Eskişehir Cumhuriyet Güç Birliği Bileşenleri Temsilcileri Adliye önünde bir araya geldi.
Grup üyeleri Kızılay’a tepkili…
Tepkilerinin nedeni Türk Kızılay’nın bir iştiraki olan Kızılay Çadır ve Tekstil A.Ş’nin AHBAP ve Türk Eczacıları Birliği’ne çadır satması…
Kızılay bir devlet kurumu…
Olası afet durumunda el uzatması beklenen ilk kuruluş…
Yardımı uzatırken de karşılık beklemeyecek elbet…
Çünkü amacı o…
Ancak Kızılay’ın yardım dağıtmasını beklerken başta Eskişehir olmak üzere tüm ülkede yardım talep ettiğine, hatta çağrı yaptıklarına şahit olduk.
Yardım çağrısı adı altında “yardımsever” görünerek sevimli gösterilmeye çalışıldı Kızılay…
Yok, efendim neymiş Kızılay’dan dayanışma kart üretilmiş, hem vatandaş hem de esnaf düşünülmüş, yok efendim neymiş yardımlar bir çatı altında toplanmış da depremzedeler ihtiyaçlarını karşılarken kendilerini mağaza da hissediyormuş…
Vatandaşın aklıyla alay etmelerini sineye çektik de şimdi de böylesi olağan üstü bir hal de bölgeye çadırları ilk olarak Kızılay’ın yerleştirmesini beklerken, AHBAP ve Eczacılar Birliği’ne parayla sattıklarını duyduk.
Bizi artık hiçbir şey şaşırtmaz dediğimiz bir vakit bir üstü yaşanıyor.
O halde soruyoruz.
AHBAP ya da bir başka dernek o çadırları parayla satın almamış olsaydı, Kızılay ne yapacaktı?
Göndermeyecek miydi yardım malzemelerini?
Kurmayacak mıydı bölgeye çadır?
Ulaştırmayacak mıydı ihtiyaçları?
Bir hayırsever mutlaka çıkar diye mi düşünüldü?
Bu yapılan insanlık suçudur.
Cumhuriyet Güç Birliği’nin suç duyurusunda bulunması haklı bir tepkidir.
Öte yandan bu tavır suç olduğu kadar vicdansızlıktır.
Şu karşımıza çıkan manzara var ya, hiçbir şey yapmamak bile çok şey yapmaktır bazen dedirtiyor insana…
Çünkü gözyaşının ortasında bile rantı, parayı düşünebiliyorsa bir kurum…
Sözün bittiği yer diyoruz.
Noktayı koyuyoruz.