportacılar Esnaf odasına başkan olarak seçildi.


Sohbet:


 Sayın Ali Sefa Şen, Eskişehir Tuhafiyeciler Odası Başkanı olarak görev yapmaktasınız.1964 yılında yürürlüğe giren 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatlar Kânunu esnafı, "İster gezici olsun, ister bir dükkânda veya bir sokağın belli bir yerinde sabit bulunsunlar, ticareti sermayesi ile birlikte vücut çalışmalarına dayanarak ve geliri o yer gelenek ve teamülüne nazaran tacir niteliği kazanmasını icap ettirmeyecek miktarda sınırlı olan" kimseler olarak tarif etmektedir. Esnaf odanız hangi meslekleri kapsamaktadır. Odanızın zikredilen kanuna göre başlıca grevleri nelerdir?
   
Odamız 1964 yılında çarşıda seyyar ve yerleşik tuhafiye işi yapan, arabalı veya herhangi bir taşıma aracı olmayan bir takım esnaflar tarafından Eskişehir Seyyar, Tuhafiye ve İşportacılar Esnaf Derneği olarak kurulmuştur. 2005 yılında 507 sayılı yasa değiştirilerek 5362 yasa ile odalar üzerinde yeni yasalar çıkarılarak oda bugünkü unvanını almış ve odamız şu anda 5362 sayılı yasa çerçevesinde yönetilmektedir. Ülkemizde şu anda 11 adet ana sektör kolu, bunun altında da 184 meslek grubu bulunmaktadır. Bu meslek gruplarından seyyar olarak her türlü ürünü satan, bunun yanında ana faaliyet kolu tuhafiyecilik olan, tuhafiye mesleğini yapan esnaflar ve tuhafiye meslek koluna yakın diğer meslekler halı yıkama ve halı satışı, her türlü ürünün toptan ticaretini yapanlar, zücaciye, kozmetik ve parfümeri satışı yapanlar ve ilintili meslekleri yapan esnaflarımız odamıza kayıt olmaktadır. Odamızın başlıca görevlerine gelince, bağlı bulunduğumuz Ticaret Bakanlığı Kooperatifler, Esnaf ve Sanatkârlar Genel Müdürlüğümüzün odamıza vereceği mevzuat gereği görevleri yerine getirmek, uyulması gereken zorunlu mesleki kararları almak, üyelerimize mesleki eğitim için teorik ve pratik kurslar açmak, oda üyelerimizin sicillerini tutup, bu bilgileri bakanlık e-esnaf ve sanatkârlar veri tabanına göndermek ve bunları güncellemek, oda üyelerimizin çalışma konularına giren hususlarda haklarını resmi ve özel kuruluşlarda aramak ve esnafımıza yardımcı olmak, üyelerimizin çalışma konularında gelişmelerini sağlamak ve ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli tedbirleri almak, oda üyelerimizin müşterileri ile olan anlaşmazlıklarına çözüm bulmak başlıca görevlerindendir.  

Esnaf odaları aynı zamanda birer sivil toplum kuruluşudur. Sivil toplum kuruluşlarının sosyal hayattaki yeri nedir?

Esnaf odamız bir sivil toplum kuruluşudur. STK’ların en belirgin özellikleri, hükümetlerden, kamu makamlarından ve siyasi partilerden bağımsız olmaları, ticari çıkar gözetmemeleri ve kâr amacı gütmemeleridir. STK’ların nihai amaçları topluma bir hizmet sunmaktır. Sivil toplum kuruluşları devletin el uzatamadığı, gözden kaçırdığı ihtiyaçların karşılanması hususunda devreye girer. Buna göre Sivil Toplum Kuruluşları’nın sivil hayattaki yeri halkımız tarafından odamız esnafımızın sorunları olduğunda bu sorunun çözümü konusunda yardımcı olduğu, esnafımızı her platformda, gerek kamu kuruluşu olsun, gerek sivil toplum kuruluşları olsun en iyi şekilde temsil ettiği ve kuruluşlar tarafından esnaf temsilcisi olarak görülüp her konuda çözüm odaklı çalışmalar yaptığı bilinmektedir.

