6.12.2018 11:54:58 563 Okunma

ÖZDE DİNDAR (Mümin) SÖZDE DİNDAR (Sadece Müslüman)-2

 


Geçen hafta kaldığım yerden devam ediyorum.


Görülüyor ki Özde Dindar olması nedeniyle Mümin olanın Allah’ın nezdinde önemli ayrıcalıkları vardır. Ve bu kişi, benim Kur’an’da 440 sayıda belirlemiş olduğum ve her biri uymamız gereken birer farz muhkem /değişmez ana kurallara uygun bir yaşamda olan kişi demektir. Örneğin;



  • Özde Dindar (Mümin) olan Allah’ın yanına başka bir ilah koyup şirk koşmaz


En'am-151. Ey Peygamber! Onlara şunları da söyle; "Gelin, Rabbinizin size neleri haram ettiğini /yasakladığını söyleyeyim: Allah'a hiçbir şeyi ortak-şirk koşmayın.



  • Bu kişi başka Müminleri din kardeşi olarak içselleştirmiştir ve incitmez

  • Allah ile insan arasında olan iman konusunun hesabına karışmaz ve Allah'a bırakır


Zumer-46. Ya Muhammed! İnsanların bu tartışmalarına sakın üzülme ve sadece "Ey Gökleri ve yeri yoktan var eden, gizliyi ve açığı da bilen Allah'ım! Kullarının arasında ayrılığa düştükleri konularda hükmü yalnız Sen verirsin" diye dua et ve haklarında ki kararı Bana bırak.



  • Başkalarını Allah ile aldatmaz ve üzmez


Bakara-9. Böyle davranarak da Allah’ı ve iman etmiş olanları Allah ile aldatırlar. Hâlbuki böyleleri bu ikiyüzlü davranışları ile ancak kendi nefslerini aldattıklarının bilincinde bile değildirler.



  • Özde Dindar (Mümin) olan kasten öldürmez


Furkan-68. Müminler Allah'a hiçbir şeyi ortak etmezler, Allah'ın haram ettiği /yasakladığı gibi başkasını haksız yere öldürmezler ve yasal olmayan ilişkide /zinada bulunmazlar. Çünkü bu suçları işledikleri takdirde, yaptıklarının bedelinin henüz dünyada iken ödenmeğe başlayacağının, 69. Kıyamet gününde de, cezalarının katlanacağının ve sokuldukları Cehennemde sürelerce kalacaklarının bilincindedirler.



  • Özellikle Din temelli farklı düşman gruplar /hizipler /mezhepler oluşturmanın Kur’an’a göre yasak olduğunu bilir


En'am-159. Ya Muhammed! Özellikle de dinlerini parçalara, fırkalara /hiziplere ayıran, grup grup olanlara uyma ve onlardan uzak dur. Artık onların işi Allah'a kalmıştır. Allah, hesap günü onlara amellerinin yanlışlığını haber verecek ve o zaman hatalarını anlayacaklardır.


Şura-13. Ya Muhammed! Daha önce Nuh'a, İbrahim'e, Musa ve İsa'ya öğütlediğimiz dinin kurallarının aynısını, şimdi de Sana vahyediyoruz /bildiriyoruz. Onu, sizin için ilke /prensip haline şöyle getirdik ve "Dini dosdoğru uygulayın  /muhkem /değişmez amaç ana hükümlere göre uygulayın, uydurduğunuz rivayetler veya farklı yorumlarınızla ayrılığa /fırkalaşmalara /hizipleşmelere düşmeyin" diyerek de uyarıda bulunduk.



  • Allah’ın tek dininin İslâm olduğunu benimser ve başkalarını da düşman olarak görmez


Al-i İmran-19. Gerçek şu ki, Allah'ın kabul edip tüm peygamberler aracılığı ile gön­derdiği tek din, şirk koşmadan tek ilah olarak Allah’a teslim olmak temelli din olan İslam'dır. Daha önce kitap verilmiş olanlar (Yahudiler ve Hıristiyanlar) kendilerine gerçeklerle ilgili bilgi geldikten sonra bile, hırs ve çekememezlikleri nedeniyle, bildirilen dini kuralları, farklı olan yorumlarına dayatarak farklı gruplara ayrıldılar ve farklı dini görüşler oluşturdular.



