6 Aralık 2019 Cuma 854 Okunma

KUR’AN’DA “HAYVAN GİBİDİR” İFADESİ

 


Kur’an’da, özellikle değinilen konuya dikkati çekmek ve önemli olduğunu vurgulamak amacı ile hayvan ismine değinme yöntemi kullanılmıştır. Başlıca örnekler şunlardır:



  • Günah ve hata yaparım diye Kur'an'dan korkan ve okumak istemeyenler, Aslandan korkup kaçan eşekler gibidirler


Müddessir-49. Çünkü bu kişiler, ayrıca Dünya yaşamlarında kendilerine öğüt veren vahiy kitabından /zikir kitabından, O’nu zikretmekten /anlamaktan, düşünüp öğrenmekten ve benimseyip bildirdiklerine göre yaşamaktan uzaklaşmışlardı, 50. Öyle ki, bir şeyden ürküp sağa sola kaçışan eşekler /merkepler gibi de kaçmışlardı. 51. Sanki bir aslan onları kovalıyormuş gibi.


Ayette, vahiy kitabı olan Kur’an’ı, korkulan bir aslan gibi görüp kaçışanlara eşek /merkep denmiştir. Bu ifade ile insanlara, "Kur'an'ı okurken 'Ben okursam çoğunu anlamayacağım, yanlış anlayıp veya yanlış okuyup günah işleyeceğim' diye sakınıp korkarak yaklaşmazlık, okumazlık yapmayın ve Kur'an'dan uzaklaşmayın, kaçmayın, bu nedenle de anlamadığınız dilde okumaya yönelmeyin" denmektedir.


Furkan-30 ncu ayette de Hz. Muhammed'in de tek şikâyetinin "Korkarım ümmetim Kur'an'dan uzaklaşacaklar ve anlamayacakları için de Din denilen ve kendilerinden istenenleri öğrenemeyecekler" şeklinde olmuştur. Kur’an’dan uzaklaşmak demek, anlayarak okumamak, anlamadığı bir dil ile O'nu sadece telaffuz etmek ve nağmelerinden duygulanmaktır (Telaffuz ve duygu hatmi).


Furkan-30. Elçimiz Muhammed de, ümmetinin başında şahit olarak bulundurulacağı Mahşer'de, Kur'an'a muhatap olup iman etmiş diye bilinen Müslüman toplumunun olumsuz durumunu görünce, "Ey Rabbim, halkım Kur'an'ı terk etti /anlayamadığı için uzaklaştı /kendinden uzak tuttu /ondan uzak durdu /anlamayıp makamı-nağmesi ile oyalandı ve sonuçta bu perişan duruma düştü" diyerek üzüntüsünü ve ümmetinden şikâyetini belirtecek.



  • Aklını, görmesini ve işitmesini kullanmayanlar, evcil hayvan gibidirler


A'raf-179. Gerçek şu ki bu yüzden, İns ve Cin nesillerinden birçoğu Cehennemi hak etmiştir. Bunların bilinçleri /akılları var, fakat hiçbir şeyin farkına varmazlar, gözleri var, hakikati görmezler, kulakları var, gerçeklere çağırılışlarını işitmezler. Onlar, evcil çiftlik hayvaları gibidirler, belki daha da anlayışsızdırlar. İşte bu durumda olanlar, gerçekleri anlayamazlar /gaflet içindedirler. 


Ayette  geçen “İns” kelimesi, “Dünya öğrencisi Ruh” anlamında olup, buna giydirilen vücut "İnsan”, Allah'ın buna ruhundan hava üfleyip canlılık ve bilinçliliği vermiş olduğu hali, yani doğduğu andan itibaren  ise "Beşer" diye tanımlanmaktadır.



  • Gerçekleri duydukları halde aklını kullanmayan ve ret edenler, hayvan sürüsü gibidirler


Furkan-44. Sen böylelerinin, tebliğ ettiğin gerçekleri duyup akıllarını kullandıklarını ve buna rağmen doğru yolu bulamadıklarını zannederek üzülüyorsun? Ancak onlar, sapkınlıkları nedeniyle artık algılayacak ve düşünecek halden çıkmış ve hayvan sürüsü gibi olmuşlardır, hatta da­ha da aşağı haldedirler.



  • İdarecilerince kendisine danışılmamayı kabul edenler, davar gibidirler


Bakara-104. Ey iman edenler! İdarecilerinize “raina /bizi koyun /davar gibi güt /bizi dinleme  ve görüşümüze başvurmadan istediğin gibi idare et” demeyin, “unzurna /bizim görüşümüze başvur /bizi dinle ve ondan sonra karar ver" deyin. Şunu da bilin ki, bu emrimizi benimsemeyip inkâr edenlere elem verici bir azap söz konusudur.


*Ayette, halkın seçtiği yöneticinin halkın görüşü ve sesine önem vererek kararlar alması, ancak bundan sonra uygulamaya geçmesi gerektiği ve hükmetmeye yönelmemesi, yani demokratik idarenin önemi vurgulanmaktadır.



