19 gün

Abone Ol

20 Ocak 1950’de yayın hayatına başlayan ve 76 yıldır Eskişehir’in sesi olan, şehrimizin en köklü gazetelerinden biri olarak yayın hayatını sürdüren İstikbal Gazetesi’nden herkese merhaba. Aralık ayından bu yana görüşmelerimizi sürdürdüğümüz İstikbal Gazetesi ile şubat ayında yollarımız birleşti ve 1 Mart itibariyle birlikte yol yürüme kararı aldık. Bu yolu 76 yılın verdiği köklü birikimden aldığımız güçle ve İstikbal’in hem tecrübeli hem de genç ekibiyle birlikte Eskişehir’i ve haberciliği daha da ileriye taşımak adına yürüyeceğiz.

Yazının başlığından da belirttiğim üzere şubat ayında 19 günlük bir dinlenme sürecim oldu. Peki bu dinlenme sürecinde neler yaptım? Georgi Gospodinov’un Bahçıvan ve Ölüm kitabını okudum. Kitapta geçen, “Babamın ebedi armağanı budur – meyve ağaçları ve asmalar. Ve bu armağan hiç tükenmez, çünkü her yıl kendini yeniler” cümlesinin altını kalın kalın çizdim. Hangimiz bizden sonrakilere hiç tükenmeyecek armağan bırakabiliriz bilmiyorum ama bunun üzerine düşünmek gerekiyor. Bu şehre, dünyaya, kendimizden sonrakilere bırakmak istediğimiz şeyin üzerine kafa yormak…

Hemen arkasından Zülfü Livaneli’nin Balıkçı ve Oğlu kitabını bitirdim. Kitapta bazen balıkların dahi insanları anladığı ama insanların birbirini anlayamadığını, denizlerin, ormanların rant uğruna yok edilişini, kıyıya vuran Afgan bir annenin bebeğini, kısaca insanlığın nasıl can çekiştiğini okuyorsunuz. Sonrasında Şevket Süreyya Aydemir’in Suyu Arayan Adam kitabına başladım ama onu henüz bitiremedim. Okumaya devam ediyorum. Ve kitaplarla beraber biraz İstanbul Adalar’da biraz İzmir’de ailemin yanında vakit geçirerek hem dinlendim hem de yoğun haber akışından uzaklaştım.

Ve bu 19 günlük dinlenme sürecimde beni yalnız bırakmayan, desteğini esirgemeyen onca insandan çok güzel mesajlar ve telefonlar aldım. 11 yıldır gazetecilik yaparken, kendimi her görüşten insana doğru anlatabildiğimi fark ettim. Hatta kendime ilişkin fark edemediğim, göremediğim bazı şeyleri de bu telefonlar sayesinde fark etmiş oldum. Bana stüdyosunu açmak isteyen ve elindeki tüm malzemeleri ücretsiz kullanabileceğimi söyleyen, Youtube kanalı açmam için ısrar eden ve Youtube kanalıma maddi manevi destek olmak hatta sponsor olmak isteyen, “hadi artık ne zaman başlayacaksın” diyerek dinlenme süremi kısaltmamı isteyen farklı farklı görüşten tüm takipçilerime, okuyucularıma, dostlarıma, haber kaynaklarıma, meslektaşlarıma kısaca 19 gün boyunca hem telefondan hem de sosyal medyadan varlığını hissettiren herkese tüm kalbimle teşekkür ediyorum.

Kendime vakit ayırdığım bir 19 günün ardından şimdi İstikbal Gazetesi ile yepyeni bir yola çıkıyoruz. Bu yolu hem Eskişehirlilerle hem de gazetemizin deneyimli ve aynı zamanda genç, dinamik ekibiyle yürüyeceğiz. Özel haberlerimiz, röportajlarımız dışında hazırlıkları bitmek üzere olan stüdyomuzda canlı yayın programlarımız ve özel içeriklerimizle sizlerin karşısında olacağız. Hem sahada hem de İstikbal’in mutfağında habercilik yapmak için çırpınan ekip arkadaşlarımızla Eskişehir’e yakışan, habercilik motivasyonu ile yol yürüyeceğiz.

Beni İstikbal Gazetesi kadrosuna dahil eden İstikbal Gazetesi İmtiyaz Sahibi Şenol Durur’a ve meslek büyüğüm Vedat Celal Alp’e çok teşekkür ederim. Tekrardan herkese merhaba…