18 Kasım 2020 Çarşamba 1945 Okunma

BARLAR SOKAĞINI BOŞVER DE AYIK KAFAYLA SUÇ İŞLENMİYOR MU GERÇEKTEN?


Gündem de ‘Barlar sokağı’ mevzusu…


Sosyal medyadan tepki yağıyor…


Bu kente ikinci bir ‘Barlar sokağı’ istemiyoruz.


Biliyorsunuz Odunpazarı Belediyesi içkili mekânlara ruhsat taleplerini belediye meclis gündemine getirdi.


Getirir getirmez de Eskişehir’de gündem değişti.


Alkollü mekân istemediklerini, alkol kullanmanın suç oranını arttırdığını, sonucunda huzursuzluk, gerginlik istemediklerine dair yorumlar geldi.


Doğrudur…


Huzurun olmadığı bir yerde ‘mutluluktan’ bahsedilemez…


Ama benim kafamı kurcalayan nokta çok farklı oldu.


Barlar Sokağında bugüne kadar yapılan suç listesini tespit edip sosyal medyada paylaşanlar var.


Onların iddiasına göre 2017- 2020 tarihleri arasında Barlar Sokağında yaşanan olaylar şöyle:


‘Kasten adam öldürme 6, kasten adam yaralama 959, kadına cinsel saldırı 61, kavga vb. şikâyetler 16 bin 791…’


Tek elden yayılan bu bilgiler ışık hızıyla dağıldı.


Şimdiye kadar akıllarına bile gelmeyen toplum sorunlarını alkol üzerinden mesajlarla iletmeye başladılar.


Benim canımı acıtan nokta cinayet, taciz, tecavüz, şiddet gibi olayları sadece alkol içildiği zaman suç olarak görmeleri…


Alkol almayan kişilerin hiçbir suça karışmayacakmış algısı yaratmaya çalışmaları…


Ki gazeteciyim, her gün Eskişehir’de yaşanılan asayiş olaylarını duyuyorum, görüyorum, bizzat yazıyorum da…


Ama 9 yıllık meslek hayatımda herhangi bir asayiş olayında bizim o duyar kasan vatandaşların çıkıp da tek kelam ettiğini görmedim.


‘Görmedim, duymadım, bilmiyorum’ duyarsızlığıyla en fazla konuyu çay masasında beş dakika gündeme getiriyorlardır!


Ötesi yoktur!


İçki konusunu siyasallaştırıp ama siyasallaştırmıyor gibi yapıp duyar kasan bu kişilere ‘Tamam haklısınız ama ayıkken işlenen suçlardan da haberiniz var mı sizin? Birde gündeme onları getirin’ diye sordum geçen gün sosyal medyada…


Ama eleştiri adı altında saldırıya, hakarete maruz kaldım.


Yani bir ‘ Vatan hainisin’ demedikleri kaldı!


Bekledim de…


Ucundan, berisinden konuyu oraya kadar getiren de olur dedim.


Neden biliyor musunuz?


Algılar süneli çok oldu…


Kendi savunduklarından hatta neyi savunduklarından bile habersiz bu kişilerin birilerinin talimatı ile körü körüne muhalif bir görüşe eleştiri adı altında her türlü hakareti kendilerine mubah gördüğü bir dönemden geçiyoruz.  


Onlar için senin ne demek istediğinin, ne demeye çalıştığının bir önemi yok çünkü…


Onlar için önemli olan savunduğun görüşün tek akıldan çıkıyor olması…


Bu yazıdan sonra bana oluşacak tepkileri göze alarak, bu yazıyı okumak ve algılamak isteyecekleri şekilde anlayacaklarının da farkındayım.


Ama yine de sosyal medyadan sorduklarımı buradan da yinelemek istiyorum.


Suçu sadece mekânda alkol işleyen kişiler mi çıkarıyormuş?


Sokakta alkol içen kişi hiçbir suça karışmıyor muymuş?


Alkol almayan kişi bu memlekette ya da ülkede hiçbir olaya karışmamış mı?


Bu kentte son üç ayda üç kadın cinayeti gerçekleşti.


İçkili mekanlar suç oranlarını arttırıyor diye alanlara inen yüzlerce kişi göz göre bu memlekette katledilen kadınlar için neden aynı duyarlılığı göstermedi ya da gösteremedi?


Yoksa ‘ayık’ kafayla işlenen olaylar ‘suç’ niteliği taşımıyor mu onlara göre?


Her zaman söylerim, söylemeye de devam edeceğim.


Bir eylem de bulunuyorsan inanarak bulunacaksın.


İnanmadan hatta senin neye inanacağına başkalarının karar verdiği bir ortamda alanlara insen kaç yazar, inmesen kaç yazar?


İnanmadan haykırdığın o sözleri duyan olmaz!


En başta da sen!


Çünkü dış seslere kulaklarını kapamışsın kardeş!


Senin yerine bir başkası duyuyordur!


Eminim!


 


Not:  Yukarı da bahsettiğim zatlar var ya şimdi bu yazıdan bu kadın Eskişehir’e ikinci bir barlar sokağı yapılsın diyor görüşünü çıkardı büyük ihtimal! Ne diyeyim, ne istiyorsa düşünmekte serbest! Biz kimseyi düşüncelerinden dolayı yargılamadık. Güldük ve geçtik...