Boşanma hızının en yüksek olduğu iller İzmir, Antalya ve Denizli olurken, Eskişehir 6’ncı sırada yer aldı. Artan boşanma oranlarını değerlendiren boşanma avukatı Pınar Çelik Arpacı, aile yılı politikasının tek başına çözüm olmayacağını söyledi.
Arpacı, “Aile yılının ilan edilmesi hem kadın cinayetlerini hem de boşanma sayılarını azaltamaz” dedi ve ekledi: “Hani bir laf vardır ‘bal bal demekle ağız tatlanmaz’ diye. Aile yılı ilan edince de boşanmayı ve cinayeti engelleyemezsiniz çünkü bunun dinamikleri farklı. Boşanmaya sebep olan olaylar nelerdir ona bakmak lazım. Kadın cinayetlerinin sebeplerine bakmak lazım. Yukarıdan bir politika geliştirip aşağıdaki şiddeti engelleyemezsiniz.”
“Boşanma kötü bir şey değil”
Boşanmanın başlı başına olumsuz bir durum olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Arpacı, yürümeyen ve şiddet içeren evliliklerin sürdürülmesinin daha büyük sorunlara yol açabileceğini dile getirdi. “Boşanma kötü bir şey değil. Eğer yürümeyen bir evlilik varsa, taraflar mutsuzsa, çocuk bundan örseleniyorsa boşanmak çok da normal bir şey” diyen Arpacı, fiziksel, psikolojik, ekonomik ya da cinsel şiddet içeren evliliklerde boşanmanın tartışmaya açılmasının doğru olmadığını belirtti.
Ekonomik şiddet artıyor
20 yılı aşkın süredir boşanma davalarına baktığını ifade eden Arpacı, fiziksel ve psikolojik şiddetin neredeyse her dosyada bulunduğunu, son yıllarda ise ekonomik şiddetin belirgin şekilde arttığını söyledi. Artan enflasyon ve geçim sıkıntısının ev içindeki gerilimi büyüttüğünü belirten Arpacı, “Ekonomik kriz ve yoksulluk kaynaklı ekonomik şiddete çok rastlamaya başladık” dedi. Düşük ücretler, karşılanamayan çocuk masrafları ve geçim baskısının, özellikle toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle birleştiğinde şiddete dönüştüğünü ifade eden Arpacı, ekonomik temelli boşanmaların arttığını kaydetti.
“Tahammül etmemek kadının güçlenmesi”
Boşanma davalarında dava açma eğiliminin arttığını belirten Arpacı, geçmişte “çocuklar var, devam edelim” anlayışının daha yaygın olduğunu, bugün ise özellikle kadınların tahammül sınırının değiştiğini söyledi. “Bence bu iyi bir şey, kadının güçlendiğini gösteren bir şey” diyen Arpacı, Eskişehir’de boşanma oranlarının yüksek olmasını da kentin modern yapısına, kadınların aile desteğine ve bilgiye erişiminin daha kolay olmasına bağladı. Ancak dava açma masraflarının yüksek olduğuna dikkat çeken Arpacı, ekonomik nedenlerle bazı kadınların boşanma sürecini başlatamadığını da sözlerine ekledi
İstanbul Sözleşmesi hatırlatması
Aile yılını politika olarak geliştirmenin çözüm olmayacağını savunan Arpacı: “İstanbul Sözleşmesi'nden 2021 yılında imza çekildi ve ondan sonraki kadın cinayetlerinin ne kadar fazla olduğunu biliyoruz. O zamandan beri 2 bin 300’e yakın kadın öldürüldü ve bunun içerisinde şüpheli kadın ölümleri yok. 18 Şubat gününde sadece bir günde 6 kadın öldürüldü. Aile yılı ilan etmek yerine elimizde şiddeti engelleyen bir araç var, İstanbul sözleşmesi gibi. Devlet bunu uygularsa, enerjisinin imkanlarını İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamaya verse topluma daha faydalı olacak” dedi.
“Boşanmayı engelleyerek oradaki şiddet devam mı etsin istiyorsunuz?” sözleriyle tartışmayı farklı bir noktaya taşıyan Arpacı, sorunun boşanma değil, şiddet olduğunu vurguladı.