28 Ekim 2020 Çarşamba 1773 Okunma

BİR KALP AYNI ANDA İKİ KİŞİYİ SEVER Mİ?


Bir ‘aşk masalı’ yazacaktım bugün sizlere…


İki nedenden dolayı yazamadım.


İlki Stefan Zweıg’ın güzel bir sözünden etkilendim.


“Gününün yirmi dört saati boyunca yaratıcı olan hiçbir sanatçı yoktur; onun yarattığı en büyük ve en kalıcı yapıtlar, yalnızca ve yalnızca ilham perisinin geldiği o pek ender rastlanan anlarda olmuştur.”


Kendime ‘sanatçı’ demek işin ustalarına büyük bir ayıp olacağından, bunu bir ukalalık olarak algılamayın.


 Ben ‘ilham perisi’ kısmına takıldım.


Zorlama bir ‘aşk’ masalının samimiyetten uzak yazılacağına inandığım için ilham perimin gelmesini beklemeye karar verdim.


İkinci bir neden ise herkesin ağzında ‘Sadakatsiz’ dizisinin olması…


Konusu toplumu düşündürdü.


Haliyle beni de…


Bazen popüler kültürde yayınlanan diziler, programlar vs. izleyiciye bir şey katmaz ama kısa da olsa düşündürür ya…


Bunu bile günümüz çağında ‘kıymetli’ buluyorum.


O sebeple birlikte düşünelim istiyorum.


Dışarıdan bakıldığında magazinsel gibi duran ama toplumun genel yapısını sorgulatan bu soruyu:


“Bir kalp aynı anda iki kişiyi sever mi? size de yöneltmek istiyorum.


Diziyi izlemeyenler için öncelikle kısa bir özet geçeyim…


Cansu Dere ve Caner Cindoruk başrolde oynuyor.


‘Sadakatsiz’ aslında 'Doktor Foster' adlı yabancı bir dizinin uyarlaması... 


Adından da anlaşılıyor aslında konusu...


Kadın, her şeyin yolunda gittiğini zannederken bir gün kocasının kıyafetinin üzerinde kendisine ait olmayan saç telleri buluyor ve tabii ki şüpheye düşüyor.


Ve bir bakıyor ki kocası kendisini iş arkadaşının kızıyla 2 yıldır aldatıyor, üstelik kadın hamile…


Buraya kadar her şey normal…


Normal derken bütün dizilerde rastlanan, artık alışılagelmiş bir senaryo…


Anormal olan durum Volkan karakterini canlandıran Caner Cindoruk’un iki kadını aynı anda‘sevdiğini’ iddia etmesi…


Yani sevgili olan kadın bu dizide ‘heyecan’ konumunda değil…


İkisine de aşık bizim gönlü geniş adam…


Dolayısıyla dizinin bu kısmı izleyiciye ilginç geliyor ve bütün kızlarımız, kadınlarımız sohbetlerinde bu soruyu birbirine yöneltiyor: ‘Bir kalp iki kişiyi aynı anda sever mi ya?’


Bana garip gelen nokta bir kişinin aynı anda iki kişiyi seviyor olması ihtimalinden ziyade bu soruyu neden ‘kadınların’ tartışıyor olması…


Burada o iki kişiyi sevme cüretine sahip olacak kişinin direk olarak ‘erkek’ olarak algılanması size de abes gelmedi mi?


Toplumsal yargıların bırakın dizileri bilinçaltımızı bile nasıl yönettiğinin en güzel örneği karşımızda durmuyor mu?


Diziyle ilgili internetten biraz bilgi edinmek istediğimde gelen yorumlara da şöyle bir göz gezdirdim haliyle…


Bir kadın dizi de Volkan’ın sarf ettiği sözleri hatırlatmış:


‘İnsan iki çocuğunu nasıl aynı anda seviyorsa iki kadını da sevebilir!’


Verilen örnek iğreti!


Bu cümleleri bir kadının kuruyor olması ise beni ayrı üzüyor.


Hatta kibar olamayacağım.


Deli ediyor, çıldırtıyor, kafamı duvardan duvara vurasım geliyor.


Neden biliyor musunuz?                 


Senaryoda bir değişikliğe gidilse ve burada kurban rolüne ‘erkek’ sokulsa ve bir kadın halk diliyle iki erkeği aynı anda idare ediyor olsa aynı yorumu yapabilecek cesarette kimler var?


‘Olabilir kardeşim! Aşk bu! Kadının gönlü ikisine birden tutulmuş!’ diyebilecek tek kişi çıkabilir mi?


Asla!


Hatta bırakın böyle bir iddiada bulunabilmeyi ‘kadını’ linç eder bizim toplumumuz…


Sözleriyle idam eder…


Diri diri mezara gömer…


Hatta bu taşlama eylemini yaparken  ‘bir erkeğin iki kadını sevebileceğini’  romantik sözlerle anlatan kadınlarımızdan da yardımcı olan çıkar.


Muhakkak…


Diyeceğim o ki:


‘Sadakatsiz’ dizisiyle birlikte gündeme gelen bir kalbin aynı an da iki kişiyi seviyor olması değildir.


Bir erkeğin aynı anda iki kişiyi seviyor olmasının normalleştirilmesidir.


Hatta bir erkeğin iki kadını sevebilmesi için zemin hazırlanmıştır.


Erkeğe ‘iyi baba’, ‘iyi eş’, ‘iyi sevgili’ rolü kazandırılarak, ‘iyiler’ etrafında normalleştirilmeye çalışılan bu kişinin sempatik ve romantik halleriyle kadınların gönlü cezbedilmeye çalışılmıştır.


Gerçek dünyada başına böyle bir olay gelen ya da gelecek olan kadın için durum normal karşılanıp, erkeğin elinde büyük bir koz olarak duracaktır.


Ve ne yazık ki kadınlarımızdan buna inananlar da olacaktır:


‘Bir kalp iki kişiyi aynı anda sever! O da sevdi!’


Bu dizide…


Ve akabinde gelen tartışmalarda…


Sevginin, aşkın bile ‘cinsiyete’ göre nasıl farklılık gösterdiği kanıtlanmıştır.


Konu aşk bile olsa…


Eşitlik yoktur.


Bu da ortaya çıkış halidir.


Bu arada dizinin bir bölümünde Volkan güya içten, sıcak, sevgi dolu arkadaşına dert yanıyor ya:


Dert yandığı arkadaşı da kadın ya…


Şöyle diyor ona:


“Bir kalp aynı anda iki kişiyi sever. Ama farklı yerden sever… Kimse beni anlamıyor. Yaşamadan bilinmez!’


Konu senaryo bile olsa kadın karşısına dikilip de diyemiyor ya:


“Kendi ağzınla söyledin. Bir kalp iki kişiyi aynı anda farklı yerden seviyorsa demek ki aynı yerde değil duygu… Aynı yerden aynı anda farklı kişilere akamaz saf sevgi…”