1 Ekim 2020 Perşembe 320 Okunma

Aykırılık, Farklılık, Eğitim, Üretim


 


Kuruluşların yaşam kültürü –buna örgüt kültürü de denir– dile getirilirken, önemli bir konudan söz edilir. Bu; farklı, başka ve aykırı olanın daima korunup kollanmasıdır. Çünkü bu tür insanlar, kuruluşta değişimin, yenilikçiliğin ve ahlaki denetimin yaratıcısı veya sürdürücüsü olarak orada bulunurlar. Onları sistemin dışına çıkarmak, kuruluşun ataletine ve örgütsel miyopinin oluşmasına neden olur. Zararlı olanla farklı olanı ayırt edebilmek değerli bir özelliktir.


 


Müzik, notaların kendisi değil; notalar arasındaki farklardır, kendi aralarında sesler ile sessizliğin oluşturduğu aykırı uyumdur. Dolayısıyla kuruluş içindeki farklılıklar da örgütsel bir müzik ve uyum yaratır. Farklı olmanın önemi buradadır.


 


Yaşamı ilginç hale getiren insanlar arasında kendi farklılığını yaratanların seçkin bir yeri var. Bu nedenle olayların temel unsurlarını yakalayabilmek, ayrıntının yarattığı beklenmedik etkileri kavrayabilmek ve geleceği sağlam biçimde öngörebilmek için insanın sıra dışı düşünebilmeyi başarması gerekir.


 


Sıra dışı bir düşünme becerisi geliştirmede, hiç kuşkusuz nitelikli eğitimin yeri inkâr edilemez. Ama olayların arka planını araştırmak ve sadece sonuçla yetinmeyip bu sonucu oluşturan şartları araştırmak, sıra dışı düşünebilmek becerisine katkı yapar. Bu arada kendi farklılığını yaratabilmiş insanların bilgi ve deneyimlerinden yararlanmanın özel önemine işaret etmeliyim.


 


Pek çok insan; yaşamı aktığı, gelip geçtiği gibi yaşamayı tercih eder. Pek fazla sorgulama ve değerlendirme ihtiyacı hissetmez. Bu tür kişilerin yakın çevreleri dışında kalıcı bir iz bıraktıklarını söylemek de zordur. Fakat yaşamda başarıya imza atmak ve geriye iz bırakmak isteyen insanların bu örneğe göre farklı davranmaları gerekir.


 


İnsanın hem kendi, hem ailesi, hem de ülkesi adına büyük başarılara imza atabilmesi için geleceği öngörüp kurgulayabilecek zihinsel profile ve yönelimleri olması gerekir. Bu satranç veya tavla oynarken, rakibin bir sonraki hamlesini öngörmeye çalışmak gibi bir uğraştır. Yaşama ilişkin öngörü çabaları, sizin geleceğe daha hazır olması için uygun antrenman türlerinden birisidir. Sadece yaşamdan dersler çıkarmak yetmez; aynı zamanda gelecek tasarım ve kurguları da yapabilmek gerekir. Gelecek kurgusunu ciddiye almayan bir kişinin bitkisel bir yaşama doğru ilerlediğini söylemek yanlış olmaz.


 


Dünya ölçeğinde kitaplarda, dergilerde veya İnternet sitelerinde “En İyi Uygulama” başlığı altında haberler yer aldığını izleriz. Aynı başlığı kullanarak değişik bilim, disiplin veya sanat dallarında ödüller verildiğini okur veya duyarız. “En İyi Uygulama” sözü ile ifade edilen o dalda en başarılı çalışma veya uygulanmış projedir. Dünyadaki en başarılı uygulamaları öğrenmek ve bunları yaratan şartları öğrenmek, her zaman kişinin ve kuruluşun kendisini geliştirmesi için uygun bir iklim yaratır.


 


En iyi uygulamaları incelemek konusunda şöyle bir önerim olabilir: Öncelikle böyle bir olay, sistem veya projeyi var eden unsurları listeleyip analiz edin. Başarıyı oluşturan süreçte hangi unsurlar yer almıştır? Diğer yandan bu unsurları bir bütün olarak bir arada tutan ilişkileri değerlendirin. İlişkiler, bütünün parçalarını başarıyla bir arada tutabilmek için nasıl çalışmaktadır? Daha sonra sistemin amacı üzerine kafa yorun. Girdilerini ve çıktılarını araştırın. Başlangıcından başarı noktasına ulaşıncaya kadar sürecin geçirdiği aşamaları dikkatle inceleyin. Bu çalışma modelini bir alışkanlık haline getirdiğinizde; başarılı uygulamalar sizin için bir ansiklopedi zenginliğinde olacaktır.


 


Ülkemizde 1970’li yılların popüler ifadesi, “Eğitim, üretim içindir” idi. Köy Enstitüleri’nin de ana fikirlerinden birisi olan bu yaklaşım bize önemli bir ipucu verir: Bilgi, sadece bilgi olduğu için de değerlidir; ama bilginin uygulamaya dökülmesi ve yaşamsal gelişmeyi sağlamak üzere bilgiden yararlanılması, ona daha özel bir anlam katar. Bilenle bilmeyenin, ukala ile bilgenin farkını yaratanlardan birisi bu gerçektir.