  • Özde Dindar (Mümin) olan kararlarında adaleti gözetir


Nisa-135. Ey iman edenler! Kendiniz, ananız-babanız ve yakınlarınız aleyhinde bile olsa, hakimlik veya şahitlik ederken Allah’ı düşünerek adaleti uygulamaktan şaşmayın. Ve şunu aklınızdan çıkarmayın, hâkimlik veya şahitlik yaptığınız kimseler ister varlıklı olsun, ister yoksul ol­sun, Allah her iki tarafa da sizden daha yakındır. Öyleyse, kişisel çı­kar ve nefsinize uyarak gerçekleri saptırıp taraflı davranmayın. Eğer gerçeği çarpı­tırsanız, bilesiniz ki Allah yaptıklarınızdan her an haberdardır.



  • Olumsuz nefslerini öldürür ve huzursuzluk nedeni olmaz


Bakara-54. Musa, dağdan inince halkına; "Ey halkım /ümmetim! Mısırlıların taptığı gibi siz de bu buzağı /boğa heykellerine ilah diye tapmakla, kendi nefsinize zulmetmiş oldunuz. Gerçek ve tek ilahınız olan Allah’tan af dileyip tevbe edin ve olumsuz nefslerinizi öldürün.



  • Hak gaspı ile kazanım sağlamaz ve hak gözetir /haramı değil, helâlı kabul eder


Nisa-29. Ey iman edenler! Karşılıklı alışverişleriniz ve ilişkileriniz aldatmaya dayanmasın ve birbirinizin malını haksız bir şekilde alıp yemeyin /hak gaspı yapmayın ve böyle yaparak kendinizi mahvetmeyin.



  • Haksız miras yemez


Fecr-19. Size kalan mirası da, haksız bir şekilde yiyorsunuz.



  • Ölçü ve tartıda hile yapmaz 


A'raf-85. Medyen kavmine de kardeşleri Şuayb'ı elçi olarak göndermiştik. Şuayb halkına, "Ey halkım, Allah'a kulluk /ibad edin. Sizin Allah'tan başka ilahınız yoktur. İşte Rabbiniz, size açık bir belirleyici olarak ölçü ve tartıyı tam uygulamanızı istemektedir. İnsanların malla­rını eksik tartıp haksız kazanç elde etmeyin. Barış sağlandıktan sonra yeryüzünde, barış ve huzuru bozacak /anarşi çıkaracak davranış­larda bulunmayın. Eğer müminler iseniz, böyle davranmamanız sizin için daha hayırlıdır".



  • Başkalarının refah içinde yaşamalarına imrenmez ve verilenlerin hikmeti olduğunu bilir


Taha-131. Ayrıca inkâr edenlere, sınamak üzere verdiğimiz dünya hayatının imrendirici süsü olan imkânlardan ve çiftler halinde yarattıklarımızdan dolayı sakın gözünü dikip onlara imrenme. Çünkü Rabbinin Sana ahrette vereceği nimetler çok daha hayırlıdır ve süreklidir.



  • Kibirlenmez


İsra-37. Yeryüzünde büyüklük taslayarak dolaşma. Çünkü sen bu gücünle ne yeri delebilirsin,  ne de dağlar kadar boylu olabilirsin /yükseklere çıkabilirsin. 38. Bu gibi kibirli davranışlar, Rabbin tarafından hoş görülmeyen /mekruh dav­ranışlardır.



  • Kur’an’ın gerçekleri olan muhkem /değişmez amaç ana kurallarını menfaatine göre değiştirmez ve gizlemez


      A'raf-45. Ey insanlar!  Şunu iyice bilin ki, Cehennemi hak edenler, başkalarının Allah'ın bildirmiş olduğu birer gerçek olan muhkem /değişmez amaç ana hükümleri öğrenmelerini /anlamalarını engellemekte ve onları değiştirip çarpıtmaktaydılar. Onlar, ayrıca ahret gerçeğini inkâr etmişler ve bu nedenle de küfre sapmışlardı.


Haftaya inşallah devam etmek ümidiyle…