27 Ocak 2021 Çarşamba 433 Okunma

UĞURLAR OLSUN…


Liseyi tamamlayıp üniversitede “gazetecilik” bölümünü kazandığım zaman…


Her gazetecilik bölümü okuyan öğrenci gibi benim de hayallerim vardı elbet…


Benim gazetecilikteki idolüm  “Uğur Mumcu“ olmak…


“Uğur Mumcu” gibi olabilmekti…


Tabi üniversite sıralarındayken mesleğe bakış açınızla, mesleğin içerisinde kendinizi bulduğunuz an ki mesleğe bakış açınız birbirinden farklı oluyor.


Hem de epey…


Değişmeyen tek şey ise…


Kalbimin en orta yerinde olan “Uğur Mumcu” sevdasının sabit bir şekilde kalışı oluyor herhalde…  


Elbette bir “Uğur Mumcu” olmak kolay değil…


Onu kelimelerle tarif etmek de ideolojisini aktarabilmek de…


Hele ki onun gibi bir gazeteci olmak…


Öleceğini bile bile yaşamının son zerresine kadar inandıklarının arkasından gitmek her babanın harcı değil!


Evet, Mumcu’nun göğüs kafesinde taşıdığı cesaret duygusunun yüzde onunu belki biz taşıyamayız ama en azından onun savunduklarının arkasından gidebilecek kadar, düşüncelerini destekleyebilecek kadar…


“Uğur Mumcu’yu unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız” diye haykıracak kadar yürekliyiz.


Bu kadarını bari yapabilmeliyiz değil mi?


Bu yıl Çağdaş Gazeteciler Derneği ve Tepebaşı Belediyesi tarafından ortaklaşa 28. düzenlenen “Uğur Mumcu Anma Gecesini” yine onurla gerçekleştirdik.


Bu yıl anma töreni pandemiye takılsa da az kişiyle de olsa mumlarımızı yakarak, karanfillerimizi bırakarak…


O hüzünlü şarkıyı hep birlikte seslendirdik:


“ Bir pazar sabahıydı, Ankara kar altında
Zemheri ayazıydı, yaz güneşi koynunda
Ucuz can pazarıydı kalemim düştü kana, kalemim düştü kana
Zalımlar pusudaydı bedenim paramparça
Ucuz can pazarıydı kalemim düştü kana, kalemim düştü kana


Uğurlar olsun, uğurlar olsun
Hüzünlü bulutlar yoldaşın olsun
Bir keskin kalem, bir kırık gözlük
Yürekli yiğitlere hatıran olsun…”


ADI ÖZGE…


Ödül töreninin başlangıcını kızı “Özge Mumcu” kısa bir konuşma gerçekleştirerek açtı.


Konuşamadı, anlatamadı.


12 yaşında, beklemediği ve en acı bir şekilde kaybettiği babasını ifade etmesine…


Gözyaşları engel oldu.


Gözyaşlarını kalbimin en derin yerinde hissettim.


Ve o an anlamsız bir şekilde gururlandım.


Adım “Özge” olduğu için…


Çünkü…


Özge demek…


Başka demek, yabancı demek…


Ama…


Uğur Mumcu kızına “Özge” dediyse…


Mutlaka başka bir anlamı daha olmalı…


Muhakkak…