5 Eylül 2019 Perşembe 741 Okunma

YARATILIŞTA KADIN KORUNMUŞTUR

 


Son yıllarda kadına şiddet ve kadın cinayetlerinde gittikçe bir artış görülmektedir. Örneğin 2002 de 66 kadın öldürülürken, bu sayı 2013 te 237, 2014 te 297, 2015 yılında 310, 2018 de ise 440 oldu. Sorulduğunda hep Sosyo-ekonomik nedenler ve karşılıklı kişilik çatışmaları sayılmakta, fakat DİN konusu ve Kur'an'a dayandırılan ve asırlardır Müslüman toplumların bilinçaltlarına ön yargı şeklinde kazınmış olan yanlış tercüme ve yorumlar üzerinde her nedense durulmamaktadır. Kur'an, bugüne kadar sadece erkekler tarafından tercüme edilip yorumlanmış ve ilmihaller hazırlanmıştır. Söylenen ve yazılanların çoğuna bakıyoruz da özellikle kadınlarla ilgili ayetler yanlış ve ön yargılı, taraflı tercüme edilmiş ve yorumlanmıştır. Asırlardır da bu yanlışlıklar, Müslüman toplumlardaki kadın ve erkeklerin bilinçaltını kadınlar aleyhine şartlandırmış bulunmaktadır. Suçu da "Kur'an böyle diyor" diyerek de Kur'an'a yıkmışız. Asırlardır olduğu gibi halen Kur’an, anlamadan sadece inanılan bir kitap konumundadır. Eksik ve yanlış Kur’an bilgili kişiler tarafından anlatılanlar sorgulamaksızın ve akıl süzgecinden geçirmeksizin mutlak doğru kabul edilmektedir. Bu nedenle de erkeklerin "Dini uyguluyorum" ön yargısı ile kadına şiddet uygulamaları, hatta öldürme olayları son yıllarda artış göstermiş bulunmaktadır. Gerçekte ise Kur'an, KADIN DEVRİMİ YAPAN BİR KİTAP, Hz. Muhammed de tarihte en büyük kadın devrimini gerçekleştiren ilk kişi, ikincisi de yine Kur'an bilgisi sayesinde ATATÜRK olmuştur.


       Kur’an sayesinde Hz. Muhammed Cahiliye dönemindeki kadının olumsuz durumunu tamamen değiştirmiştir. Örneğin kadın, var-yok arası konumu ile YAŞAYAN ÖLÜ sayılırdı. Kadına yönelik suçlar için de devlet, kolluk kuvveti, kanun, hapis cezası gibi bir düzen de yoktu. Böylece Kadına yönelik suçlarda, işlenen suç, bir nevi yapanın yanında kalıyordu.


       Allah, hem daha yaratırken kadını korumuş ve ayrıcalıklı kılmış, daha sonra da Kur’an’da insana hitap edilmesi yanında, ayrıca Kur'an aracılığı ile bazı yönlerden eşitlenmiş, bazı yönlerden de özellikle korunmuştur. Allah’ın daha yaratılışta kadını ayrıcalıklı yaratmış olduğuna şu örnekleri verebiliriz;



  • İnsanın çoğaltılmasında Allah’a aracılık etmek üzere Rahim kadına verilmiştir. Böylece kadın da iyi veya kötü karakterli de olsa her insanın yaratılmasını sağlamış olmakta ve bu canlının bakım ve sevgi ortamında yetişmesine de özen göstermektedir. Gerçek bir annelik duygusunda olan annenin bu sevgisi, koşulsuz ve beklentisiz bir sevgi özelliğindedir.

  • Hamileliğe ve doğurmaya tahammül gücü verilmiştir. Böylece acıya ve acılı yaşama katlanması daha kolay ve daha az sarsıcı olmaktadır.

  • Her ay kanama olayına katlanma gücü ve sabrı verilmiştir. Bu özellik aracılığı ile de kadında sıkıntılı yaşama tahammül etme daha fazladır.

  • Emzirme uygulaması sayesinde, yedirme ve besleme duygusunu dokunarak ve içine iyice sindirerek tatma ayrıcalığı verilmiştir.

  • Kadın olarak, yine bir kadından doğmak ayrıcalığındadır. Böylece farklı bir cinsiyette olmadığından, kadın cinsiyetine yönelik bir ispatlama uğraşısı söz konusu olmamaktadır. Buna karşılık erkek ise kadından doğduğu için, farklı olan bu cinsiyetine uyum sağlama ve ispatlama uğraşısı içinde olmaktadır. Ki bu uğraşısı henüz anne rahminden itibaren başlamakta ve yine yoğun bir şekilde ergenlik, hatta bazen erişkinlik döneminde de devam etmektedir.

