9 Ağustos 2019 Cuma 342 Okunma

Problemi Çözmek

 


 


İnsan nasıl öğrenir? İnsanın öğrenme tarzı; gözlemler yapmak, bunlar arasında ilişkiler kurarak soyut bilgiye ulaşmak şeklindedir. Dolayısıyla kişi tarafından çok sayıda seçeneğin izlenmesi, bu sürecin zenginleşmesi anlamına gelir. Gözlem diye tanımladığım faaliyet, veri edinmenin her türlüsü olabilir. Bunlar görme, duyma, dokunma, koklama veya tat alma gibi duyularla algılananlar olabileceği gibi; okuyarak ya da insanın zihinsel becerileri ile üretilerek elde edilenler de olabilir. Çok basit olarak söylersek, kıyaslayarak öğrenen insan için çok sayıda gözlem çok sayıda karşılama ve soyutlama fırsatı anlamına gelir; bu da bilgi ve deneyim zenginliği yaratır.


 


Bilgi ve Yenilik


Farklılık yaratan inovasyonların, çoğunlukla kurum ve kuruluş dışı bilgiden kaynaklanması şaşırtıcı değildir. Tarihi incelediğimizde; büyük buluşlara ve yeniliklere imza atan kişilerin tümünün adeta ‘bilgi açlığı’ duyanlar olduğunu görürüz. Bu insanların bir başka özelliği ise kendilerini tek bir alana ‘hapis etmemiş’ olmalarıdır. Çok değişik alanlardan elde ettikleri bilgileri, birbirilerine eklemleyerek ya da birbirileri ile karşılaştırarak kullanırlar.


 


1694-1778 yılları arasında yaşamış olan Fransız yazar, tarihçi ve düşünür Voltaire’in 6814 kitaptan oluşan kütüphanesinden söz edilir. Bu kitaplardan 2000 dolayında olanında, kendi el yazısı ile düşülmüş notlar bulunuyor. Voltaire’in Château de Cirey’de Marquis de Châtalet’in himayesinde yaşadığı yıllarda, Markiz ile birlikte topladıkları 21.000 kitabın olduğu belirtiliyor. Başta elektrik ampulü olmak üzere çok sayıda buluşun sahibi olan Amerikalı mucit Thomas Edison’ın (1847-1931) kütüphanesi ise 10.000 kitaptan oluşmakta.


 


İlginç bir diğer örnek de 781-868 yılları arasında yaşamış ve biyoloji, zooloji, tarih ve psikoloji konularında çeşitli bilimsel eserler yazmış olan Arap bilgini El-Câhız’ın yaşamına ilişkindir. El-Câhız yoksul bir kişi olduğu için çoğu zaman kitap almaya parası yetmezmiş. Bunun yerine kitapçıyı gece süresince kiralar, dükkânı kendi üzerine kilitletir ve tüm gece boyunca mevcut kitapları inceleyerek, araştırmalar yaparmış.


 


Çeşitlilik, başka alanlardaki çözümleri görerek yenilik yaratmanın önemli eksenlerinden birisidir. Farklı alanlardaki bilgiler arasında yapılan kıyaslama, eşleme ve eklemlemeler sayesinde eşsiz yenilikler üretmek mümkün oluyor. Özetle; düşünsel çeşitlilik yeniliklere, buluşlara ve yaratılara giden yolu aydınlatıyor.


 


Ezberi Unutmak


‘Büyük’ kabul edilen bir problemi çözmenin yaratıcı yolunun sıklıkla ‘ezberi unutmak’ ve ‘yapılandırılmamış düşünmeye’ yönlenmek olduğuna inanılır. Bu kabulde; deneyimin yanıltıcı dehlizlerine dalmamak veya tekniklere ‘tutsak olma’ yanlışına düşmemek açısından doğruluk payı olduğunu söyleyebiliriz. Bazı sorunlara bildiğimiz her şeyi ‘unutarak’ ve ‘yapılandırılmış düşünme’ tarzından uzaklaşarak konuya yaklaşmak ‘çözücü’ olabilir. Ama bu yolla halledilebilen sorunlar, çoğunlukla küçük ölçekli problemlerdir.


 


Yüksek düzeyde karmaşıklığa sahip sorunları çözmek için problem çözme sürecinin yapılandırılması ve duruma uygun bir yol haritası çıkarılması uygun olur. Doğru düşünme tarzı; sezgisel yollarla yapısal yöntem, teknik ve araçların akılcı biçimde eklemlenmesini gerektirir. Asla unutmamamız gereken hassas nokta; sorunun çözümünün, problemin karakterine ve ölçeğine bağlı olduğudur.