AŞÛRE GÜNÜ

Abone Ol

Değerli okuyucularım, Hac dönemi münasebetiyle Türkiye'de olamadığımdan yazılarıma birkaç hafta ara vermek zorunda kaldım. İstikbal ve sizlerle tekrar buluştuğum için mutluyum.
Yarın (19 Ocak Cumartesi) Muharrem ayının onuncu günü, Aşûre günüdür. Kelimenin aslı şûrâ'dır. Dilimize Aşûre şeklinde yerleşmiştir. "Onuncu" manasına gelir. Bu gün, hem Muharrem ayının onuncu günü, hem de bu ümmete verilen on ikramın onuncusudur. On ikram şunlardır: Recep, Şaban, Ramazan ayları, Kadir gecesi, Ramazan Bayramı günü, Zilhccenin ilk on günü, Arefe günü, Kurban Bayramı günü, Cuma günü ve Aşûre günü. Rabbimiz bu ay, gün ve gecelerde kendisine ibadet edip af dileyen kullarının kurtulacaklarını bildirmiş, bu vakitleri Ümmet-i Muhammed'in günahlarına keffaret, hatalarını temizleyici kılmak suretiyle onlara ikramda bulunmuştur.
AŞÛRE'NİN MENŞEİ
1-Hazreti Musa ve kavminin, Fir'avn'ın zulmünden kurtulduğu ve Yahudilerin oruç tutmakla mükellef olduğu bir gündür. Bu, müsteşriklerin görüşüdür.
2-Hazreti Nuh'tan itibaren bütün Sâmî dinlerde mevcut olan ve cahiliyye devri Arapları arasında da Hz. İbrahim'den beri önemli görülüp oruç tutulan bir gündür. Bu görüş, Hz. Ayşe ile Abdullah bin Ömer'in rivayetlerine dayanır.
Ayşe Radıyallahü Anhâ'nın rivayeti şöyledir: Aşûra, Kureyş'in cahiliyye devrinde oruç tuttuğu bir gündü. Rasülüllah da buna riayet ediyordu. Medine'ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretmişti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Aşûre gününde oruç tutmayı bırakmış, bundan sonra aşûre orucu (dokuzuncu veya on birinci günü ile beraber) sünnet-i müekkede olarak baki kalmıştır.
Tarihte birçok önemli hadise Aşûre günü meydana gelmiştir. İşte bunlardan bazıları: 1-Yerlerin, göklerin, yıldızların, yeryüzündeki dağ ve denizlerin, Arş, Kürsi, Levh ve Kalemin yaratılması, 2-Yeryüzüne gökten yağmurun ilk defa yağması, 3-Hz. Adem'in yaratılması, Cennete konulması, dünyaya indirilince tevbesinin kabul edilmasi, 4- İdris Aleyhisselâmın göğe kaldırılması. 5-Nuh Aleyhisselâmın gemisinin Cûdî dağı üzerinde karaya oturması, 6-İbrahim Aleyhisselâmın doğumu, Allah tarafından halil (dost) edinilmesi, Nemrud'un ateşinden kurtularak atıldığı yerin güllük gülistanlık olması, 7- Yunus Aleyhisselâmın balığın karnından kurtulması, 8-Yakup Aleyhisselâmın gözlerinin açılıp görmesi ve oğlu Yusuf Aleyhisselâm'a kavuşması, 9-Yusuf Aleyhisselâmın atıldığı kuyudan kurtulması, 10- Eyyûb Aleyhisselâmın hastalıktan şifa bulması, 11-Musa Aleyhisselâmın, Firavun'un şerrinden kurtulup Kızıldeniz'den yol açılarak geçmesi ve Firavun'un, askerleriyle beraber aynı yerde boğulması, 12-Davud Aleyhisselâm'ın tevbesinin kabulü, 13-Süleyman Aleyhisselâm'a bütün dünya saltanatının verilmesi, (Dünyaya ikisi müslüman, ikisi kafir olmak üzere dört kişi hakim olmuştur. Müslümanlar, Zülkarneyn ve Süleyman Aleyhisselâmlardır. Kafirler ise Nemrut ve Buhtunnasr'dır. Beşinci olarak da âhir zamanda Hz. Mehdi hakim olacaktır.) 14 İsa Aleyhisselâmın doğumu ve göğe kaldırılması, 15-Peygamberimizin, Mekke'li müşriklerin şerrinden kurtulup Medine'ye hicret etmesi, (Peygamberimiz Rebiül-evvel ayında hicret etmiştir, ama hicret kararı Muharrem ayındadır.) 16-Hz. Hüseyin'in Kerbelâ'da şehit edilmesi. 17-Kıyametin kopması da Cuma gününe rastlayan bir aşûre günü olacaktır.
AŞÛRE GÜNÜ VE GECESİNDE İBADET
Aşûre günü, bu mühim hadiselerin yıldönümü olması itibarıyla çok kıymetli bir gün olduğu gibi, gecesi de çok mübarek bir gece olduğundan, bu gece ve gündüzde yapılan ibadetler Allah katında çok kıymetlidir. Aşûre gecesi, aşûre gününden önceki gecedir.
