15 Ağustos 2019 Perşembe 74 Okunma

Kim Resim Yapar ya da Şarkı Söyler?

 


 


Düşünmek, her anlamda ayırt edici bir özellik… Evrimleşmenin mekanizmalarını anlamak, yeni fikirler üretmek açısından önemlidir. Örneğin bir ürünün evrimleşme sürecini anlayarak izlemek, yeni fikirlerin geliştirilmesi ve yaratı sürecinde doğru kararların verilmesi bakımından son derece öğreticidir. Örneğin otomobilin, telefonun ya da İnternetin ilk çıkışından günümüzde ulaştığı noktaya kadar gelişim aşamaları, bir tohumun nasıl bugünkü ağaca dönüştüğünü anlamamızı sağlamak yanında düşünsel deneyim ve beceri kazandırıcı olacaktır.


 


Teknolojik bir ürünün ilk çıkışında genelde görece büyük bir hacim, düşük performans ve az sayıda ayrıntı görüyoruz. Zamanla ürüne ilişkin parçalar ve bunların arasındaki bağlantılar artıyor ve karmaşıklaşıyor. Daha sonra ise bir yalınlaşma sürecine giriliyor. Teknolojinin katkılarıyla birlikte fonksiyonlar artarken ürünle ilgili detaylar daha akılcı ve kullanımı kolay bir şekle dönüşüyor. Otomobilde, telefonda, İnternette ya da bilgisayar donanımlarında da aynen böyle oldu.


 


Küçük Adımlar, Uzak Gelecek


Geliştirme süreci uzunca bir süre küçük adımlar halindeki iyileştirmelerle ilerliyor. Hatalara ivedi çözümler ya da küçük performans artışları (örneğin) ürünün yaşam süresini uzatmakta etkili oluyor. Ama öyle bir zaman geliyor ki; o noktadan sonra küçük iyileştirmeler ve minik performans artışları yeterli olmuyor. Tümden bir değişikliğe ihtiyaç duyuluyor.


 


Eğer yeniliklerden veya buluşlardan söz ediyorsak gündeme bir ‘yıkıcı (radikal) inovasyon’ geliyor ve piyasanın yapısını toptan değiştiriyor. Transistorlu radyo veya televizyon, son 30 yılda İnternet iletişim alanında böyle etkiler yaptı. Kişisel yaşamımızda da buna benzer bir gelişim süreci yaşıyoruz. O anı hissettiğimizde yaşamımızda o büyük değişimi yaşıyoruz. Mekânımızı, ilişkilerimizi ya da yaşam modelimizi bütünüyle değiştiriveriyoruz.


 


Küçük ya da büyük değişimlerin daha ‘iyi ya da kötü’ olduğunu söyleyemeyiz. Küçük adımlar halinde yapılan iyileştirmelerin olumlu etkiler yaptığı dönemler vardır. Bu tür zaman dilimlerinde gelecekte oluşabilecek büyük değişim için de hazırlıklar yaptığımız takdirde herhangi bir nedenle uzun dönemli gelecek zafiyeti yaşamayız. Kişi veya kuruluş olarak hem bugün hem de gelecek için donanımlı olacak düşünsel olgunluğu yakalamak gerekiyor.


 


Yaratıcılığı Geleceğe Taşımak


İnsanın yaratıcı tahayyül açısından en verimli olduğu dönem yaklaşık 20 küsurlu yaşların ortalarına kadar sürüyor. Çocukluk ve gençlik dönemlerinde kişi, fantastik hayal gücünü daha etkin geliştiriyor ve kullanıyor.


 


Şöyle bir örnek hatırlıyorum. İlköğretimin ilk birkaç yılında bir sınıftaki öğrencilere “Kim şarkı söyler?” diye sorsanız çok sayıda el kalkar. “Kim resim yapar?” dediğinizde de benzer bir durumla karşılaşırsınız. Bir lise son sınıfına girip aynı soruları sorarsanız ürkek biçimde kalkan birkaç elden fazlasını göremezsiniz. Sanki ilköğretimin ilk yıllarında bildiğimiz şarkı söylemeyi ya da resim yapmayı lisenin son yılarlına doğru unutuyoruz. Bir yetişkin olduğumuzda ise ‘hiç mi hiç’ hatırlamıyoruz.


 


Yetişkinler olarak sosyal ve ekonomik yaşama daha fazla dâhil olduğumuz yıllarla birlikte fantastik düşünme ve hayalci tasarım becerileri yaşamımızdan siliniyor. Muhtemelen bunları yok etmemizin ‘doğru’ olacağı öğretiliyor. Çocukluğun özgürlük günlerinden yetişkinliğin tutsaklığına ayıpçı ve yasakçı makamlarına ‘terfi’ ediyoruz. Çocukluğun üretkenliğini ve yaratıcılığını geleceğe taşıyıp kendi farklılığını koruyabilenlerin sayısı pek fazla değil.


 


Farklılıklar ve büyük değişimler bazılarımızı korkutur. Bunda bir problemin ya da değişimin peş peşe başka problemlere veya değişikliklere yol açacağı düşüncesi hâkimdir. Hâlbuki bir problemin veya değişim ihtiyacını varlığı, yaşamı oluşturan unsurlardan herhangi birinin mevcudiyeti kadar olağandır. Problemler veya değişiklikler karşısında cesareti kaybetmek yaşama sevincini yitirmek gibidir. Her çözüm adımı yaşam sevincimizi ve enerjimizi artırıcı etki yapar. Yaşam her şart altında özgür düşünmeye veya cesaretle geleceğe ilerlemeye değer güzelliktedir.