21 Mayıs 2020 Perşembe 1079 Okunma

CİNAYETİ GÖRDÜM…

 


TFF.’ NİN MAÇLARI BAŞLATMA KARARI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ;


CİNAYETİ GÖRDÜM…


           Yazı başlığını, ergenlikten gençliğe geçmeye başladığım 70’ li yılların başında ( 1972 yılıydı galiba) seyrettiğim ve çok etkilendiğim bir filmden esinlenerek attım. Orijinal adı: “Blow Up” (fotoğraf büyütme)” olan film, Ülkemizde “Cinayeti Gördüm” ismiyle oynamıştı. Eskişehir’ de filmi seyrettiğimiz sinema, o dönemin en önemli sanat ve kültür merkezi kabul edilen ve yakın bir tarihte yıkılıp plazaya çevrilen “Kılıçoğlu Sineması” ndan başkası değildi tabi ki!... 


          Yazıya filmle girdik ama konumuz film değil, futbol elbette…Başlığı da (Covid-19) denilen pandemi yüzünden iptal edilip,12 Haziranda başlatılacağı açıklanan futbol maçları ile ilgili attım. Göz göre-göre gelen bir felaketi önceden haber verebilme telaşına düştüm kısacası…


          Konuyu biraz daha pekiştirmek ve yazımızı anlamlı hale getirebilmek için şimdi de, TFF nin lig maçlarına 12 Haziranda başlanması ile ilgili yaptığı açıklamadan bu yana geçen sürece ve  (Covid-19)’un futbol camiası içinde neler yaptığına kısaca bir göz atalım. İşte birkaç örnek;


         -  Süper lig ekiplerinden Kasımpaşa Kulübünün 2 futbolcusunun testi pozitif çıktı.


          - TFF 1.Lig ekibi Erzurumspor’ da 11 kişinin testi Pozitif.


         -  Fenerbahçe kulübünden açıklama: 2 çalışanımızın korona test sonuçları pozitif..


        Aşağıdaki cümleler de Türk futboluna yön veren  T.F.F. nin patronu Nihat Özdemir’ in çıktığı bir televizyon programında söyledikleri(1):


       ” Ligleri Ağustos sonuna kadar mutlaka tamamlayacağız. Bu konuda ısrarcıyız. UEFA üyesiyiz ve oradan kopmamız mümkün değil.”


          VE… Dananın kuyruğunun koptuğu yer…


         TV sunucunun futbol camiasında son günlerde çıkan pozitif testler ve karantina uygulamasının sonuçları ile ilgili sorduğu soruya, TFF patronunun insanın kanını donduran yanıtı:


      “Tabi ki pozitif vakalar olabilir. Onları ayıracağız kalanlarla yola devam edeceğiz..(1)


        Vay anasına sayın seyirciler!...Yahu!. söz konusu olan insan sağlığı…Hatta daha da ötesi: “İNSANLARIN YAŞAM HAKKI”… Benim güzel kardeşim; pazardan elma almıyoruz ki çürük olanlarını ayırıp sağlamlarını sepete koyalım.


        İşin bir başka boyutu ve acı olan yanı, TFF başkanının yaptığı bu açıklamalara futbol camiasından -birkaç cılız sesin dışında-tepkinin gelmemesi… Ortalık sus-pus olmuş; herkes kafasını kuma gömmüş vaziyette; PES DOĞRUSU


       Bu arada sesini yükseltenlerin de hakkını verelim; İşte eski G. Saray yöneticisi Sedat DOĞAN’ ın hukukçu kimliği ile ve  İş Kanunu: 77/1 , Borçlar Kanunu: 417/ 2 maddelerine  atıf yaparak dile getirdiği  görüşleri (2):


       “ İşveren konumundaki kulüpler, ilgili yasa maddeleri gereği  önlem almak zorundadır. Tehlikeyi görmezden gelerek maçları oynatmak hastalanmalara ve ölümlere neden olabilir Bu durumda da TCK /85 ve TCK 89 maddelerince sorumlularına hapis cezası verilmesi söz konusudur.


           


        Yazıya filmle başladık yine filmle bitirelim.  O yıllarda sinemada veya sonradan -DVD-CD - İnternet vb gibi  ortamlarda- seyredenler filmin müthiş final sahnesini mutlaka anımsayacaklardır. 


        Film bir fotoğrafçının, parkta çektiği fotoğrafları banyo ederken tesadüfen bir ayrıntıyı fark etmesiyle başlar. Fotoğraf karelerini büyüttükçe, çalıların arasında yer alan bir silah ve silahı tutan bir el silueti belirir. Film, fotoğrafçının silahı tutan elin meçhul sahibinin peşine düşmesini anlatır. Zira ortada bir cinayet vardır. Nitekim ,ertesi günü cesedi çalıların arasında bulur ama bu kez de yanına fotoğraf makinesini almamıştır. Sonra da ceset ortadan kaybolur. Film, fotoğrafçının cinayeti kanıtlama çabalarıyla devam eder ve o müthiş final sahnesine ulaşır.  Sahne şudur;


         Cinayeti bir türlü kanıtlayamayan fotoğrafçı, bir park kanepesinde oturmakta, az ötedeki tenis sahasında iki kişi, aslında var olmayan top ve raketlerle hayali tenis oynamaktadır. Bir ara oyunculardan biri fotoğrafçıya bakarak, aslında olmayan tenis topunun telleri aşarak onun ayaklarının dibine düştüğünü işaret diliyle anlatır ve geri atmasını ister. Fotoğrafçı ayağa kalkar; bir adım atar ve yere eğilerek aslında olmayan tenis topunu yerden alır ve oyunculara doğru fırlatır. Filmin sonunda da seyredenlere şu soruyu sormak kalır;” Acaba fotoğrafçı hayal görmüş olabilir mi?...”


         Filmin ardından, futbol dünyasındaki gelişmelerle ilgili son bir soruda biz soralım:


          TÜM BU YAŞANANLAR YOKSA HAYAL Mİ  ?”…


  -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------       


(1)     TFF Başkanı Nihat Özdemir’ in, 15.05 2020 günü CNN televizyon kanalında sunucu Hakan Çelik ile yaptığı söyleşi..     


       ( 2)  Sedat  Doğan’  ın , 19.05 2020  tarihli SÖZCÜ GAZETESİ  ne verdiği mülakat.