  • Şeytana, kul olmuş gibi uyanlar, maymunlar ve domuzlar gibidirler


Maide-60. "Ey Kitap sahipleri! Size, Allah katında daha kötü bir durumu bildireyim mi? Allah'ın lânet ve gazap ettiği ve may­munlar, domuzlar gibi davranan ve şeytana /tağuta kul olmuş gibi uyanlar, olumsuz işlere batmış olanlardır. İşte, yle kimselerin durumlaçok daha kötü ve doğ­ru yoldan en çok sapmış olanlardır" diyerek de açıklamalarına devam et.


Kişinin kendi görüşünden çok başkalarını taklit etme karakterinde oluşu ile maymuna, cinselliğe aşırı düşkünlüğü ile de domuza benzetilmektedir.



  • Ataları taklitte ısrarcı olanlar, sadece dinleyen sürüler gibidirler


Bakara-171. İşte atalarının inançlarını taklitte takılmış ve gerçekleri kabul etmeyip küfre sapmış olanların durumu, çobanın yol gösterici sözlerini ve yardım çağrılarını anlamayan, doğruluğunu bizzat araştırmadan kabul eden, eleştirmeyip sadece durup dinleyen hayvanların durumuna benzer.  Yine bunlar, bildiğini okuyan ve gerçekleri işittiği halde anlamayan, konuşarak cevap veremeyen, gerçekleri göremeyip akıllarını da kullanamayanlardır, sürüler gibidirler.


Atalarının yanlışta olabilecekleri ve bu nedenle de onların uygulama ve inançlarının aynen taklit edilmelerinin yanlışlığı ayrıca Saffat-71 nci ayette de vurgulanmıştır.


Demek ki, doğduğumuz ebeveynlerimizin mutlaka aynı dini görüşünde olmamız değil, ergenlikten sonra kendi dini görüşümüzü kendimizin seçmemiz istenmektedir.


Atalarının gelenekselleşmiş yanlış uygulamalarını, Hz. Muhammed eleştirmekle bir nevi Muhafazakârlığa karşı çıkmış olmaktadır.



  • Kitabın içini anlamadan okuyan, içinde ne olduğunu bilmeden kitap taşıyan eşek gibidir


Cumu'a-5. Kendilerine Tevrat verilip de, onu anlayarak okumadığı için Allah’ın buyruklarını da yerine getirmeyen topluluğun örne­ği, yük olarak içinde ne olduğunu bilmediği kitaplar taşıyan eşeğin durumuna benzer…..


Bu ayette, Tevrat’ı anlamadan ve dolayısıyla da buyruklarını benimsemeyip uygulamayanlar örneği verilerek Kur’an’a inananlar da dahil, bütün vahiy kitaplılara uyarı yapılmaktadır. Çünkü Kur'an, böylesi mesajlarıyla hitap ettiği ilk topluma "Kızım sana söylüyorum" derken, hem diğer toplumlara, hem de sonraki bütün zamanların toplumlarına "Gelinim sen de anla" demektedir.



  • Yasakları çiğnemekte ısrarcı olanlar, Maymun gibi taklitçi olurlar


A’raf-166. Kendilerine yasaklananları çiğnemeye ısrarla devam edip, aşırı davrananlara da, "Sorgulamayan taklitçi maymun yaratıklar gibi olun!" dedik.


Bakara-65. Şuna emin olun ki, bir sınav olarak sizler için koymuş olduğumuz Cumartesi yasağına uymayanlarınızı Biz elbette biliyorduk ve onları taklitçi karakterli maymunlar gibi rezil bir duruma gelmek üzere hatalar yapmalarını sağlamak üzere de cezalandırmıştık. 66. Bu azabı da, hem o günün insanları ile sonraki kuşakların onlar gibi suçlu olanlarına ve hem de takva sahiplerine ders almaları için örnek bir olay olsun diye planlamıştık.


Maymunlar gibi olma cezası, maymun karakterinde olunması cezası olmaktadır. Örneğin en önemli maymun karakteri, doymak bilmeyen maymun iştahı ve taklitçiliktir.



  • Küfre sapanlar, zevklerine saplanmış hayvan gibidirler


Muhammed-12. Gerçek şu ki, iman edip, salih amellerde bulunanlar, içlerinden ırmaklar akan Cennet'lere gireceklerdir. Küfre sapanlar ise, Dünya zevklerine saplanmış hayvanlar gibi yerler, içerler ve yaşarlar. Fakat sonunda varacaklayer ateş olacaktır.



  • Bağırarak konuşanın sesi, anıran eşeğin sesi gibidir


Lokman-19. "Davranışlarında, yürüyüşünde doğal ol, abartıdan kaçın ve insanlara karşı yüksek sesle, bağırarak konuşma. Unutma ki insanı en bıktırıcı seslerden biri anıran eşeklerin sesidir".


Sağlıklı günler dilerim.