Muharrem'in 9. ve 10. günlerinde oruç tutmak sünnet olduğundan ihmal etmemelidir. 9. gün tutulmamışsa, mekruhtan kurtulmak için 10. ile beraber 11. günü de tutmalıdır. Peygamberimizin amcası Hz. Abbas (r.a.) buyuruyor ki: "Ben Resulüllah'ın (s.a.v) Ramazan ayı ve aşûre gününden başka hiçbir günün orucunu diğerine üstün tutarak araştırdığını görmedim." Yine Aşûre günü tutulan oruç hakkında şu hadis-i şerifteki peygamberî müjdeyi unutmamak icap eder. "Aşûre gününün orucu bir önceki sene işlenen günahları da örter." Hadis-i Şeriflerde buyuruluyor ki: "Aşûre gecesini ihya eden (ibadet eden) ve gündüzünde de oruçlu olan kimse, ölüm acısını anlamadan vefat eder." "Aşûre gecesini ihya edeni, Allah (C.C.) kıyamette kendi istediği şekilde diriltir." Peygamberimiz bir gün öğleye doğru buyurdu ki: "Herkese duyurun! Kim bugün bir şey yemişse, akşama kadar yemesin, oruçlu gibi dursun. Bir şey yemeyen de oruç tutsun. Çünkü bugün Aşûre günüdür."
Muharrem'in 9. ve 10. geceleri mümkünse birer tesbih namazı kılmalıdır. Yine bu gecelerde teheccüd vaktinde Allah rızası için 4 rekat namaz kılınır. Muharrem ayı içerisinde mümkün olduğu kadar fazla istiğfar etmelidir.
AŞURE GÜNÜ NELER YAPILIR?
1) O gün, eve ufak-tefek erzak alınırsa, bir sene boyunca o evde bereket olur. Bu husus Hadis-i Şerif ile bildirilmiştir: "Aşûre günü aile efradının nafakasını geniş tutanın, bütün sene nafakası geniş olur." Büyük velilerde Süfyân-ı Sevrî: "Biz bu hali 50 yıldır tecrübe ediyoruz. Kolay ve rahat geçimden başka bir şey görmedik" demiştir.
2) En az 10 müslümana birer selam veya bir müslümana 10 selam verilir. Hadis-i Şerifte şöyle buyuruldu: "Aşûre günü on müslümana selam veren, bütün müslümanlara selam vermiş gibi ecre kavuşur."
3)Fakir-fukara sevindirilir.
4) O gün gusletmek çok faziletlidir. Aşure günü gusledenler, bir sene ufak-tefek hastalık görmezler. Hadis-i Şerifte buyuruldu ki: "Aşûre günü gusleden, günahlardan temizlenir. İki defa gusledenin gözü ağrımaz."
5)Akrabalar ziyaret edilerek sılai rahim yapılır.
6)Zikir meclislerinde bulunulur.
7) Açlar doyurulur, çıplaklar giydirilir ve yetimlerin gönlü alınır.
8) Husamâ namazı kılınabilir.
9) 10 defa şu dua okunur: "Sübhanallahi mil-el mîzân ve müntehel ilmi ve mebleğar-rızâ ve zinetel-arş.)
10) Yine Aşûre gününe mahsus olmak üzere kuşluk vaktinde 2 rekat namaz kılınır. Namazdan sonra 100 defa şu salavat-ı şerife okunur: "Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin ve deme ve Nûhın ve İbrâhîme ve Mûsâ ve Îsâ vemâ beynehüm mine'n-nebiyyîne ve'l-mürselîn. Salevâtü'l-lâhi ve selâmühû aleyhim ecmaîn." (Bu namaz ve yukarıdaki 4 rekat namazın kılınışı "Dua ve İbadetler" kitabında ve Fazilet Takviminin bu günlere tesadüf eden yapraklarında tarif edilmiştir.)
AŞÛRE PİŞİRMEK
Nuh Tufanı akabinde, yeryüzünün yaşanabilir hale gelmesinden sonra, Hz. Nuh (a.s.)'ın gemisindekiler 10 Muharrem yani aşûre günü Allah'ın yardımıyla karaya ayak basmışlardı. O gün bir şükran borcu olarak oruç tuttular. Dışarıda yiyecek bulamayınca gemide arta kalan yiyecek ve içeceklerden ellerinde en son kalanların bir miktarını bir araya getirip Aşûre dediğimiz yiyeceği yaptılar. Yaptığımız aşureler, o günleri hatırlama ve hatırlatma açısından günümüze kadar bir an'ane olarak kalmıştır. Onun için aşûre pişirip konu komşuya verme geleneğimiz de mühim dini hasletlerimizdendir. Onu da devam ettirmemizde fayda vardır.
AŞÛRE, İLAÇ KADAR YARARLI
Türk mutfağının geleneksel tatlısı aşure, kuru meyve katıldığı için vitamin, baklagil ve tahıllar bir arada kullanıldığı için de protein deposu haline geliyor. Uzmanlara göre, her yıl muharrem ayının 10. günü pişirilmeye başlanan aşure, özellikle şeker yerine bal veya pekmez ile tatlandırıldığında adeta bir sağlık iksirine dönüşüyor. Tahıl ve kuru baklagiller kullanıldığı için protein, kuru meyveler kullanıldığı için de vitamin ve mineral deposu olan aşure, bitkisel olduğu için kolesterol de içermiyor. (Basın, 20 Şubat 2005)