16 Mayıs 2019 Perşembe 753 Okunma

GAZOZUNA MAÇ ve MESLEĞE SAYGI….

        Türkçemizde insanların, devam eden ama kafalarında bitirdikleri  işler için söyledikleri pek çok deyim vardır. Örneğin: “ elini- eteğini çekmek” ; “ununu eleyip, eleğini asmak “ gibi…Bazen de, işlerin iyi gitmediğini ve artık sonlanması gerektiğini anlatmak için “harç bitti yapı paydos” deyimi yetişir imdada… Kitleleri peşinen sürükleyen futbol oyununun yazılı olmayan jargonunda , bu ve benzeri deyimlere denk düşen ve dillere pelesenk olan sözcük  “Gazozuna Maç” tır.  Bir başka ifade ile sahaya çıkmanın zorunlu olduğu ama -özellikle hedefi olmayan( kalmayan)  takım için-  oynamanın  eziyete dönüştüğü maçlara takılan isimdir  “Gazozuna maç”  sözcüğü…


      Böylesine maçlarda;  ligde  hedefi kalmayan takımı çalıştıran teknik sorumlunun oyuncularını  maça motive etmesi; taktiksel anlamda düşündüklerini sahaya yansıtması oldukça zordur elbette…Sahaya çıkan Futbolcu da  maç boyunca  :” aman bir sakatlık olmasın” ile” maç bir an önce bitse de kendimi duşun altına atsam “ arasındaki  düşünce döngüsünün içine sıkışıp kalır maç boyunca…Taraftara gelince, Onlar, maç “ gazozuna” da olsa gönül verdiği takımının kazanmasını isterler sadece… 


        2018-2019 Futbol sezonunda Es-Es’ in evinde son kez  oynayacağı  Adana maçına giderken  (yukarıda değinmeye çalıştığım futbol jargonunu ve  gerçekleri  bilmeme rağmen) yol boyunca düşüncem; “stresten uzak, izleyenlere keyif verebilecek bir futbol seyretmek” üzerine yoğunlaşmıştı. Zira, maç her iki takım için de “  gazozuna” oynanacak hale  gelmişti. Ekmeğini bu meslekten kazanan futbolcu kardeşlerimin  karşılıklı olarak birbirlerini fazla üzmeden  transfer ayının yaklaştığı şu günlerde hünerlerini sahaya yansıtmak isteyeceklerini; Maçta hakemlere pek iş düşmeyeceği için, hakem hatalarının en aza indirgeneceğini; Fuat Hocanın da  egosundan kurtularak  sahaya futbol oynamaya can atan “GENÇLERİ ” süreceğini düşünmüştüm ama- üzülerek belirtmem  gerekirse-fena yanılmışım . NEDEN Mİ?.. İşte Nedenleri;  


 


1-       TFF işi iyice hafife alarak maça  alt liglerde bile maç yönetebilecek kapasitede olmayan bir hakemi atamıştı..


2-      İyi niyetinden şüphe etmediğim ama kapasitesinin yetersizliği ilk 10 -15 dakika içinde ortaya çıkan bu hakem kardeşimiz   çaldığı saçma-sapan düdüklerle  maçı  resmen katletti  .


3-      Adanalı futbolcular ve Adana  yedek kulübesi - hiç gereği yokken- maçı germek için her türlü pisliği yaptı( Maçın 3-0 olmasından sonra Adana kulübesinden birilerinin  VİP Tribününe dönüp  alay eder gibi gülmesi  son derece çirkindi)


4-      Teknik sorumlumuz Fuat Çapa,  bir kez daha ”Egosuna yenik düşerek” maça gençlerle çıkma cesareti ( ! ) gösteremedi.


5-      Sahaya çıka on birimiz  bu meslekten ekmek yediklerini unutup   “bitse de gitsek” vurdumduymazlığı ile mücadele ettiler.


        Yazıyı, maçın skoruna  takılı kalmadığım  halde stres içinde bir hafta sonu geçirmeme  neden olan  ve yukarıda  sıraladığım gerekçelerin merkezinde  bulunan kişi ve kurumlara,-( Başta TFF ve Hakem olmak üzere-- atıf yapıp , ( biraz da değiştirerek)   başlığa uygun bir cümle ile bitirelim: YAPTIĞIN İŞE (Mesleğe) SAYGI DUY Kİ,  SAYGI GÖRESİN..*



 



 


 (*)Cümlenin söyleniş biçimi genellikle *Kendine saygı duyulmasını istiyorsan, karşındakine saygı göstermelisin. şeklindedir.


ZORUNLU AÇIKLAMA;  Yukarıdaki yazı sadece Es-Es-Adana maçı baz alınarak yazılmış olup, lig boyunca ( 32 maç) sahada ter döken ve giydikleri formanın hakkını vererek  Es-Es ‘ i  Ligde tutan tüm oyuncularımıza ve teknik ekibimize “Şükranlarımı Sunarım..; (GENİŞ AÇI KÖŞE YAZARI : N M. KÜKRER)


 


 


MOLA…


Değerli Okurlarım,


       Önümüzdeki günlerde tatilimi geçirmek üzere il dışına çıkacağım .Bu nedenle,  lig başlayana kadar   haftalık yazılarıma (Ufukta gözüken  ve uzaktan izlemek zorunda kalacağım ESKİŞEHİRSPOR GENEL KURULU  ile ilgili olanlar hariç)  ara verip, yaz aylarında  Türk sporunun sorunlarına  ilişkin görüş ve düşüncelerimi  arada bir yazacağım. Yeniden  buluşmak dileğiyle.. İZNİNİZLE…