Güncel

“Alpu Ovası madenciliğin kıskacından kurtulacak”

Esence Altın-Gümüş Maden Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi Projesi’nin hukuki boyutunu Doğa ve Yaşam Platformu Avukatı Mert Yedek anlattı. Yedek, “Alpu Ovası nasıl daha önceki termik santral mücadelelerinde korunduysa, altın madenciliğinin kıskacından da kurtarılacak” dedi.

Abone Ol

Alpu ilçesinde bulunan Esence ve Uyuzhamamköyü Mahallelerine yapılmak istenen Esence Altın-Gümüş Maden Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi Projesi ile ilgili hukuku sürece dair Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu Avukatı Mert Yedek değerlendirmelerde bulundu. Yedek, “22 Temmuz'da Alpu’nun Esence Mahallesi’nde bir halkın katılımı toplantısı gerçekleştirilecek. Bu halkın katılımı toplantısı ÇED yönetmeliği gereğince, halkın sürece katılımı ve bilgilendirilmesi adı altında yapılıyor. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü, bakanlık yetkilileri burada şirketle birlikte, projenin halka olan olası etkilerinin anlatılması ve aslında olumsuz etkilenecek halkın da sürece katılımı ve olumsuz etkilerin minimuma indirilmesi için ÇED yönetmeliğince, usulü bir aşamadır. Bu işin böyle olmadığını, biz bütün halkın katılımı toplantılarında görüyoruz. En yakın örneği Alpugut. Alpugut'ta bir halkın katılımı toplantısı yapılmıştı. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü çok açık bir şekilde, halka itiraz eden, tepki gösteren, bu maden projesini Alpugut'ta yapılmasını istemeyen, Sakarya Vadisi yok olmasın, ormanlarımız, mera alanlarımız, tarım arazilerimiz yok olmasın diyen halka, müsterih olun, derenize, rokanıza, maydanozunuza, ağacınıza hiçbir zarar gelmeyecek, suyunuz hiçbir zarar gelmeyecek, Avrupa Birliği standartlarında bir proje olacak, dediği projenin bilirkişi raporu, bütün yönleriyle olumsuz geldi. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü burada şirket tarafından yanlı bir tutum almıştı. Aslında suç duyurusunda da bulunduk. Kamu görevlilerinin soruşturmasına izin verilmedi. Bununla alakalı itirazlarda bulunduk ama itirazlarımız yerinde görülmedi. Uyarılarda bulunuyoruz. Alpu Ovası, Eskişehir için oldukça kıymetli büyük tarım arazilerinin olduğu, bitki çeşitliliği, su kaynakları ve su fakiri olan bir bölge olduğundan dolayı çok ciddi bir tehdit altında” diye konuştu.

“Alpu Ovası yok olmasın”

Proje kapsamında 335 ton kazının yapılacağını aktaran Yedek, ÇED sürecinin sonlandırılması için itirazlarda bulunacaklarını kaydetti. Yedek, “Bu proje 335 milyon ton kazının yapılacağı ve Alpugut'tan da aslında büyük bir proje ve entegre bir projedir. 3. atık barajı yapılmıştı, orada da bir süreç işletmiştik. Hukuki süreci, yerel mahkemede kazanmamızı sevinçle karşılamamıza bile rağmen Danıştay gerekçesiz bir şekilde mevcut yerel mahkeme kararını iptal etmişti. Temel itirazımız şudur. Hiçbir etki değerlendirmesi bulunmayan bir dosyada, sadece şirketin kendi tanıtımını yaptığı bir sürecin paydaşı olmayacağız. Bu durumda biz bu toplantının aslında usulü aşamaların sadece yerine gelmesi dolayısıyla, dostlar alışverişte görünsün diye yapılması dolayısıyla itirazlarımızı orada dile getireceğiz. Usulü itirazlarımızı ve bu toplantının bu aşamalarla olmaması gerektiği, yeniden ÇED sürecinin başlatılması ve revize edilmesi gerektiğine ilişkin avukat olarak gerekli itirazlarda da bulunacağız. Ama daha önceki süreçlerden de biliyoruz ki, bu itirazlarımız kabul görmüyor. ÇED süreci devam ediyor. Şimdi genel formata göre bir ÇED raporu hazırlandı, bakanlıktan özel bir format alınacak, bu özel formata göre ÇED raporu hazırlanacak. H-Hazırlanan ÇED raporunun paydaşları birinin inceleme değerlendirme komisyonu toplantıları yapılacak. Alpugut'ta olduğu gibi İDK toplantıları gerçekleştirecek Bakanlıkta. Oradan ÇED olumlu veya ÇED olumsuz kararı çıkartılacak ama biz yöre halkı olarak buraya dair itirazlarımızla, ÇED sürecinin sonlandırılması, bu toplantının bu aşamasıyla, bu kadar eksik bilgiyle, halkın katılımcılığının sağlanamaması dolayısıyla yok hükmünde olduğuna ilişkin itirazlarımızda bulunacağız. Bütün şehirde de itiraz dilekçelerini toplayacağız. Hukuki sürecin takipçisiyiz. Alpu Ovası nasıl daha önceki termik santral mücadelelerinde korunduysa, altın madenciliğinin kıskacından da kurtarılacak. 22 Temmuz’da Alpu Ovası yok olmasın diye saat 10.00’da Alpu Esence Mahallesi’nde olacağız” dedi.