Eskişehir Devlet Hastanesi binası ‘’depreme dayanıksız’’ olduğu için yıkıldı.
‘’Yerine yeni hastane yapılacak’’ denildi.
Dahası ‘’yapılacak’’ denilen hastane için yatak sayısı bile verildi.
Verilen sözler karşılıksız çıktı.
Yıkılan binanın yeri yıllardır boş olarak duruyor.
Hastane yapıldığı falan yok.
İşin kötüsü ‘’özelleştirme kapsamına’’ alındı.
Bunun anlamı açık, satılacak…
Hava Hastanesi, kent merkezinde bulunan bir sağlık kurumu…
Tarihi oldukça eski…
Bahçesi de çam ağaçlarıyla kaplı…
O bölgeye nefes aldırıyor.
Sağlık Bakanlığına bağlandıktan sonra ne bakım yapıldı ne onarım…
Yıllardır bakım bekliyor.
Beklenenin tam tersi bir gelişme var.
O da ‘’özelleştirme kapsamına’’ alındı.
Kısacası ‘’satılacaklar’’ listesinde…
Bu kararların kabul edilir bir yanı yok.
Büyük tepki yarattı.
AK Parti temsilcileri çeşitli girişimlerde bulundu.
Sonra da ‘’yanlışlık olmuş’’, ‘’ikisi de satılamayacak’’ ve benzeri türden laflar etti.
Laflar oldukça iddialı ama inanmak kolay değil…
Eskişehir’e karşı ‘’olmaz’’ denilen nice haksızlıklar yapıldı.
Yine yapılabilir.
İşi garantiye almak gerek…
Yapılacak olan da belli…
‘’Özelleştirme kapsamından çıkartıldılar’’ kararının Resmi Gazetede yayınlanması…
Bu konuda en küçük bir gelişme yok.
CHP Milletvekili İbrahim Arslan, olayın takipçisi…
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması için yazılı soru önergesi vermiş.
Bakanlıktan verilen yanıt iyi değil…
‘’Söz konusu taşınmazların Cumhurbaşkanı Kararı ile özelleştirme kapsamına alındığı’’ belirtiliyor.
Yani eski Devlet Hastanesi arazisi ve Hava Hastanesi için alınmış olumlu bir karar yok.
Eski karar geçerli…
Endişelenmemek elde değil…
Endişeleri artıran bir veri daha var.
İbrahim Arslan, Sağlık Bakanlığına da sorular yöneltmiş.
Yöneltilişlerinin üzerine uzunca bir süre geçtiği halde hala yanıt yok.
Bu da ister istemez kuşku yaratıyor.
Ortada belirsizlik var.
Bunu gidermek gerek…
Gerekeni yapacak olanlar da belli…
AK Parti temsilcileri…
O ‘’satılmayacaklar’’ sözünü kimlerden aldılarsa bir daha görüşsünler.
Yine aynı yanıtı alırlarsa da sözle yetinmeyim resmi karar alınmasını sağlasınlar.
Bu yapılmadığı sürece belirsizlik ortadan kalkmaz…
Oluşan endişeler de daha büyür.
Tepkilerin hedefinde de onlar olur.
Bizden söylemesi…