14.05.2018 18:38:54 4343 Okunma

RAMAZANDA SAĞLIKLI BESLENMEYE DİKKAT !

On bir ayın sultanı ramazan ayı buyurduğunda sağlıklı doğru beslenme ile ilgili kaflarda pek çok soru işareti oluşmaktadır. Halkın beslenme bilincinin artması, sağlığına önem vermesi, uzmandan bilgi alması kadar güzel bir şey yok. Kalabalık sofralarla, sahurlarla, iftar davetleriyle akıllara gelen ve bitişini de bayramla müjdeleyen ramazan ayında beslenme hususunda dikkat etmemiz gereken noktalar var. Öncelikle söylemek istiyorum ki, günler çok uzun. Oruç tutanlar için yaklaşık 17 saatlik bir açlık süresi söz olduğundan oruç tutması sağlık açısından tehlikeli topluluklar var.

*8-9 yaş ve altındaki çocuklar için tam gün oruç tutması tavsiye edilmemektedir.
*Diyalize bağlı hastaların oruç tutması tehlikedir.
*Diyabet (şeker) hastaları kullandığı ilaçların gidişatıyla ilgili hekiminden bilgi almalıdır, diyetisyeni tarafından beslenme programı düzenlenmelidir.
*Laktasyon (emziklilik) ve gebelik sürecinde olan annelerin oruç tutması tavsiye edilmemektedir.
*Devamlı olarak ilaç kullanması gereken hastalar muhakkak hekimine danışmalıdır.



-Su
Sağlıklı bir bireyin günlük su tüketimi en az 6 su bardağı (250 ml) olmalıdır. Yaz aylarında mineral kaybı, su kaybı ve susuzluk hissiyle su tüketimi artmaktadır, artması gerekmektedir. Oruç tutan kişiler özellikle su tüketimine dikkat etmesi gerekir. Çalışanlar ve öğrenciler, uyku hariç günün çoğu vaktini dışarıda geçirmektedir. Oruç tutacaklarsa susuzluk hissinin artmasına önlem olarak iftar ve sahur arasındaki sürede su gereksinimini karşılamalılardır.

-Tatlı
İftar sofralarının ardından çay ve kahve eşliğinde tüketilen tatlılara dikkat ! Sağlıklı veya hasta birey için her iftardan sonra yenilen tatlılarla günlük şeker tüketimi artmaktadır, sağlığınız için her gün iftardan sonra tatlı tüketmeyin (özellikle hasta bireyler veya ağırlık sorunu yaşayan kişiler). Tatlı tercihleriniz sütlü olursa kendinize iyilik etmiş olursunuz. Şeker ihtiyacınızı kuru meyve ve yaş meyve ile karşılamaya çalışırsanız kendinize daha büyük bir iyilik etmiş olursunuz.


-Çay
Sahur sofralarında ve iftardan sonra sıklıkla tüketilen çay için de söylemek istediğim kısımlar var. Çay bitkisinin bilimsel ismi Camellia sinensistir. Çay; tein, kafein, teofilin ve antioksidanlar için doğal bir kaynaktır. Fakat çay diüretiktir (idrar artırıcı) yani 1 bardak içtiğimiz çay vücudumuzdan 2 bardak su kaybına sebep olur. Bu nedenle suyun yerini tutmaz ve su yerine geçmez. Oruç tutan kişilerde su kaybını uzun günler ve mevsim sebebiyle en az düzeye indirmek istediğimiz için çay tüketimine dikkat etmenizi öneriyorum.


***Sağlıklı bireylere mineral ve su kaybını telafi için 1 bardak maden suyu (bardakta 10 dk bekletilmiş; asidi gitmiş) tüketimini öneriyorum.


-Süt ve Süt Ürünleri
Süt, yoğurt, ayran ve kefir tüketiminin ramazanda azaldığını gözlemliyoruz. Sahur veya iftar sofralarımızda süt ve süt ürünlerini tüketmeye özen gösterelim. Sağlıklı bireyler, şekerli içecekleri tüketmek yerine ayran-kefir gibi süt ürünlerini tercih edebilirler.


-Yağ ve Tuz
İftar sofralarında tanık olduğumuz yemekler genelde zahmetli ve yağlı yemeklerdir. Toplum olarak tuz tüketimimiz, gereksinimin neredeyse 4 katı kadardır. Yağlı ve tuzlu yemekler tüketimden sonra kişinin susuzluk hissini artıracağı için oruç tutanların buna özellikle dikkat etmesi gerekir.


-Hamur İşleri
İftar sofralarında ara sıcak olarak bulunan böreklere de dikkat etmenizi öneriyorum. Pide, makarna, ve pilav tüketimleri ile yüksek düzeye ulaşan karbonhidrat ilave hamur işi, pastane ürünleri ile çok daha fazla yükseltebiliriz. 


-İftariyelikler
İftar sofralarımızın ve yemek kültürümüzün bir örneği olan iftariyelikler genelde yağ oranı yüksek kalorili besinlerdir. Ağırlık sorunu yaşayan, mevcut hastalıkları ve obezite hastalığı olan hastalarıma iftariyelik tüketmemesini tavsiye ediyorum.


Sahursuz Olmaz !

Sabah erken saatlerde kalkan kişilerin birçoğunda görünen davranıştır: Sahur yapmamak ve geceden atıştırarak yiyerek uyumak. Bu alışkanlığın varlığında 20-21 saatlik kadar bir açlığın-susuzluğun var olduğunu ve kişinin sağlığını olumsuz etkilediğini söylemeliyim. Sahur yapmak hem vücudun enerji dengesi için hem de metabolizma düzeni için önemlidir. Günler çok uzun olduğu için oruç tutan kişilere muhakkak sahur yapmaları gerektiğini belirtiyorum. Sahurda yağlı salçalı yemeklerden ziyade kahvaltılık ürünleri tüketilmesini tavsiye ediyorum.

Çorbayla Başlayalım
Hızlı Yemeyelim
İyice Çiğneyelim
Bu bahsettiğim üç konu ramazanda beslenme alışkanlıkları içerisinde çok önemlidir. Uzun süren açlıktan sonra yemeğe katı besinlerle başlamak sindirim sistemini zorlamaktadır ve kişiye daha fazla kalori aldırmaktadır. Ezan okunur okunmaz yemeklere yüklenmek yerine, çorba ile başlamak ve yavaş yavaş yemek, çorbadan sonra birkaç dakika beklemek sindirim sistemi için oldukça faydalıdır. Açlık hissinin yoğunluğu ile yemekleri iyice çiğnemeden yemek de zararlıdır. Yavaş yemek mekanik sindirimin süresini uzatacağından doygunluk hissi daha çabuk gelecektir.

Egzersiz Yapalım

Oruç tutan kişiler genel olarak; yaz aylarında olduğumuz ve susuzluk hissetmemek için fiziksel aktivite yapamazlar veya tercih etmezler. Metabolizma hızımızın azalmasına bağlı olarak, enerji gereksinimi de azalmaktadır fakat iftar sofralarının cazip ve zengin olması gereksinimden fazlasını tüketmemize sebep olabilir. Beslenmeniz için diyetisyeninizin sizin için hazırladığı beslenme tedavisine/sağlıklı beslenme programına dikkat etmenizi tavsiye ediyorum. Beslenmeyle beraber fiziksel aktiviteye de dikkat etmek gerekiyor. İftarlardan sonra 30 dakika yürüyüş tercih edebilirsiniz.

Hayırlı Ramazanlar..
Sağlıcakla Kalın ..