1 Temmuz 2020 Çarşamba 446 Okunma

Yeni Kuşakların Çağdaş Eğitimi


 


Çağdaş eğitim” gibi bir ifade, günümüz şartlarında “eğitim, öğretim, öğrenme” alanlarında anlatılması ve yapılması gerekeni artık yeterince açıklamıyor. Slogan türünde ifadelerin ötesine geçip öze –yani gerçek tanımlara ve içeriğe– inmek gerekiyor. Bu konuda eğitimin eksen kabul etmesi gereken daha açık ve net kavramlara ve yaklaşımlara ihtiyaç var.


 


Yaratıcı düşünce ile eleştirel düşünce, zihinsel sistematiğin iki ayrı ucunda durur. Ama yenilikçi bir genç kuşak yetiştirmek için, bu iki ayrı uçtaki düşünme biçimlerinin doğru harmanlanması gerekir. Dolayısıyla yenilikçi genç insanlar üretmeyi kendi önüne koyan vizyonumuza, problem çözmenin yanında eleştirel düşünceyi de koymamız gerekir.


 


Problem çözme ve eleştirel düşüncenin temel direği, soru sormaktır. Bunu sadece sormak olarak özetlemek haksızlık olur. Doğru soruları sormak, olarak açmamız gerekir.


 


Günümüzde pek çok sınavda kullanılan kalıplaşmış soru teknikleri, yaratıcılığın ve yenilikçiliğin önünü tıkıyor. Genç insanlar, uzak ve yakın yaşam çevrelerindeki konular hakkında özgürce sorular sorabilmeliler. Onları panik halinde acil ve kolaycı cevaplara iteklemek yerine, sorunlar karşısında “Bu problemin başka çözüm yolu olabilir mi?” sorusu yönünde teşvik etmeliyiz. Doğru cevaplar, ancak doğru sorular sorulduğunda mümkün olur.


 


Küreselleşmenin etki ve sonuçlarını her boyutta yaşıyoruz. Bunun göstergelerinden birisi, değişik kültürlerden gelen insanların ekonomik ve sosyal alanlarda daha fazla bir araya gelmeleri… Bulunduğumuz ortamlarda kültürel çeşitlilik artıyor. Başka ana dillere sahip, farklı kültürlerde yetişmiş insanlarla aynı apartmanlarda komşu olacağız, ayni işyerinde çalışacağız.


 


Gelişmiş ülkelerde günlük yaşamın bir parçası olan kültürel çeşitlilik, bizim de kapımıza dayanmak üzere… Bu nedenle ayrımcılık karşıtlığı ve kültürlere saygı, genç kuşakların daha fazla anlamaları gereken konular olarak gelişiyor.


 


Artık ‘evladiyelik meslekler’ yok. Önümüzdeki dönemde çalışan nüfusun her biri, çalışma yaşamı boyunca bir iş veya meslek değiştirmek zorunda kalacak. Bunun temel nedeni ise bilimin, teknolojinin, sosyal yaşamın, pazar yapısının ve beğenilerle tercihlerin büyük bir hızla değişiyor olması… Bu durum, hem kişilerin hem de kuruluşların esnek, çevik, hızlı ve uyarlı olmasını gerektiriyor. Aynı nedenle eğitim kurumu, yaşam boyu olma yönünde değişiyor.


 


Genç insanlara eğitim süreçlerinde esnek, çevik ve uyarlı olmayı öğretirken, yeni girişimler için gerekli cesaret ve motivasyonu da aktarmalıyız. Şunu da eklemeliyim ki; muhtemelen yapay zekânın yaşam alanlarına daha fazla dâhil olması ile bilgi ve beceri edinme de ‘kariyer ve istihdam’ meselesini kolaylaştırmayacak.


 


Yeni çağ, kalıplara karşı olacak. Bu nedenle öz yönelimler (bireysel yol almalar) daha da öne çıkacak. Bunda da içsel motivasyona ve bireysel cesarete daha fazla ihtiyaç duyacağız. Yenilikçi eğitim düşünürü Tony Wagner, çocuğun oyun parkında annesinin güvenli ağı gibi davranmayacağı bir ortamdan söz ediyor. Deneme – yanılma ile çocuk hangi koşullarda nasıl düşeceğini öğrenerek problem çözmeyi ve yaratıcı olmayı öğrenebilir diyor.


 


Yenilikçi kuşaklar yaratmanın birkaç koşulu daha var. Doğru iletişim ve bu bağlamda etkili yazma ve söyleme becerilerinin edinilmesi çocuğun gelişim sürecinde önemli… İnternet ve mesajlaşma sistemleri gibi dilin doğru ve etkili kullanımını engelleyen çok sayıda teknolojik ortam ve araca rağmen iletişim yetkinliğinin geliştirilmesine ağırlık vermek gerekiyor.


 


Bu çağın özelliklerinden birisi, bilgi miktarı ve çeşitliliğinin biteviye artması… Bilgi yığınları arasında gerekli olanın, filtre ve analiz edilmesi lazım. Bunun genç kuşaklar tarafından öğrenilmesi için, eğitim süreç ve unsurlarının yeniden düzenlenmesi gerekiyor.


 


Son olarak; yaratıcı, yenilikçi ve girişimci olmanın vazgeçilmez gerekleri arasında merak ve hayal gücü yatıyor. Eğitim sistem, yöntem ve araçlarımızın genç insanların öğrenmeye, bilmeye ve bilineni uygulamaya geçirmeye yönlendirilmesi asla vazgeçmememiz gereken konular… Merak etmeyen, hayal gücünden yoksun bireylerin yepyeni bir geleceği oluşturmaları asla mümkün olamaz.