7 Temmuz 2020 Salı 377 Okunma

Yaratıcılığı Geliştirmek


 


Eğitim, üretim içindir. Bu belgi, eğitimin yaşamla olması gereken yakın ilişkisini ve etkileşimini ifade eder. Yaşamı geliştirmek için ise yaratıcılık vazgeçilmezdir. Ama bir özel yeti gibi ifade edilen yaratıcılık sadece bazı ‘seçilmiş’ insanlara mı özgüdür? Bu, üzerinde önemle durmamız gereken bir sorudur.


 


Yeteneklerimiz konusunda dergi, gazete veya İnternet sitesi gibi değişik kaynaklarda karşılaştığımız küçük anketlerden birkaçını yapmışsınızdır. Kimi zaman ciddiye alarak bazen de eğlence olsun doldurduğumuz ve sonra heyecanla sonucunu okuduğumuz bu anketler bize mevcut durumumuz hakkında ‘bilgi’ verir. Bu tür araştırmalara konu olan yeteneklerden birisi de yaratıcılıktır. Yapılan anketin sonucunda yaratıcı olduğumuza ya da olmadığımıza dair bir sonuç çıkar. Acaba çıkan sonuç kalıcı ve sürdürülebilir midir? Anketle veya başka belirtilerle ortaya çıkan yaratıcılık kalıcı mıdır yoksa bir süre sonra sönüp gider mi? Erken çağlarda yaratıcılık yönünden durgunluk görüntüsü veren bir kişinin daha sonra yaratıcı bir duruma gelmesi mümkün müdür?


 


Yaratıcılık konusunda farklı teoriler ve yaklaşımlar var. Bunlardan bazıları yaratıcılık yeteneğinin doğuştan geldiğini söylüyor. Benzer biçimde yaratıcılığın başlangıç açısından olmasa bile pratikle geliştirilebildiğini savunanlar da var. Ama araştırma ve gözlemler, geliştirilmeyen yeteneğin zamanla köreldiğini, diğer yandan çaba harcanan gizli veya örtülü kalmış yeteneğin geliştirilebildiğini ortaya koyuyor. Ama her durumda düzenli ve planlı emek vermeden yeteneğin –özelde yaratıcılık yeteneğinin– başarılı bir noktaya ulaşması mümkün olmuyor.


 


Yaratıcılık, yeni ve değerli bir ‘şeyin’ oluşturulması olgusudur. Bir iş fikri, sanatsal eser, bir çözüm veya bir buluş olabilir. Çoğu zaman duyularla izlenebilen yaratıcı kimi durumlarda sadece zihinsel çalışmayla kavranabilir. Bir başka açıdan bakıldığında ise yaratıcılık, kişinin kendini yeni ve değerli biçimde bir çıktıyla ifadesidir. Yaratıcılık olgusu kendini alışılmış ve bilinen kalıpların dışına çıkarak ortaya koyar.


 


Yaratıcılık, bir anahtara basarak lambanın yanması gibi tek adımlık veya tek hareketle başarılıp sonuçlanan bir iş değildir. Yaratıcılık (emek, zaman gibi) bir dizi kaynak kullanmaya ihtiyaç duyduğu gibi çoğu zaman birden fazla becerinin veya farklılığın da bir ara bulunmasını gerektirir. Diğer yandan bu konuda yapılan çalışmalar, yaratıcılık için birtakım özel yeteneklerin bulunması kadar ilgi ve yatkınlığın varlığının önemini ortaya koyuyor.


 


Özetle; yaratıcılık ulaşılamaz değildir, her birey bu niteliğini geliştirebilir. Yaratıcılık, bireyin problemlerle karşılaştığı durumlarda kendine özgü çözümler geliştirme performansıdır. Yaratıcı düşünme yaklaşımı, alışılmışlığın ve sıradanlığın kalıpları dışında yeni, farklı, beklenmeyen ama aynı zamanda değerli çözümlere yönlenmedir.


 


Herhangi bir kavramın veya olgunun içsel özelliklerinin ortaya çıkarılmasında kullanılan bir yaklaşım, söz konusu özü içinde taşıyan örneklerin araştırılmasıdır. Hiç kuşkusuz; tümevarımcı olmaya çalışan bu tür bir çalışmada az sayıda örnekle yetinmek doğru olmaz. Yaratıcı bireylerin özellikleri konusunda yapılan bilimsel çalışmalar hâlâ gizemli bir konu olmaya devam eden yaratıcılığın gözlenebilen temel unsurları konusunda bazı bulguları ortaya koyuyor. Yaratıcılığı belirleyen bileşenlerin neler olduğunu bilinmesi, bu özelliklerin geliştirilmesi için eğitim ve danışmanlık desteği alınmasını mümkün kılar. Böylece bireylerin hem kendi yaşamlarına hem de sosyal ekosistemlerine daha yaratıcı katkılar yapan özneler haline gelmesi olanağı doğar.


 


Yaratıcılığın gözlenen ilk özelliği gelişmiş hayal gücünün varlığıdır. Buna bağlı olarak çözümler arasında kolayca geçebilmeyi sağlayan esneklik becerisini de eklemeliyiz. Olayların derinine inebilme, mevcut düzende (statükoda) ısrarcı olmama, fikir üretebilme ve bu üretim sürecinde akıcılık diğer yaratıcılık özellikleridir. Yeni iş modellerinin iki özelliği de yaratıcılığın temel bileşenleri arasında yer alır. Yaratıcı bireyler belirsizliğe tahammül özelliği gösterirler. Aynı zamanda düşünsel çevikliğe bağlı olarak kararı sona bırakma becerisi gösterirler.