‘’Bayram Gelmiş Neyime’’

Abone Ol

Ramazan Bayramı’ndan sonra Kurban Bayramı da geldi.

İlk bayramda ‘’Barış, kardeşlik ve huzura vesile olsun’’ dileklerinde bulunuldu.

İki bayram arasında geçen süre çok uzun değil…

Ama o süreye sığanlar oldukça fazla…

Neler oldu neler… Aralarında dileklerden bir teki bile yok.

Olanların hepsi dilekleri tam tersi…

ABD ve İsrail, İran’a saldırdı.

‘’Kısa sürecek’’ denile savaş haftalarca sürdü.

Şu an ateşkes hali var ama henüz barış sağlanmış değil…

Bu savaştan etkilenmeyen ülke yok.

Tüm ülkeler şu veya bu boyutta etkilendi.

En fazla etkilenenlerden birisi de Türkiye oldu.

Zaten krizde olan ekonomi iyice çıkmaza girdi.

Dünya barış ve huzura yine hasret kaldı.

Türkiye’deki durum da çok farklı değil…

Toplumdaki kutuplaşma iyice derinleşmiş durumda… Giderilmesi yolunda en küçük bir çaba da yok zaten… Kutuplaşmayı gidermesi gerekenler tak aksini yapıyorlar.

Gerginlikte de en küçük bir azalma yok.

Tam aksine alabildiğine tırmanmış durumda…

‘’Hukuki’’ görünümlü siyasi operasyonların ardı arkası kesilmiyor.

İnsanlar, şafak baskınlarıyla evlerinden alınıyor, anında çıkartılan tutuklama kararlarıyla cezaevine gönderiliyor.

İşin kötüsü daha soruşturma aşmasındayken mallarına da el konuluyor.

Ne yazık ki operasyonlar duracağa da benzemiyor.

İnsanlar peşinen ‘’suçlu’’ ilan ediliyorlar.

Ancak ilan eden kim olursa olsun kimseyi inandıramıyor.

Bayram öncesi tüm operasyonları gölgede bırakan bir gelişme yaşandı.

Nerdeyse tüm hukukçuların ‘’çıkmaması gerekir’’ dediği ‘’mutlak butlan’’ kararı çıkıverdi.

Dahası bir de tedbir kararı alındı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve tüm yönetim organları görevden uzaklaştırıldı.

Yerlerine de Kemal Kılıçdaroğlu getirildi.

Herkesin şaşırdığı karara Kemal Kılıçdaroğlu şaşırmış falan değil…

Tam aksine ‘’hazır beklediği’’ bile söylenebilir.

Sıcağı sıcağına yaptıkları bunu gösteriyor.

Zaten karardan hemen önce ‘’geliyorum’’ anlamı taşıyan bir video da yayınlamıştı.

Partinin hesaplarına el koydu, partinin avukatını azletti, parti adına yapılan itirazları bile ‘’yetkileri yok’’ deyip geri çevirdi.

İnanılır gibi değil…

Hele yaptığı bir şey var ki, insan söyleyecek söz bulmakta zorlanıyor.

Ankara Valiliğine başvurarak genel merkez binasının boşaltılmasını istedi.

Onun isteği üzerine genel merkez binası boşaltıldı.

Nasıl boşaltıldığını tüm Dünya gördü…

‘’Polis gücü’’ kullanıldı hem de orantısız güçle…

Binaya biber gazı boca edildi, plastik mermiler yağdırıldı, kapı ve pencereler kırıldı.

İnanılır gibi değil…

Türkiye’nin ötesinde Dünyada bir benzeri yaşanmış değil…

Bu demokrasiye indirilmiş ağır bir darbedir.

Kemal Kılıçdaroğlu, böylesine vicdan sızlatan bir olayın yaratıcısı olarak nasıl genel başkanlık yapacak ki?

CHP binasındaki genel başkanlık makamına oturabilir ama CHP’lilere genel başkanlık yapamaz…

Onun derdi de başka zaten…

Dün de dile getirdik. ‘’Yarım bıraktığı işi tamamlayarak CHP’yi öldürmek’’ itiyor.

Neyse…

İki bayram arasında yaşanan son olay da bu…

Ne kadar olumsuzluk varsa hepsi üst üste eklendi.

Ve Kurban Bayramı geldi… Gelmesine geldi de gerçekten bayram sevinci yaşamak olanaklı mı?

Kesinlikle hayır…

‘’Bayram gelmiş neyime

Kan damlar yüreğime…’’

NOT: Bayram süresince gazetemiz yayınlanmayacak.1 Haziran Pazartesi buluşmak üzere tüm okurlarımızı bayramını kutlar esenlikler dileriz.