19 Ocak 2021 Salı 863 Okunma

Hoş geldin 28inci Yaşım!


Ne kadar hızlı geçiyor zaman. Yaşlanıyorum dediğimde, “ yok artık saçmalama Emine” deyip tepkiler verenler oluyor etrafımda, şaka bir yana ama gerçek şu ki olgunlaşıyorum. Eskiden anlık verdiğim kararların yerini, iki kere düşünmelere bıraktım. Mesela eski sevmelerimden eser yok. Önceden hayatımdan gidenlere çok üzülürdüm.  Ama artık öyle değil. Çok sevdiklerimin hayatımdan çıktıkları oluyor. ‘Gitme’ bile demiyorum artık. Neden diyeyim ki? Eğer benim gibi sevmiş olsalardı gitmezlerdi neticede.


 Kapıları kapatıp yalnızlığımın tadını çıkartıyorum. Bu olgunlaşmak mıydı yoksa artık rahatıma düşkünlük mü bilemedim tabi. Ama sonuç olarak eskisi gibi kendimi üzmenin bana bir şey katmayıp aksine benden sürekli bir şeyler götürdüğünü idrak edebildiğimden beri huzurluyum.


Yaşım 18 iken derlerdi ki, ‘ yaş ilerledikçe seçmeye başlıyorsun’ Bende tabi hep aşk kadını olduğum için ‘ ne seçmesi hadi oradan’ derdim kendimce. Aşık olunca göz pek bir şey görmezmiş ya. O misal, seçeceğimi düşünmezdim. Bu cümleyi kuranların aşkı bulamadıklarını düşünür kendilerini teselli ettiklerine inanırdım. İhtimal bile vermediğim şeyleri yaşıyor oluşum ‘dediklerine geldim’ dedirtti bana sanırım.


Eskiden aşık olduğumda gözleri görmeyen ben, şimdi karakteriyle sorguluyorum. Ne kadar güven veriyor ona bakıyorum. Çünkü bu güne kadar yaşadıklarım ya da çevremde gördüklerim daima sadakati sorgulattı. Sadakatiyle alakalı bir sorun varsa, hemen bırakıyor önüme bakıyorum. Çünkü bir gün yolda kalacağımı artık çok iyi biliyorum.


Eskisi gibi aşktan gözü kör olacak kadar cahil değilim. Çünkü duygularımı kontrol edebilmeye başladım. Hiç kimseyi zaafım yapmıyorum artık ve tamamen şeffaflaşmıyorum güvenmeden. Size bir sır vereyim mi? Eğer duygularınızı kontrol etmeye başlıyorsanız tüm dünyayı yönetebilirsiniz bana kalırsa. Bunu nasıl yapacağım diye sormayın çünkü bunun bir tarifi yok. 40 yaşına gelmiş hala kendini kontrol edemeyen bir sürü insan var. Hala ne istediğini bilmeyen birçok kişi. Bu yüzden önce ne istediğinizi sorgulayın.


Ve inanın bana, hayat ne istediğini bildiğin zaman çok daha keyifli..


Büyümek 18 li yaşlarımda kendini bir şey sanmaktı. Şimdi büyümenin tanımı kaliteli yaşamak benim için. Büyüdüğünüz zaman kalabalık çevre gidiyor, hatta gittikçe azalıyor ve yalnızca sizi gerçekten sevenler kalıyormuş.


Bu yaşımda bunu daha iyi anladım. Kuru kalabalığım gitti. Az ve öz insanla kaliteli bir yaşam sürdüğümü söyleyebilirim. Entrikadan ve kaostan olabildiğince uzak, tamamen kendi halimde.. Sevdiklerimle ve beni sevenlerle dolu dolu hayatı paylaşmak benimkisi.


16 Ocak benim doğum günüm.


Ve bu yaş günümde mumları üflerken yalnızca bir şey diledim.


Dilekler söylenmezmiş. O yüzden büyüsü bozulmasın.


Ama eğer hayat gerçekten istediğim şeyi bana verirse, bir gün onu da köşeme taşıyacağımdan emin olabilirsiniz.


Sevgilerle…