7 Şubat 2020 Cuma 3744 Okunma

Depremin Mesajı

 


2020 yılın birinci ayında önce Manisa ve civarında sonra da 6.8 şiddetinde bir depremle Elazığ ve Malatya’da meydana gelen bir depremle bölge sakinleri hayli korkulu günler, geceler yaşadı. Hala devam eden art depremlerle insanlarımız henüz rahata kavuşamadılar.


Eskilerin “Hareket-i arz” dedikleri depremler Kuzey Anadolu fayının yedi km yerin derinliğinden gelen sarsıntıyla birçok dayanaksız binalarında yıkılmalarına sebep olmuştur. Aslında Anadolu bir bütün olarak deprem kuşağıdır. 1939 yılında meydana gelen Erzincan depremi 1999 yılındaki Marmara bölgesi depremi hala unutulmuş değildir. Marmara depremine kıyasla Elazığ ve Malatya depreminde ölenlerin ve yıkıntıların çokluğunu söyleyemeyiz. Hz. Allah c.c. beterinden korusun.


Elazığ deprem yıkıntılarının altından kırk bin insanımızın sağ olarak kurtulması AFAD tarafından çıkarılması takdire şayan güzel bir hizmettir. Hz. Allah c.c. onlardan razı olsun. Bu depremde aziz milletimizin birliği ve yardımlaşmadaki gayreti sevindirici ve takdir edilen üstün meziyetleridir.


Yüce devletimizin deprem mağdurlarına yaptığı hizmet ve maddi yardımlar her türlü takdirin fevkinde (üstünde) olup dualarımız “Cenabı Hak c.c. devletimize zeval vermesin” şeklinde olmalıdır. Meydana gelen depremlere karşı tedbirimiz evlerimizi sağlam ve dayanaklı yapmaktır.


Yazımın başlığındaki ifadesine gelince, bunun bir ayeti kenimeden geldiğini söylemek isterim. Yüce Rabbim buyuruyor ki:


“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. (Habibim! Bu felaketlere) sabredenleri (rızam) ile müjdele!” Bakara suresi Ayet: 155.Sh.23


İzahı: Çekilen korkuları, meydana gelen kayıpları ve zararları, irtihal eden (ölenleri) bilmem söylemeye gerek var mı? Genel anlamda Hz. Allahın c.c. insanları bu türlü sıkıntı ve acılarla imtihan etmesi her zaman mümkün olduğunda Ayetin anlamı ve amacı da mutlak geneldir. Bu ve buna benzeyen Ayeti Celileler bir yandan Hz. Peygamberlerle ona inanan Müslümanların sahip oldukları kesin imanla yüksek ahlakı ve üstün moral gücünü yansıtmaktadır.


Bu yapının temel taşı Hz. Allah’a sarsılmaz iman, güven ve teslimiyettir. Sadece Allah’a ait olduğumuzu ve en sonunda ona döneceğimizin bilinci içinde başarı ve kurtuluşumuzu da yalnız Allahtan beklemeliyiz.


Yazımın geneline baktığınızda Rabbimizin kullarını ikaz ettiği görülür. Bu iddiayı ispat eden Ayeti kerimeler vardır.


“Onlar, her yıl bir veya iki kez (çeşitli belalarla) imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra da ne tevbe ediyorlar ne de ibret alıyorlar. (Tevbe Suresi A:126 Sh: 463)


“Her canlı ölümü tadar. Bir deneme olarak sizi hayırla da şerle de imtihan ederiz.”  (Enbiya suresi Ayet:35 Sh: 323


“İnsana bir zarar dokunduğu zaman bize yalvarır. Sonra kendisine tarafımızdan bir nimet (kurtuluş) verdiğimiz vakit, Bu bana ancak bilgimden dolayı verilmiştir der. Hayır o, imtihandır, fakat çokları bilmezler.” (Zümer suresi Ayet: 49 Sh:463)


Netice olarak Rabbimizin bizleri çeşitli hadiselerle ikaz ettiğinin bilinci içinde olmalıyız. Hz. Mevlamız c.c. depremde ölenlere rahmet eylesin, yaralı kalanlara da acil şifalar versin.


Hz. Allah c.c. devletimizi ve Aziz milletimizi felaketlerden ve düşmanlarımızın şerrinden muhafaza eylesin. (Amin)