13 Mart 2019 Çarşamba 932 Okunma

SIRATAN-MÜSTAKİYM ÜZERE YAŞAMAK - 3

SIRATAN-MÜSTAKİYM ÜZERE YAŞAMAK - 3


Geçen hafta, peygamber de olsa herhangi bir kimseyi aşırı övmek, hele ilahlaştırma aşamasında değerlendirmek, böylece de şirk koşmak kesinlikle yasaklanmaktadır.


Cin-19. “Örneğin Allah'ın kulu olan /Muhammed, mescitte /toplantıda Allah'tan gelen vahyi anlatmaya kalktığında, ikiyüzlüler hemen Peygamber'i övmek için birbirleriyle yarış ediyorlar ve abartılı bir şekilde övmeye başlıyorlar.” 


Al-i İmran-80. “Ve size, Melekleri ve peygamberleri ilahlaştırıp Allah’ın yanına Rabler edin­menizi de emretmez. Müslüman olmayı /Allah'a içtenlikle teslim olmayı kabul edenlerden olduktan sonra da size Allah'a şirk /eş koşup küfre sapmış inkârcılar olmanızı emreder mi hiç?” 


"Her aşırılık ve abartıda, mutlaka bir habaset, bir bit yeniği vardır." sözü yukarıda anlatılanları açık bir şekilde özetler.


Bakara-253 ve Al-i İmran-84. ayetlerde, peygamberler arasında ayırım yapmamak ve hepsine eşit derecede önem vermek önerilmektedir.


Nisa-152. Allah'a ve elçilerine iman eden ve onların arasında ayırım yapmayıp, hepsini Allah’ın elçileri kabul edenlerin ise karşılık olan ödüllerini Allah, zamanı gelince mutlaka verecektir. Şüphesiz Allah, ba­ğışlayan /Gafur ve sevgisi ile merhameti oldukça bol olandır /Rahim'dir.


Diğer önemli bir konu da dinde zorlama yapmak ve kuralları zorlaştırmaktır. Çünkü böylesi bir zorlama, Sıratan-müstakiym üzere yaşamayı bozacak ve insanı olumsuz etkileyecektir.


Taha-2. Ya Muhammed! Biz Kur'an'ı, Sana sıkıntı çekesin, huzursuz olasın, ya da sıkıntı veresin diye de göndermedik.   


Yardımda (topluma katkı kaynağı olan Zekât-vergi ve /veya bireysel ihtiyaç giderme olan infakta) savurgan veya cimri davranıp aşırılığa kaçmak da yanlıştır. Zekât dediğimiz vergi veya toplumsal bir katkının mali finansmanının mutlaka ve sadece Allah rızası için yapılması, gösteriş ve dolayısıyla da riyâya /gösteriş amaçlı ikiyüzlülüğe bulaştırılmaması, Allah'ın sevmediğini bildirdiği amellerdir /faaliyetlerdir. İşte buna rağmen Ramazan ayının gösteriş, şaşalı ve israfın en üst seviyede uygulandığı sofralarla donatıldığı ve sofra yarışına döndürülmesinin üzüntüsünü her yıl yaşamaktayım. Hâlbuki Maide Sûresi 93. ayet ile Allah; içten imanlı olanların Kur'an bilgileri sayesinde zaten gösterişe, israfa ve aşırıya kaçmayacaklarını ve bu kişilerin normal düzeydeki yeme-içmelerine karışmayacağını söyler.


Maide-93. İman edip salih işler yapanlar ve takva sahibi olanlara, iman edişlerinden, salih ameller işlemeleri ve takva sahibi oluşlarından ayrılmadıkları sürece, kendilerine yiyip içtiklerinden dolayı herhangi bir günah olmayacaktır. Çünkü Allah, salih ameller işleyenleri /muhsin olanları sever.


Çoğumuz başarımızı, servetimizin çokluğu, evlerimizin lüksü, arabalarımızın markası veya çocuklarımızın sayısı ile değerlendirir ve bunlarla övünürüz. Hâlbuki Kur'an; bunların birer nimet olarak ve sınavlarımızda kullanalım diye verildiğini, hatta başkalarına zekât ve infak şeklinde yararlandırmadığımız veya Allah'a şirk /eş koştuğumuz takdirde bunların ölümden sonraki ahret yaşantımıza ve Ruhlarımızın toplanacağı mahşerdeki hesaplaşmamıza herhangi bir yararları olmayacağına dikkat çekmiştir.


