6 Mayıs 2019 Pazartesi 5690 Okunma

RAMAZANDA BESLENMEYE DİKKAT !

Kalabalık iftar sofralarıyla, sahurlarla, davetlerle akıllara gelen ve bitişini de bayramla müjdeleyen ramazan ayında beslenme hususunda dikkat etmemiz gereken noktalar var. Öncelikle söylemek istiyorum ki, günler çok uzun. Oruç tutanlar için 16 - 17 saatlik bir açlık süresi söz konusudur, oruç tutması sağlık açısından tehlikeli gruplar var.

*8-9 yaş ve altındaki çocuklar için tam gün oruç tutmak tehlikelidir.
*Diyalize bağlı hastaların oruç tutması tehlikedir.
*Diyabet (şeker) hastaları kullandığı ilaçların gidişatıyla ilgili hekiminden bilgi almalıdır, diyetisyeni tarafından beslenme programı düzenlenmelidir.
*Laktasyon (emziklilik) ve gebelik sürecinde olan annelerin oruç tutması tehlikedir.
*Devamlı olarak ilaç kullanması gereken hastalar muhakkak hekimine danışmalıdır.


-Su
Sağlıklı bir bireyin günlük su tüketimi en az 6 su bardağı (250 ml) olmalıdır. Yaz aylarında mineral kaybı, su kaybı ve susuzluk hissiyle su tüketimi artmaktadır, artması gerekmektedir. Oruç tutan kişiler özellikle su tüketimine dikkat etmesi gerekir. Çalışanlar ve öğrenciler, uyku hariç günün çoğu vaktini dışarıda geçirmektedir. Oruç sürecinde daha az susuzluk yaşamak için önlem olarak iftar ve sahur arasındaki sürede su gereksinimini karşılamalılardır.

-Tatlı
İftar sofralarının ardından çay ve kahve eşliğinde tüketilen tatlılara dikkat ! Birey sağlıklı veya hasta olabilir ancak her iftardan sonra yenilen tatlılarla günlük şeker tüketimi artmaktadır, sağlığınız için her gün iftardan sonra tatlı tüketmeyin (özellikle kilo sıkıntısı yaşayan kişiler). Tatlı tercihleriniz için sütlü olarak hafif gruplara yönelebilirsiniz. Şeker ihtiyacınızı için kuru meyve de iyi bir tercihtir.


-Çay
Sahur sofralarında ve iftardan sonra sıklıkla tüketilen çay için de değinmek istediğim konular var. Çay; tein, kafein, teofilin ve antioksidanlar için doğal bir kaynaktır. Fakat çay diüretiktir yani 1 bardak içtiğimiz çay vücudumuzdan 2 bardak atımına sebep olur. Bu nedenle suyun yerini tutmaz ve su yerine geçmez. Oruç tutan kişilerde su kaybını en az düzeye indirmek istediğimiz için çay tüketimine dikkat etmenizi öneriyorum.


***Sağlıklı bireylere mineral ve su kaybını telafi için 1 bardak maden suyu (bardakta 10 dk bekletilmiş; asidi gitmiş) tüketimini öneriyorum.



-Süt ve türevleri

Süt, yoğurt, ayran ve kefir tüketiminin ramazanda azaldığını gözlemliyoruz. Sahur veya iftar sofralarımızda süt ve türevlerini tüketmeye özen gösterelim. Sağlıklı bireyler, şekerli içecekleri tüketmek yerine ayran-kefir gibi süt ürünlerini tercih edebilirler.



-Yağ ve Tuz
İftar sofralarında tanık olduğumuz yemekler genelde zahmetli ve yağlı yemeklerdir. Toplum olarak tuz tüketimimiz de günlük olması gerekenin neredeyse 4 katı kadardır. Yağlı ve tuzlu yemeklerin devamında susuzluk hissini artırır, oruç tutanlar bireylerin buna özellikle dikkat etmesi gerekir.


-İftariyelikler
İftar sofralarımızın ve yemek kültürümüzün bir örneği olan iftariyelikler genelde yağ oranı yüksek kalorili besinlerdir. Kilo sıkıntısı yaşayan ve obezite hastalığı olan hastalarıma iftariyelik tüketmemesini tavsiye ediyorum.


Sahursuz Olmaz !

Sabah erken saatlerde kalkan kişilerin birçoğunda görünen davranıştır: Sahur yapmamak ve geceden bir şeyler yiyerek uyumak. Bu alışkanlığın varlığında 20-21 saatlik kadar bir açlığın-susuzluğun var olduğunu ve kişinin sağlığını olumsuz etkilediğini söylemeliyim. Sahur yapmak hem vücudun enerji dengesi için hem de metabolizma düzeni için önemlidir. Günler çok uzun olduğu için oruç tutan kişilere muhakkak sahur yapmaları gerektiğini belirtiyorum. Sahurda yağlı salçalı yemeklerden ziyade kahvaltılık besinlerin tüketilmesini tavsiye ediyorum.

Çorbayla Başlayalım
Hızlı Yemeyelim
İyice Çiğneyelim

Bu bahsettiğim üç konu ramazanda beslenme alışkanlıkları içerisinde çok önemlidir. Uzun süren açlıktan sonra yemeğe katı besinlerle başlamak sindirim sistemini zorlamaktadır ve kişiye daha fazla kalori aldırmaktadır. İftara çorba ile başlamak ve yavaş yemek, çorbadan sonra birkaç dakika beklemek sindirim sistemi için oldukça faydalıdır. Açlık hissinin yoğunluğu ile yemekleri çiğnemeden yemek de zararlıdır.

Egzersiz Yapalım

Oruç tutan kişiler genel olarak; yaz aylarında olduğumuz ve susuzluk hissetmemek için fiziksel aktivite yapamazlar veya tercih etmezler. Metabolizma hızımızın azalmasına bağlı olarak, enerji gereksinimi de azalmaktadır fakat iftar sofralarının cazip ve zengin olması gereksinimden fazlasını tüketmemize sebep olabilir. Kilo sorunu yaşayan kişilerin beslenmesi konusunda nelere dikkat etmesi gerektiğini bahsettim. Beslenmeyle beraber fiziksel aktiviteye de dikkat etmek gerekiyor. İftarlardan sonra 30 dakika yürüyüş tercih edebilirsiniz.

Hayırlı Ramazanlar..
Sağlıcakla Kalın ..