21 Ekim 2017 Cumartesi, 06:17

Şehitlerimizin aslanları annelere emanet

1104

Hayat arkadaşları vatan için görevleri başındayken şehit olan anneler, eşlerinden geriye kalan 'en büyük miras' olarak nitelendirdikleri çocuklarına hem annelik hem de babalık yaparak gözleri gibi bakıyor.
Vefakar şehit eşleri, hayat arkadaşlarından geriye kalan evlatlarına babalarının yokluğunu hissettirmemek için ellerinden geleni yapıyor. Kimi zaman annelik vazifesini kimi zaman da babalık vazifelerini yerine getiren anneler evlatlarını eşlerinin en güzel hatırası olarak koruyup kolluyor. Vefakar anneler yaşadıkları tüm zorluklara rağmen evlatlarına şehit babalarının yokluğunu hissettirmemeye çalışıyor.

"O 10 yılı çok zor geçirdik"
Hudut Karakolunda görev yaparken şehit olan Piyade Uzman Çavuş Ramazan Belce’nin eşi Destegül Belce, eşinin ailesine ve evladına çok düşkün olduğunu belirtti. Belce, "Eşim 2007’de şehit oldu. Oğlumla birlikte yaşıyoruz. Eşim karakola giderken araç kazası geçiriyor. Orada şehit oldu. Hudut Karakolunda görev yapıyordu eşim. Van’da töreni yapıldı. Burada töreni yapıldı. Kanlıpınar Şehitliğinde yatıyor şimdi. Çok zor yani. Hele hele erkek çocuğu büyütmek gerçekten çok zor. Onun ihtiyaçlarını, maddi değil de manevi olarak ona yetmek o kadar zor ki. Ama şükür evladım öyle hırçın bir çocuk olmadı. Şükürler olsun. Beni çok zorlamadı ama gerçekten o 10 yılı çok zor geçirdik. Van’da Hudut Karakoluna ilk gittiğini anlatıyor arkadaşları. Hepimiz yatmaya hazırlanıyoruz dedi. O da çıkardı. Başına Fatih’in fotoğrafını koydu. Uzun uzun ona baktı. Ondan sonra yattı dedi. Çok düşkündü. Çok zor yavrum" ifadelerini kullandı.

"Şehitlikte yatıyor ama şehit maaşı, şehit imkanları verilmedi"
Belce, eşinin şehit olduğunu, onun için Van’da ve Eskişehir’de törenler düzenlendiğini belirtti. Eşinin şehadet belgesi olmasına rağmen şehit ailelerine sunulan imkanlardan faydalanamadıklarını dile getiren Belce, "Eşim şehit oldu. Burada şehitlikte yatıyor. Ama şehit maaşı, şehit imkanları verilmedi. Hem üzüntümüz çok ağır. Hem bir de maddi sıkıntılarımız çok yıpratıyor bizi. Çocuk bakıyorum. Fatih’in okuluna destek olurum, eve katkım olur diye. Oğlumun bugün doğum günü. En büyük anneler günü hediyesi o benim için. O beni mutlu eden tek varlık hayatta. En büyük destekçim Fatih benim. Bir çocuk gibi değil de, büyük yetişkin bir insan gibi. Her zaman için benim oğlum. Onu çok seviyorum. Babasından kalan tek hatıra o bana" şeklinde konuştu.

"Annemi, hem annem hem babam olduğu için onu çok seviyorum"
Annesine olan sevgisini kelimelere sığdıramayacağını ifade eden şehit Ramazan-Destegül Belce çiftinin dünyaya getirdikleri oğulları Fatih Belce, "Annem olmasa ben hiçtim. Annemin bana çok büyük desteği oldu. Yeri geldiğinde annem bana babalık yaptı. Her şey için ona çok teşekkür ediyorum. Onu çok seviyorum. Çok yardımcı oldu. Yoksa ben kendimi toparlayamazdım. Zaten okula başladığım yıllarda da kendime gelmem zor oldu. O zamanda desteklerde bulundu. O zamanda yardımı çok oldu. Anneme, hem annem hem babam olduğu için onu çok seviyorum. Anneler Günü'nü de kutluyorum" dedi.

