20 Ocak 2021 Çarşamba 1363 Okunma

BİR GİT İŞİNE KARDEŞİM…


Son zamanlarda yeni bir akım başladı biliyorsunuz.


Senin gibi olmayana, senin gibi düşünmeyene “terörist” yaftası yapıştırılıyor.


Aslına bakarsanız bu kavram ülkemizde artık çok normal bir hal almaya başladıysa da son derece tehlikeli…


Ağır…


Hele ki bu yükü taşımak zorunda bırakılanlar…


Sırf herkes gibi düşünmüyor diye, kendi benimsediği ideolojinin sonuna kadar arkasında duruyor diye, düşüncelerinden dolayı kimseye hesap vermek zorunda olmadığını biliyor ve benimsiyor diye kimse kimseye “terörist” diyemez kardeşim!


Dememeli!


Eleştirmek, muhalefet yapmak, karşı safta bulunmak “terörizm” değildir, değildir, değildir…


Bunu ısrarla söylüyorum.


Üzerine basa basa söylüyorum.


Ve ne için söylüyorum biliyor musunuz?


2019 yılının Eylül aylarında Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesinde birçoğu Eğitim- Sen üyesi olan dört akademisyenin işine hukuka aykırı bir biçimde son verildi.


Bunlardan biri de Dr. Barış Işık…


Akademisyen Barış Işık hakkında “Masonik- Fetöcü- Marksist Cephe” üyeliği iddiası nedeniyle sözleşmesine son verildi ve bir daha yenilenmedi.  


Benim bu iddiada dikkatimi çeken nokta ise…


Bir insan bir yandan “Marksizmi” savunurken bir yandan “FETÖ örgütünü” nasıl savunabiliyor?


Savunabiliyorsa nasıl beceriyor?


Eğer böyle bir genişlik bir akademisyen de mevcut ise bu insana terörist yaftası değil…


Böyle absürt bir durum için tebessüm ederek, “Bir git işine kardeşim” demekten öte bir cümle kuramazsın.


Ciddiye alamazsın çünkü…


Bu konudaki en ciddiye alınacak durum ise nedir biliyor musunuz?


Sırf sol cenahta yer alıyor diye, sistemin birçok uygulamasına eleştiride bulunuyor ve yanında yer almıyor diye, üniversitede yapılan haksız uygulamalara alkış tutmuyor diye kolayca, acımasızca, genel geçer bir şey gibi, sıradanmışçasına ve sonradan da hiç olmamışçasına “terörist” yaftası yemeniz...


Maalesef ki bu ifade ettiklerim…


Şaka değil gerçek!


Hayal değil yaşandı!


Dr. Barış Işık,  durup dururken, hiç beklemediği bir an da, üstelik kendisinin bile haberi yokken “Masonik- Fetöcü- Marksist Cephe” de buluverdi kendisini!


Burada söylenecek çok fazla bir şey yok aslında…


Tek diyeceğim…


Dr. Barış Işık hakkındaki bu iddia bir an önce geri çekilmeli ve görevine derhal iade edilmelidir.


Anadolu Üniversitesi’nin Dr. Barış’ın bilimsel birikimine ihtiyacı vardır.


FATİH ÖZATA GÖRÜNEN YÜZÜYDÜ…


Biliyorsunuz ki ülkemiz koronavirüs salgını ile mücadele ederken son zamanlarda ülkeye getirilen aşı da vatandaş da umut oldu.


Vatandaş haliyle umudunu bu aşıya bağlarken, hükümet yetkilileri de aşı yapımına sağlıkçılardan başlanacağını söyledi.


İyi de söyledi.


Helali hoş olsun derler ya tam olarak bu ifadeyi kullanacağım.


Ama…


AK Parti eski Gençlik Kolları Başkanı ve halen meclis üyeliği yapan Fatih Özata’da sosyal medya hesabından aşıyı yaptırdığını duyunca…


Ortalık karıştı…


Çünkü kendisi avukat olmasına rağmen bu aşıya nasıl ulaştı?


Hastahane avukatıyım demesi işin bahanesi… 


Aslında Fatih Özata durumun sadece gözle görünür yanıydı…


Bizim bilmediğimiz daha kimler o aşıyı yaptırdı, o aşıya ulaştı?


Kim 65 yaş üstü vatandaşın ya da kronik hastanın hakkına girdi?


Biz bunu merak ediyoruz.