Esnaf kuruluşlarının tarihsel kökeni ahilik ve lonca teşkilatlarına dayanmaktadır. Ahilik nedir? Lonca teşkilatlarının günümüze yansıması nasıl olmuştur?
 “Ahilik nedir?” sorusuna şöyle başlayabiliriz, “Onlar Rablerine iman etmiş gençler (fetalar) idiler. Biz onların doğru yolda gitme yeteneklerini arttırdık.” Kur’anı Kerim (XVIII. 13) Ahiliğin temeli fütüvveciliktir, X. Yüzyıldan itibaren başlayarak örgütlenmiştir. Feta: delikanlı, yiğit, eli açık, gözü pek, iyi huylu kişi demektir, fütüvetçiliğin Arapçadan tekil hali feta olarak geçer. Ahilik temeline baktığımızda, kişinin kendi nefsini karşısındakinin nefsinden üstün görmemesi, kişinin başkasına yardım etmesi, alçak gönüllü olması, düşmanın olmaması, iyi huylu olması ve başkasının ayıbını örtmesi yer alır. Ahiliğin kuralları Lonca Teşkilatında vücut bulmuştur. Lonca Teşkilatı zamanın Esnaf ve sanatkârı bir arada tutup onların esnaflığı ve zanaatı en iyi şekilde icra etmelerini sağlamak, gerek ahalinin gerek esnaf ve zanaatkârın hak ve menfaatlerini birbirine karşı en iyi şekilde korumak ve uymayanlar hakkında gerekli müdahaleyi yapıp onlara ceza gerektiren durumlarda esnafın zanaatını icra etmesini men eden kararlar alabilmekteydi. “Hak ile sabır dileyip, bize gelen bizdendir. Akıl ve ahlak ile çalışıp, bizi geçen bizdendir.” Ahi Evran’ın sözüyle konuşmamı sonlandırmak isterim. 

Ahilik teşkilatının ticaret ve sanat anlayışı dünya çapında ünlenmiştir. Bu sosyal yapının başlıca kural ve anlayışları neydi? Günümüzde bunlara ne ölçüde uyulmaktadır?
Ahilik Lonca Teşkilatının sosyal kural ve anlayışını üstte tarif etmiştik. Tabi ahiliğin ve lonca teşkilatının kurallarına uyulması halkın sosyal yapısında da çok ciddi düzenlemeler getirmiştir. Bunun neticesinde halkın birbirine olan güveni, sosyal saygı –sevgi anlayışı içinde çok ciddi bir yaşam şekli oluşturulmuştur. Tabi ki Osmanlı Devleti’nin başarılı olmasında lonca teşkilatının çok büyük katkısı olmuş, devlet nizamı, halk nizamı oluşmuş, halk düzenli bir şekilde yaşamaya çalışmıştır. Günümüzde modern çağın getirdiği bir takım kural ve kuralsızlıklar ticari hayatımızda ve sanat hayatımızda Ahilik ve Lonca Teşkilatı kurallarında ayrılmamıza sebep olmuştur. Günümüzde ahilik kurallarına uyan lonca teşkilatının yerini almaya çalışan esnaf odalarımız kurallarına uyan esnaf ve sanatkârlarımız güzel ticaret yapmaktadırlar. Bu eski düzene uyan esnaflarımızda gerçekten çok fazladır. Ticari ve sanat düzenini bozmamak için direnmektedirler. Bizde oda olarak ahilik ve Oda teşkilatımızda ticari davranışlarından son derece memnunuz. Her yıl Eylül ayının 3. Haftası Türkiye çapında Ahilik Haftası olarak TESK ve Bakanlık katkıları ile kutlanmaktadır. Bu kutlamada çeşitli etkinlikler yapılmaktadır.
 