"Hem anne olmak, hem baba olmak çok zor"
Şehit eşi olan Zeynep Dağ ise kocasının 14 Nisan 2005’te Şırnak Bestler Dereler Operasyonunda şehit olduğunu söyledi. Aradan 12 yılın geçtiğini belirten Dağ, eşinin ilk şehadet haberini aldığında inanamadığını dile getirdi. Dağ, "Çünkü 5 günlük bir göreve gitmişlerdi. 5’inci günü gelmesini beklerken şehit olduğu haberi geldi. Kendisini görmediğim için inanamadım. Bunun bir şaka olduğunu düşündüm. 2 gün boyunca da bekledim bana, hayır biz size şaka yaptık diyecekler diye. Ama sonra, tabi ki de gerçekti. Zor tabi ki de. Hem anne olmak, hem baba olmak çok zor. Çoğu zorlukları tek başına üstesinden gelmek zorunda kalıyorsunuz. Dışarıdaki, çevredeki yakın akrabalar olsun, eş dost olsun tabi ki yanında olmaya gayret gösteriyor ama herkes kapısını kapatıp girdiğinde, sen tek başına kalıyorsun. Dolayısı ile zor. Özellikle de şu an bir delikanlı olduğu için daha da zor süreçler geçiriyoruz. Ama yine de çok şükür. İyi ki bir evladım var, diyorum. O benim en büyük destekçim" diyerek evladına olan sevgisini ifade etti.

"Şerefsiz vatan hainleri"
Şehitlerin kanlarını döken teröristlere "Onlar bir vatan haini. Onlar bir tabiri caiz ise, şerefsiz vatan hainleri. Ama hiçbir zaman bu ülkeyi de bölemeyecekler. Bizi de yıldıramayacaklar. Biz bir ölür, bin diriliriz" diyen Dağ, bu vatanın evlatlarının birlik ve beraberlik içerisinde vatan hainlerine karşı mücadele edebileceğini belirtti. Dağ, "O benim eşimden sonraki hayat arkadaşım. O benim can yoldaşım. O benim her şeyim. Önce Allah’ın emaneti, sonra eşimin bana olan emaneti. Ülkenin feraha kavuşturulmasını istiyorum. Artık şehit haberleri duymak istemiyorum. Çünkü biz her şehit haberi aldığımızda tekrardan 12 sene öncesine dönüyoruz. Tekrar eskiye dönüyoruz. Tekrar aynı acılarımız bizle tazeleniyor. Artık şehit haberi almak istemiyorum. Tüm annelerin Anneler Günü'nü kutluyorum. Anneler çok kutsaldır. Benim kendi annem 20 yıl önce rahmetli oldu. Rahmetli annelere de Allah’tan rahmet diliyorum. Sağ olanlarında ellerinden öpüyorum" ifadelerini kaydetti.

"Annem yanımda olduğu için babamın yokluğunu hissetmedim"
Anne Zeynep Dağ’ın 'eşimden bana kalan en büyük, en güzel miras' diye tabir ettiği evlatları Şamil Sıtkı Dağ ise "Anneme çok teşekkür ediyorum. Beni bu yaşıma kadar büyüttü. Ondan sonra okuluma gönderdi. Hiçbir şeyim eksik olmadı benim. Bana baktı. Yapamayacağım, edemeyeceğim demedi. Çok çaba sarf etti. Ama zaten annem yanımda olduğu için babamın yokluğunu hissetmedim. Babam olmasa da en azından annem yardım ediyor. Annemi çok seviyorum. Annem olmasa ne yapardım, bilmiyorum. O bir melek" dedi. 




Toplam Kayıt: 285 [285 - 279] arası   
Sayfa: [ 1 ] [ 2 ] [ 3 ] [ 4 ] [ 5 ] [ 6 ] [ 7 ] [ 8 ] [ 9 ] [ 10 ] [ 11 ] [ 12 ] [ 13 ] [ 14 ] [ 15 ] [ 16 ] [ 17 ] [ 18 ] [ 19 ] [ 20 ] [ 21 ] [ 22 ] [ 23 ] [ 24 ] [ 25 ] [ 26 ] [ 27 ] [ 28 ] [ 29 ] [ 30 ] [ 31 ] [ 32 ] [ 33 ] [ 34 ] [ 35 ] [ 36 ] [ 37 ] [ 38 ] [ 39 ] [ 40 ] [ 41 ] [ 42 ] [ 43 ] [ 44 ] [ 45 ] [ 46 ] [ 47 ] [ 48 ] Sonraki Sayfa>>