8 Temmuz 2020 Çarşamba 2426 Okunma

KÖTÜ GÜN DOSTU YAZILI MEDYA…


Yerel medya ikiye bölündü.


Yazılı ve internet medyası…


Söylediğim zaman çok kızıyorlar bana…


‘Taktın bu internetçilere!’


Bir ara haber piyasası internetçilerden geçilmiyordu.


Hatta fotoğraf çekebilecek yer bulamıyorduk.


Sıra gelmiyordu onlardan…


Sorsanız kendilerine: ‘Yazılı medya bitti. Artık internet devri… Herkes telefonundan anlık haberlerini okuyup geçiyor. Yazılı medyaya ihtiyaç kalmadı” şeklinde nutuklar da atıyordu.


Ne zamana kadar…


Pandemi sürecine…


Koronavirüsle mücadele başladı, evde karantinaya girildi, ‘Bizim o gazeteciler, hatta bize gazeteciliği öğreten internetçiler bir baktınız teker teker ortadan yok oldu!’


Eeee, işin ucunda sağlık olunca…


Gazetecilik de bir yere kadar…


Konuyu bağlayacak olursam…


Gündemi takip ediyorum.


Elimden geldiğince…


Derdim ‘kendimi’ unutturmamak…


Bizim meslek o konuda nankör, ortadan kaybolduğun an ismin de cismin de silinir…


Yolda selam verenin azalır…


O nedenledir ki bu süreçte meclislerden, eylemlere kadar aktif olarak yer almaya çalıştım.


Çalıştığım zamanlarda da gözlemledim.


Sahada aktif olarak çalışan muhabirler hep yazılı medyada görev alan arkadaşlarımızdı…


Ajansları dahil etmiyorum bu konuya…


Yazılı medya ile internet medyasını karşılaştırıyorum.


İsimlerini bile sayabilirim.


Sayayım mı hatta?


‘Es gruptan Esra, Meltem, Hilal, Mert, Engin, Hakan Abi, Mustafa, Sakarya Gazetesinden Merve, Elif, İstikbal’den Ali Naki abi, Kanal 26’dan Engin.”


Haberlerde, sahalarda gördüğümüz arkadaşlarımız yalnızca bunlar…


Diyorum ya isimlerini bile sayabilirim.


Çünkü sayısı o kadar az…


Demek ki neymiş…


Gazeteciliğe ticaret olarak bakmayan medya yine yazılı medyaymış…


Ne varsa ‘yazılı’ medyada varmış…


Kötü gün dostuymuş yazılı medya…


Yazılı medya ne pandemi ne salgın dinlermiş…


Kendi sağlığını hiçe sayar yine ‘gazetecilik’ yaparmış…


Söyleyeceklerim bu kadar…


Nokta!