Al-i İmran-116. Şirk koşup, vahiy kitaplarında bildirilen gerçekleri red ederek küfre sapmış olanların ise ne servetleri, ne de çocukları, Ahret hesaplaşmasında onları Allah'a karşı koruyamayacak ve kendilerine hiçbir yarar sağlamayacaktır. Ve onlar ateşin olduğu Cehennem halkındandırlar ve orada sürelerce kalıcıdırlar.


Kur’an’da, sarhoş olmanın bir aşırılık sayıldığı ve bu nedenle de şeytanın kullandığı bir fırsat olduğu vurgulanmıştır. Çünkü şarhoşluk anında, kişinin iradesi zayıflamakta ve olumsuz nefsleri ön plana çıkmaya başlamaktadır. Olumsuz bir nefsin ön plana çıkması ise, şeytanın davet edilmesi demektir.


Maide-90. Ey iman edenler! Sarhedici /bilinci /muhakemeyi bulandırıcı maddeler kullanmak, kumar oyunlarını zarar verici alışkanlık halinde oynamak, zulmetmek ve putlardan ilahi bir yardımda bulunmak, şeytanın insanı kandırarak yanlışa sürüklemek için aracı olarak kullandığı pislik amellerdendir. İflah olmak /üzüntüye düşmemek için böyle durumlardan sakının ki kurtulasınız.


Özellikle toplumda fakir, çocuğunu okutamayan veya çok zorlananlar azımsanmayacak sayıda varken, aşırı büyük veya abartılı süslü ibad etme yerleri yapmak da, aşırılığa ve israfa kaçmanın çarpıcı örnekleridir.


Furkan-67. “Doğru yolda olanlar, muhtaçlara yardım ederken /infak ederken savurganlık /müsriflik veya cimrilik de yapmazlar, dengeli harcarlar.”  


İsra-26. “Bir de yakınlarınıza haklarını verin, muhtaçlara ve yolda kalmışlara da yardım edin. Ancak hem kendinizi zor duruma sokmayın, hem de gereksiz yere saçıp savurmayın /israf etmeyin.”  


Mearic-17-18. “Allah’ın bildirdiklerini red edip sırtını dönen ve sırf kendi çıkarı için servet yığan ve imkânlarından muhtaçları yararlandırmayan kimseyi Cehennem kendine çekip duracaktır.”   


Yıllardır zaman zaman bana;  "Neden bazı insanlar refah, bazıları da fakirlik içinde? Nimetler /imkânlar neden farklı farklı?" gibi sorular sorulmaktadır. Ben bu sorulara genellikle;  "Nimet, insana ya puan durumu hak ettiği için, ya her haline çabayı bırakmadan şükretmeyi öğrensin diye sınav olarak, ya düşük olan puanını geçer nota çevirebilir mi amacıyla, ya da zaten yüksek olan puanını belki daha yükseltir düşüncesiyle veya yakınları için görevli olsun diye ya fakir bir ailede doğmakta veya yaşarken nimeti kısılmakta ve fakirleştirilmekte veya bol verilip zenginleştirilmektedir.” yanıtını veririm. Bu düşünce, Lokman-24 ve Rum-37. ayetlerde şöyle işlenmiştir:


Lokman-24. “Böylelerini Biz biraz nimetlendiririz /imkânlar veririz ve batışları iyice pekişsin veya belki kendilerini kurtarıp doğru yola yönelirler diye ömürlerini de uzatırız. Artık kendini kurtaramayacak kadar yanlış yola iyice sapmış olanları da ağır bir cezaya uğratırız.”.


Rum-37.İnsanlar, Allah'ın mutlaka bir hikmet /sebep gereği ve uygun görerek /takdir ederek bazı kimselere rızkı bol verdiğini bir türlü görmezler. Kuşkusuz, iman eden bir toplum için düşündükleri takdirde bu dağıtımda yararlanacakları dersler vardır.”


İnşallah konuya haftaya devam etmek üzere.


NOT: Şu kitaplarımın gelirleri ile Eskişehir Tıp Öğrencilerine burs veriyoruz. Özel günlerinizde kitaplarda hediye ederseniz bize destek olur ve öğrenci sayımız artar: "DİN VE BEYİN", "TÜRKÇE KUR'AN", "KUR’AN KADINI KORUYOR", "İSLÂM'IN ŞARTI SADECE 5 DEĞİL", "OKU! KONULARINA GÖRE KUR'AN AYETLERİ" ve "KUR'AN'IN KULU KÖLESİ MEVLANA", “TEVRAT VE İNCİL’DE ÖNCEKİ İSLAM” ve “KUR’AN VE SON İSLAM”.