Esnaflık, sosyal tabakalaşmaya göre Türk kültüründe fakir-orta ve zengin kategoride orta sınıfta yer almaktadır. Yusuf Has Hacip, Kutadgu Bilig adlı eserinde; ‘’Fakir gözetilse orta hal olur, Orta toparlansa zenginlik, Fakir orta olsa, orta bay (zengin) olur, Zengin olsa orta, ülke bay olur.’’ demektedir. Türk kültüründe, orta sınıf, devletin de temel taşlarından biri olarak görülür. Sizin bu konudaki görüş ve düşünceleriniz nedir?

Esnaflık sosyal tabakalaşmaya göre orta sınıfta yer almaktadır. Bu orta tabakanın büyük bir bölümünü temsil eden esnafımız, hiç eksiksiz devlete olan yükümlülüklerini yerine getirmektedir. Esnaf orta sınıf olduğunun farkında olup, devletine her konuda sahip çıkmıştır. Her türlü sıkıntının, olumsuzluğun, kargaşanın, başkaldırının, anarşinin karşısında olup daima devletin yanında yer almıştır. Ama devletimizin de esnafımıza yeteri kadar sahip çıkmış mıdır derseniz tartışılır. 

Tarihsel süreç içerisinde esnafı ayakta tutmak için; esnaf vakfı, esnaf sandığı, esnaf kesesi adlarıyla yardımlaşma kurumları oluşturulmuştur. Bu kurumların yerini günümüzde dolduracak olan bir yapılanma var mıdır?

Esnafımızı ayakta tutmak için esnaf vakfı, esnaf sandığı, esnaf kesesi gibi yardımlaşma kurumlarının yerini şimdi devlet Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifi adında bir kuruluş ile esnafa yardımcı olmaya çalışıyor. Eskişehir de iki adet kooperatifimiz mevcut. Bu kooperatiflerimiz Ankara’dan plasman geldikçe esnafımıza para dağıtmakta bu dağıtılan parayı esnafımız yıllık % 8 faiz oranıyla üçer ay ödemeli, 4 yılda yapmakta koşullar gayet iyidir. Ama devlette para olmadığında yeterli plasman gelmemekte ve kredi kullandırmakta zorlanmaktadırlar. Ayrıca yıllar önce bir şekilde sicilinde az bir bozulma olan esnafımızda zor kredi kullanmaktadır. Yer dolayısı ile başka sandık veya sizin dediğiniz gibi vakıf yolu ya da esnaf kesesi ile esnafımızın sorunlarının çözülebileceğini düşünüyorum. 

Eskişehir Tuhafiyeciler Odası olarak alanınıza giren esnaf için ne tür etkinlikler yapıyorsunuz?

Esnafımıza etkinliklerde baba-oğul aynı işyerinde çalışıp da geçimlerini zor temin ediyorlarsa, çocuğu babasının yanından ayrılmak, iş kurmak isterse bunlara KOSGEB aracılığı ile 7 kez uygulamalı girişimcilik kursu açtık. Odamız üyelerine Çanakkale ve Ürgüp’e kültür turu gerçekleştirdik. Odamız üyelerinin bilgilendirilmesi amacı ile toplu SMS masajları mesleki ve yeni çıkan kanunlarla ilgili) gönderdik. Üyelerimizi odamızdan gelen SMS mesajlarını önemsemelerini özellikle rica ediyorum. Tur şirketleri ile anlaşma yaparak üyelerimizin en ucuz ve iyi tatil yapmasına yardımcı olmak, özel hastaneler ile anlaşma yaparak üyelerimizin ödeyeceği katkı paylarında indirim yaptırdık. Türk Ekonomi Bankası A.Ş. ve Şekerbank arasında üyelerimizin sunulacak avantajlar ve hizmetlerden faydalanması amacıyla protokol imzaladık. Etkin Eğitim Kurumları arasında üyelerimizin karşılıklı olarak birbirlerine sunacakları imkân ve hizmetlerden faydalanması amacıyla protokol imzaladık.
Günümüzde oda esnafınızın sorunları nelerdir? Bu sorunları aşmak için ne tür çalışmalar yapmaktasınız?

