17 Eylül 2020 Perşembe 698 Okunma

LANETLEMEK-LANETLENMEK VE LANETLENMEMEK-2

 


Geçen yazımdan kaldığım yerden devam ediyorum.



  • İspatlamadan eşlerine zina iftirası atanlar


Nur-6. Dört şahidi olmaksızın, eşini zina ile sadece suçlamakta olanın takğının geçerli olması için, doğru y­lediğine dair dört kez Allah adına yemin etmesi şarttır. 7. Ayrıca, yalan söylemiş olduğu taktirde Allah'ın lanetinin kendisi üzerine olması için de 5 nci kez yemin etmiş olmalıdır. 8. Eğer suçlanan, suçsuz olduğunu belirtiyorsa, “eşim yalan söylemektedir” diye Allah’ın adını anarak yemin etmelidir. 9. Beşinci yemini etmiş ve eşi de doğru söylemiş ise, Allah'ın kendisini  lanetlemesi gerçekleşecektir. O zaman zina cezası uygulanmaz.



  • İspatlamadan bir kadına zina iftirası atanlar 


Nur-23 23. Namuslu ve hiçbir şeyden habersiz rüst kadınlara iftira atanlar var ya, onlar Dünyada ve Ahrette lanetlenecekler ve onlar için şiddetli bir azap olacaktır.



  • Münafık /ikiyüzlü, şirk koşan ve Allah hakkında iftira uyduranlar


Fetih-6. Öte yandan, münafık /iki­yüzlü /riyakâr erkeklerle, kadınları ve müşrik /şirk koşan erkeklerle kadınları ise, Allah hakkındaki zanlarına dayanarak iftira uydurmaları nedeniyle de cezalandıracak ve bu iftiralarının karşılığı, onlara mutlaka verilecektir. Allah onları artık gözden çıkarmış, lanetlemiş ve onlar için Cehennem'i hazırlamıştır. Orası ne kötü bir dönüş yeridir bir bilseler.


Tövbe-68 (münafıklık edenler) 68. İkiyüzlü /münafık erkeklere, ikiyüzlü /münafık kadınlara ve Allah’ın tek olduğunu inkâr edip şirk koşmakta olanlara /küfre sapanlara, sürelerce kalacaklaCehennem ati, Allah’ın bir sözüdür /vaadidir. Cehennem ateşi ancak onlar içindir. Çünkü Allah, onları lânetlemiştir ve onlar için tükenmez bir azap söz konusudur.



  • Sözünden dönenler


Maide-13. Ancak verdikleri sözde durmayıp anlaşmayı bozdukları için, Biz de onları lânetledik ve kalplerini /doğruyu bulma anlayışlarını katılaştırdık. Böylece, bildirdiğimiz muhkem /değişmez ana kuralları anlamayıp, kendilerine göre farklı anlamlara çevirmeye başladılar ve anlaşma ile uymaları istenen kuralları unuttular. Ya Muhammed! Onların çok azı dışında, çoğundan Sen de sürekli ihanet göreceksin. Ama yine de onları bu özellikleri ile kabul et, bağışla ve bu hainliklerini kendine dert yapma. Çünkü Allah, Muhsin olanları /muhkem /değişmez ana kurallara uygun olumlu ameller gerçekleştirenleri sever.



  • Şeytana iyice uyanlar ve olumsuzluklara iyice batmış olanlar


Maide-60. "Ey Kitap sahipleri! Size, Allah katında daha kötü bir durumu bildireyim mi? Allah'ın lânet ve gazap ettiği ve may­munlar, domuzlar gibi davranan ve şeytana /tağuta kul olmuş gibi uyanlar, olumsuz işlere batmış olanlardır. İşte, yle kimselerin durumlaçok daha kötü ve doğ­ru yoldan en çok sapmış olanlardır" diyerek de açıklamalarına devam et.



  • Allah’a karşı isyankâr olanlar ile hak ve adalette hadlerini aşanlar


Maide-78. İsrailoğullarından, Allah’ın yanında başka ilah kabul ederek küfre sapmış olanlar, hem Davud, hem de Mer­yem oğlu İsa tarafından lanetlenmlerdi. Çünkü onlar, Allah’a karşı isyankârdılar, hak ve adalet konusunda sınır da tanımıyorlardı.



  • Kur’an’ın gerçekliğini şiddetle ilk red eden İsrail toplumu


Nisa-47. Ey Kitap verilenler! Size tekrar şunu söylüyoruz ki, Ahrette size gerçekleri göstereceğimizde utanç ve pişmanlıktan yüzleriniz allak bullak olmadan veya geçmişte onlara Tevrat’ı verip Cumartesi günü yasağına uymayan atalarınızı la­netlemiş olduğumuz gibi sizi de lanetlemeden önce, tahrif edilmemiş gerçek Tevrat ile bildirdiklerimizi de tasdik edip doğrulayan /Musaddık olarak indirdiğimiz Kur'an'a gelin iman edin. Çünkü Allah'ın emri her zaman mutlaka yerine getirilmektedir.


