4 Mart 2021 Perşembe 266 Okunma

Kuantum Bilişime Doğru…

Güçlü bilişim kapasitesinin yükselişini görecek ve verinin neredeyse kaynağında daha fazla işlem yapmayı mümkün kılacak yeni bir bilişim çağının eşiğindeyiz. Bu çağ, iki tür bilişim yaklaşımını içeriyor: Kuantum bilişim ve uç bilişim.


Yeni ve evrimleşen teknolojilerin bir parçası olarak yükselen bu konuların ayrıntısına girmeden önce bazı tanımlar vermek kolaylaştırıcı olabilir. Kuantum bilişim, hesaplamayı gerçekleştirmek için kuantum olaylarının kullanılmasıdır. Kuantum hesaplamaları yapan makineler, kuantum bilgisayarlar olarak bilinir. Kuantum bilgisayarların belirli hesaplama sorunlarını klasik bilgisayarlardan önemli ölçüde daha hızlı çözebileceği öngörülüyor.


Uç bilişim; cevap sürelerini iyileştirmek ve bant genişliğinden tasarruf etmek için hesaplamayı ve veri depolamayı ihtiyaç duyulan konuma yakınlaştıran dağıtılmış bir bilgi işlem yaklaşımıdır. Sis bilişim ise yerel olarak ve İnternet omurgası üzerinden yönlendirilen önemli miktarda hesaplama, depolama ve iletişim gerçekleştirmek için uç aygıtları kullanan bir bilişim mimarisidir.


Kuantum bilgisayarlar, geleneksel bir bilgisayar için hesaplama açısından çok zor olan problemleri genellikle yalnızca 1-2 saniyede içinde çözebilir. Geleneksel bilişim, bir şeyin herhangi bir anda 1 veya 0 olmasına göre oluşturulmuştur. Kuantum dünyasında ise bir şey hem 0 hem de 1 olabilir ve bu da hesaplamaların paralel olarak yapılmasına izin verir. Kuantum bilgisayarlar, çok karmaşık ve zor görevleri yerine getirebilen özel algoritmalara ihtiyaç duyar ve bu da onları bugüne kadar bilinen her şeyden daha güçlü hesaplama araçları yapar.


Bulut bilişim, genellikle İnternet üzerinden birçok kullanıcının kullanabildiği veri merkezlerini tanımlamak için kullanılır. Bulutta yer alan bilgisayarlar, İnternet ortamının büyük sunucularıdır. Bulut bilişim teknolojisi, yazılım ve verilerin bulut ortamında depolanması sayesinde İnternet olan her yerden erişimi sağlar. Fakat İnternet ne denli hızlı olursa olsun gerçek zamanlı işler için yavaş kalabilir. Uç bilişim, verileri depolamak ve hesap yapmak için ağlar üzerinden uzak mesafelere gönderme ihtiyacından kurtaracak. Uç bilişim, Endüstri 4.0 teknolojileri sayesinde kuantum bilişimden daha yaygın hale gelmeye daha yakın görünüyor.


Günümüzde bilişim işlerimizin çoğu, gerekli işleme unsurlarını sağlayan dağıtılmış veri merkezleriyle bulutta gerçekleşiyor. Bu ise gecikme potansiyelini ortaya çıkarıyor. Yakın gelecekte, özellikle görev açısından kritik uygulamalar için, daha fazla hesaplama işi yerel olarak yapılabilir. Örneğin, sürücüsüz (otonom) bir taşıtın bilgisayarlı görme sistemi, verileri doğrulama için buluta göndermek yerine görüntüleri anında işleyecek ve tanıyacak. Uç bilişim özel yongalar ve donanım gerektirmekle birlikte ancak gene bulutla birlikte çalışacaktır.


Uç bilişim yaklaşımı, özellikle gerçek zamanlı uygulamalar söz konusu olduğunda önce yakınlığın avantajının kullanıldığı ve sonuçların daha sonra daha karmaşık yapay zekâ işlemleri için buluta gönderildiği bir durum olacak. Önümüzdeki on yıl içinde, devasa miktarda veri üreten çevrimiçi 50 milyar cihaz (sistem, makine, nesne) olabilir. Uç bilişim, Nesnelerin İnterneti, 5G bağlantısı ve uydu haberleşmesi ile yakından ilişkilidir. Sanal gerçeklik ve genişletilmiş gerçeklik popüler hale geldikçe, bu teknolojiler –akıllı-bağlantılı gözlükler, kulaklıklar vb. gibi– giyilebilir cihazlarla daha fazla iç içe geçecek.


Bilimsel ve teknolojik gelişmeler ivmeli biçimde sürüyor. Bunların; insanların, canlı yaşam çevresinin ve doğanın olumlu geleceği açısından kullanımı ise her zamankinden çok daha fazla güncel ve acil… Teknoloji, asla yaşamın sürdürülebilirliğinden ayrı olarak düşünülemez.