Esnafımızın en büyük sorunlarından biri AVM’lerin şehir içinde olmasından dolayı rekabet şartlarının eşit olmaması. Esnafımızın vergi yükünün çok fazla olması, esnafımız paraya ihtiyacı olduğunda Esnaf Kefalet Kooperatifleri aracılığı ile çabuk para kullanamaması. Ekonomik krizler halkımızı çok çabuk etkilemekte dolayısı ile tekstil ürünü alışverişlerini minimuma indirmekte esnafımızda işleri durağan vaziyete getirmektedir. Şehrimizde kayıt dışı ticaret yapmaya çalışanlar olmakta tabi buda esnafımızın işini etkilemektedir. Kiracı olan esnafımız vergi ve genel giderlerin haricinde ciddi anlamda kira stopajı ödemek zorunda kalacaklardır. Şehir dışında çeşitli araçlarla mahalle aralarında ürün satmaya çalışanların olması esnafın işini zorlaştırmaktadır.
Sizin aracılığınız ile bütün esnaf arkadaşlarıma hayırlı, bereketli kazançlar ve sağlıklı, mutlu günler dilerim.

Sefa bey, sohbetimizi Ahi Evren ve Ahi ulularının öncelikle esnafımıza, sonra da tüm insanlığa verdiği öğütlerle bitirelim:
- Açıkta ve gizlide Allah'ın emir ve yasaklarına uymak,
- Ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak,
- Alçakgönüllü olmak, büyüklük ve gururdan kaçınmak,
- Âlimlerle dost olup dostlara danışmak,
- Allah için sevmek, Allah için nefret etmek,
- Ayıp ve kusurlarını örtmek, gizlemek ve affetmek,
- Aza kanaat, çoğa şükür ederek dağıtmak,
- Belâ ve kötülüklere sabır ve tahammüllü olmak,
- Cömertlik, ikram ve kerem sahibi olmak,
- Daima iyi komşulukta bulunmak, komşunun eza ve cahilliğine sabretmek,
- Dost ve arkadaşlara tatlı sözlü, samimi, güler yüzle ve güvenilir olmak,
- Düşmana düşmanın silahıyla karşılık vermek,
- Emri altındakileri ve hizmetindekileri korumak ve gözetmek,
- Fakirlerle dostluktan, oturup kalkmaktan şeref duymak,
- Fani dünyaya ait şeylerle öğünmemek, böbürlenmemek,
- Feragat ve fedekârlığı daima kendi nefsinden yapmak
- Gelmeyene gitmek, dost ve akrabayı ziyaret etmek,
- Gözü, gönlü ve kalbi tok olmak,
- Hak için hakkı söylemek ve hakkı söylemekten korkmamak,
- Hakka, hukuka, hak ölçüsüne riayet etmek,
- Hakkı korumak, hakka riayetle haksızlığı önlemek,
- Hata ve kusurları daima kendi nefsinde aramak,
- Hataları yüze vurmamak,
- Her zaman her yerde yalnız Allah'a güvenmek
- Herkese iyilik yapmak, iyiliklerini istemek,
- İçi, dışı, özü, sözü bir olmak,
- İnanç ve ibadetlerinde samimi olmak,
- İnsanların işlerini içten, gönülden ve güler yüzle yapmak,
- İşinde ve hayatında, kin, çekememezlik ve dedikodudan kaçınmak,
- İyilerle dost olup, kötülerden uzak durmak,
- Kötü söz ve hareketlerden sakınmak,
- Kötülük ve kendini bilmezliğe iyilikle karşılık vermek,
- Küçüklere sevgi, büyüklere karşı edepli ve saygılı olmak,
- Örf, adet ve törelere uymak,
- Sır tutmak, sırları açığa vurmamak,
- Şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli, iffetli ve dürüst olmak,
- Yapılan iyilik ve hayırda hakkın hoşnutluğundan başka bir şey gözetmemek,
- Yapılan iyilik ve yardımı başa kakmamak,
- Yaradan’dan dolayı yaratıkları hoş görmek,