Maide-13’e de bakınız



  • Ağaçlar da canlıdır ve Cehennem’deki zakkum ağacı lanetlenmiştir


İsra-60. Seninle olan karşılaşmamızda, Sana Rabbinin tüm insanları çepeçevre kuşatmış olduğunu söylemiştik. Sana çıplak gözle rüya gibi gösterdiğimiz o görüntülerde gördüklerini de, Kur'an'da lanetlenmiş olan Cehennemdeki zakkum ağacını da, Biz, ancak insanların doğru veya yanlış yolda olmayı seçmelerinde bir sınav aracı olarak korkup yararlansınlar diye onu düzenledik. Biz insanları ayetlerimizle böyle uyarıyor ve korkutulup uyarılsınlar istiyoruz. Fakat gönderdiğimiz ayetlere /delillere rağmen inanmayanlar yine azıtıp duruyorlar.


Şimdiye kadar lanetlenmenin ancak Allah’ın koymuş olduğu kriterlere uygun uygunluğunda gerçekleşmekte olduğuna ve bu değerlendirmenin de sadece Allah tarafından yapılabileceğine ve bu konuda karar vermenin açıkça Allah’a şirk koşma olacağına açıklamaya çalıştım. Lanetlemede bulunmanın bir nevi beddua olduğuna ve haksız yapıldığında, haksız lanetlemede bulunana geri döneceğine vurgu yaptım. Şimdi de kimlerin lanetlenmeyeceği ve bundan korunmuş oldukları ile lanetlenmişlikten affedilmeye değineceğim. 


Lanetlenmemek için


Lanetlenmemek ve yapılacak bir lanete muhatap olmamak için, yukarıda maddeler halinde belirtmiş olduğum lanetlenme nedenlerinden uzak durmak yanında, ayrıca özellikle A’raf-172 nci ayette belirtilmiş olduğu üzere Dünya Öğrencisi olan Ruh’un Allah ile yaptığı 7 konudaki anlaşmaya Dünya Eğitimi sırasında uyacağına yönelik verdiği söze sadakatle uyması gerekmektedir.


Ra'd- 25. Buna karşılık Allah ile olan anlaşmalarına uymayıp, Allah’ın belirttiği muhkem /değişmez amaç hükümlerine olan sıkı bağlılıklarını devam ettirmeyen ve onlarla amel etmeyip yeryüzünde fesat /huzursuzluk çıkaranlar ise Allah’ın lânetine uğrayacaklar ve en kötü yer onların olacaktır.


Lanetlenmişlikten af edilmek için


Peygamberler aracılığı ile ve Vahiy kitaplarında insanlara tebliğ edilen ve Allah’ın tek dini olarak İslâm denilen ve her biri birer farz olup, muhkem /değişmez ana kurallar bütünü olan kuralları gizlemeyen ve çarpıtmayanların, yaptıkları olumsuzluk için tövbe eden, düzelen ve aynı hatayı tekrarlamayanların lanet edilmekten af edilebileceklerine hem Bakara-160, hem de Al-i İmran-88 nci ayetlerde değinilmiştir.


Bakara-160. Ancak tövbe edip, hatalarını düzeltip islah olanlar ve bildirdiğimiz gerçekleri çarpıtmadan ve gizlemeden açıklayanlar, bu lanetin dışın­da tutulurlar ve tövbelerini kabul ederim. Çünkü Ben, tekrarlanmayan hataların tövbelerini kabul eden ve Rahmeti bol olanım.


Al-i İmran-88. Ve bu lanet, onlar düzelmedikçe uzun süreler kalacak, uygun görülecek azapları hafifletilmeyecek ve önemsenmeyip yüzlerine de bakılmayacaktır. 89. Ancak bütün bunlara rağmen, Allah'a içtenlikle tövbe edip ıslah olan ve durumlarını düzeltenler başka. Çünkü Allah çok bağışla­yandır /Gafur'dur ve rahmeti bol olandır /Rahim'dir.


Görüldüğü gibi lanetlemek, sadece bir niyetin ifadesi olan bir sözdür. Ancak mutlak bir hak etmişlik isteyen, yoksa Bumerang etkisi, yani sahibine geri dönme özelliği olduğundan, tehlikeli ve çok dikkat gerektiren bir söz demektir. Lanet edilsin temennisinde bulunulan kişinin de buna uygun ve yukarıda saydığım olumsuz bir faaliyette bulunmuş olmasını da gerektirmektedir. Bunun yanında, kabul edilmesi sadece Allah’ın yetkisi dahilindedir ve kabul edilip edilmemesi hakkında fikir ileri sürmek, Allah’a şirk koşmak hatasına yol açar.


Temennim, bizlerin böylesi ağır bir haram hatasını işlememesidir.


İnşallah!!!!!


NOT- NÖVAK Vakfımızın kitaplarının gelirleri ile Eskişehir Tıp Öğrencilerine burs veriyoruz. Özel günlerinizde kitaplardan alır veya hediye ederseniz bize destek olur ve öğrenci sayımız artar: "DİN VE BEYİN", "SON DAVET KUR'AN Tercümesi", "KUR’AN KADINI KORUYOR", "OKU! Konularına göre Kur'an ayetleri", "KUR'AN'IN KULU KÖLESİ MEVLANA", “TEVRAT VE İNCİL’DE ÖNCEKİ İSLAM”, “KUR’AN VE SON İSLAM” ve “ALLAH İLE ANLAŞMAMIZ VAR”