20 Kasım 2019 Çarşamba 642 Okunma

AK PARTİ VE CHP’Yİ BANA SORSALARDI…

 


Biri bana AK Parti’nin Eskişehir’deki durumunu sorsa…


Lafı uzatmam, dolandırmam, evelemem gevelemem…


Şöyle betimlerim.


Yorgun gibi!


Bıkkın gibi!


Sıkılmış gibi!


Teşkilata emek verenler bir kapı bulsak da yavaştan sıvışsak gibi!


‘Olmuyorsa zorlamayacaksın kardeş’ gibi!


‘Artık gitme zamanı’ der gibi!


Aşk acısı çeken biri gibi!


Aşkı gitmiş de acısı kalmış gibi!


Yas tutar gibi!


O kadar çok konuşmuş ki söz bitmiş gibi!


Konuşmaya takati kalmamış gibi!


Şekeri elinden alınmış çocuk gibi!


Yüksek sesle bağırmak, ağlamak, hıçkırmak istiyor da


“Biz ağır adamız vesselam! Bize ağlamak yakışmaz kardeş!” der gibi…


 


...


CHP’nin Eskişehir’deki durumunu sorsalar…


Lafı uzatmam, evelemem, gevelemem…


Şöyle betimlerim.


Çıkış yolu ararken ışığı görmüş gibi!


Fikir var, düşünce var, hareket var da eylem hala yok gibi!


 ‘Nasıl olacak?” diye sürekli sorgulayan ama cevap alamayan filozof gibi!


‘Tam zamanı, sıra bizde’ der gibi…


Acısını çekmiş, yasını tutmuş da hayatına yeni birisini almış gibi!


‘Yaşadığına dair belirtiler var’ gibi…


Aklı olmaz derken kalbi yasak dinlemeyen aşık gibi…


Depresyondan çıkan ve ilk kez ‘umudu’ hisseden insan gibi…


Yüksek sesle gülmek, kahkaha atmak bir çocuk gibi zıplamak istiyor da…


“Gaza hemen gelme kardeş! Ya tutmazsa” der gibi…