23 Şubat 2021 Salı 1060 Okunma

KIRMIZI RUJUN MESAJI

 “Yıkılmadık ve çok güçlüyüz” İşte kırmızı rujumuzun altında yatan mesaj. Bazı zamanlarda işe gitmeden önce makyajın en son aşaması ruju sürmeye gelince hiç tereddütsüz kırmızı rujuma sarıldığımı görüyorum. Peki, neden kırmızı ruj sürme ihtiyacı duyuyordum? Açıkçası düşünmeye başladım. Çünkü her zaman kırmızıyı tercih etmiyordum. Rengi çok seviyorum ama bazı günlerde çok abartılı bulduğum da bir gerçek.
Eskişehir’in başarılı tasarımcısı ve benim çok sevdiğim arkadaşım Ülkü Elma’nın bir paylaşımından esinlendiğimi söylemek isterim. Kıpkırmızı bluz ve bol paça pantolonuyla, yani kendi tasarladığı ürünüyle çekindiği fotoğrafın altına şu notu düşmüş: “Bir yerde okumuştum, kırmızı ruju sürünce her şey geçiyor. Valla geçti” demiş. Ülkü çok haklı bu konuda.  Sahiden de hissi öyle. Her şey bir anda geçiyor gidiyor sanki.
“Neden kırmızı ruj sürmek istiyorduk?”
Kırmızı ruj, gücü ve özgüveni simgeliyor. Sanki içimizdeki mutsuzlukları, güçsüzlükleri kapatıp yepyeni bir kişi çıkartıyor gibi. Ben iki farklı ruh halinde sürüyordum kırmızı ruju. Birincisi, kendimi mutsuz, yorgun, güçsüz hissettiğim zamanlarda. İkincisi, kendimi her şeyle başa çıkacak kadar güçlü hissettiğimde.
 İki ruh hali birbirine fazlasıyla zıt olsa da ortak noktası belli işte; güç!
Ya güçsüzlüğümü kırmızı rujumu sürerek kapatıyorum ya da kendimi çok güçlü hissettiğimde güç bayrağı sallar gibi boyuyordum dudaklarımı. Peki, bugün için kırmızı ruj sürme isteğim hangi ruh halimi yansıtıyordu? Onun da cevabı içimde saklıydı bile. Kırgın, yorgun ve mutsuz hissettiğimi biliyordum. Hem hiçbir şeyle uğraşamayacak kadar yorgun hem de ‘yıkılmadım’ diyecek kadar güçlü bir ruh halindeydim. Bu yüzden kırmızının gücüne saklanacaktım yine. Hiç üzülmemiş, hiç ağlamamış, yine dimdik ayakta duran ben olacaktım, yüzümdeki en sahici gülümsememle…
Kadınların en güzel ve en büyük savaş boyaları işte. En azından biz kırgınlığımızı, güçsüzlüğümüzü savaş boyalarımızla kamufle edebiliyoruz, erkekler ne yapsın?