  • Çocuğun cinsiyetinin belirlenmesinde bir katkısının olmaması, bunun erkeğe bırakılması ayrıcalığı sağlanmıştır. Çünkü erkeğin X ve Y kromozomlu iki türlü sperm hücresi vardır ve bunlardan X spermi X kromozomlu kadın yumurtasını döllerse çocuk XX çift kromozomlu kız, Y kromozomlu sperm yumurtayı döllerse, çocuk XY çift kromozomlu erkek cinsiyette olur. Bu konunun özellikle erkekler tarafından bilinmesi oldukça önemlidir. Bu durum Kur’an’da Kıyamet-37-38-39 ve Necm-45-46 ncı ayetlerde de açıklanmıştır.


Necm-45. Erkek ve kadın ikili çifti yaratan Allah’tır. 46. Bir damlacık erkek sıvısından



  • Ergenlikten sonra cinsel dürtüsü yüzeysel olarak gelişen erkeğe göre, kadının cinsel dürtüsü daha duygusal nedenlere bağlıdır. Cinsel istekleri özellikle sevgi, şefkat, ilgi ve korunmaya yönelik olduğundan, yüzeysel değil ve böylesi manevî şartlarla uyarılma gerektirir. Diğer bir ifade ile kadının cinsel isteği psikolojiktir.

  • Cinsiyet Hormonu olan Östrojen, özellikle Beyne ve böylece de kişilik özelliklerinde de farklı etkiler oluşturmakta ve erkek beyninden farklılıklar gelişmektedir. Örneğin Kadın Beynindeki girinti ve kıvrımlar daha fazladır. Kadın, duygusal olayları hem daha ayrıntılı olarak hatırlar, hem de kolay kolay unutmaz. Önsezi gibi duyular üstü algılama yeteneği (Altıncı hissi) erkekten daha fazladır ve daha çok sezgi ve bilinçaltıyla hareket eder. Ağrılara erkeklerden daha dayanıklıdır ve ağrıyı algılama eşikleri daha yüksektir. Uzamsal ve yön bulmaya yönelik yeteneği daha azdır. Bu nedenle geri park etmede zorlanır. Görüş açısı daha geniş, fakat görüş mesafesi daha kısadır. Bu nedenle gece araba kullanmada zorlanır. Olayları, ayrıntılara sapmadan bütün olarak değerlendirir ve şekilciliğe pek sapmaz. Empati denilen başkasının duygu ve düşüncelerini, bakarak ve hissederek anlayabilme yeteneği daha kuvvetli-isabetli ve hızlıdır. Konuşma merkezi daha gelişmiştir. Beyin yarım küreleri arası ana köprünün arka kısmı daha gelişmiştir. Hipofiz ve hipotalamus daha erken yaşta aktif hale geçer. Daha dost ve sosyal karakterlidir. Daha uzlaşmacı ve sabırlıdırlar. Şefkat, merhamet, evine sahiplenme ve çocuğunu koruyup kollama farklılığına sahiptir.

  • Şehvete, servete, çocuğa ve gösterişe, fiyakaya daha az düşkündür ve iradesi daha güçlüdür. Bunlara düşkün gibi görünmesi, esasında kendini erkeğe beğendirme ve ilgisini çekme temellidir (Bk. Al-i İmran-14).


       Ancak gerek yukarıda sayılanlar, gerekse beyinle ilgili bu yaratılış ayrıcalıkları yanında kadın, şu olumsuzluklara sahiptir:


Her ayda tekrarlanan aybaşı kanamaları nedeniyle, kansızlık durumuna daha yatkındır. Aybaşı kanamalarının kesildiği Menapoz dönemindeki Östrojen Hormonunun azalmasına bağlı olarak kemik erimesi hastalığı ve kemiklerde kolay kırıklar oluşması riski çok daha yüksektir.


Erkek ise Testosteron hormonunun etkisi ile şu özelliklerdedir:


Kas gücü var, Harita ve yön yetenekleri daha gelişmiştir, Ev geçindirme ile eşi ve çocuklarını kollama sorumluluğundadır, Duygusallığı daha az ve bu tip travmalardan daha az etkilenir ve unutur, Din ve cinsellik gibi manevi etkilenimi  görsel ve şekilcidir


       Görüldüğü gibi kadın-erkek farklılığı, görev ve sorumluluk nedeniyle ve tamamlayıcı bir farklılıktır


NOT: NÖVAK Vakfımızın kitaplarının gelirleri ile Eskişehir Tıp Öğrencilerine burs veriyoruz. Özel günlerinizde kitaplardan alır veya hediye ederseniz bize destek olur ve öğrenci sayımız artar: "DİN VE BEYİN", "SON DAVET KUR'AN Tercümesi", "KUR’AN KADINI KORUYOR", "OKU! Konularına göre Kur'an ayetleri", "KUR'AN'IN KULU KÖLESİ MEVLANA", “TEVRAT VE İNCİL’DE ÖNCEKİ İSLAM”, “KUR’AN VE SON İSLAM” ve “ALLAH İLE ANLAŞMAMIZ VAR”